​ E-günlükte fıkra / Gündelik Yaşam / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

15 Temmuz '08

 
Kategori
Gündelik Yaşam
 

E-günlükte fıkra

Dünyanın en yaşlı blog yazarı olarak ünlenen Avustralyalı Olive Riley 108 yaşında öldü. (ntvmsnbc) Demek blog yazarlığı sağlığa yararlı. Baksana adam yüz sekiz yaşına kadar yaşamış. Demek blog yazarı olunca en az yüz yaşına kadar yaşanıyor...

Bu kıyaslama mantığı bana bir fıkrayı hatırlattı.
Adamın biri (lazın biri diye anlatılır) hapse düşmüş. Boş zamanlarında bir pireyi inceliyormuş.
Pireye komut verince zıplamasını öğretmiş ve "zıpla" demiş, pire zıplamış.
Ertesi gün pirenin bir ayağını koparmış ve yine "zıpla" demiş, pire hiç tereddütsüz zıplamış.Bir sonra ki gün pirenin bir ayağını daha koparmış, "zıpla" diye komut vermiş. Pire yine zıplamış.Ardından bir ayağını daha koparıp yine aynı komutu vermiş. "zıpla". Pire yine zıplamış.

Artık araştırmasını sonlandırmak istercesine pirenin kalan son ayağını da koparan adam "zıpla" diye komut vermiş pireye.
Pire'de hiç hareket yok. Bir daha "zıpla" demiş adam, yine pire de çıt yok.
Bir daha, bir daha, bir daha derken, adam pireye kızgın bir tonla seslenmiş: "son kez söylüyorum zıpla" Pire de yine hiç hareket yok.
Hemen kağıdı kalemi alıp yazmaya başlamış. Haftalardır yaptığım araştırmaların sonucudur:

Pireler dört ayakları da koparıldığında sağır oluyorlar....
Merhaba e-günlüğüm; Dükkanın önün de tavla partileri düzenlemeye az kaldı. Hatta mahalleler arası turnuva bile yapılabilir.
Akşamları Boss ile oynarken izleyenler arttı. Dün akşam yaklaşık on kişi izledi ve arada bir alkışladılar. Yakın da ek gelir olacak herhalde. Kapı da bağıracağım: "hadee oyun başlıyoooor, mükemmel kurtarışlar yapan harika köpek buradaaa" sonra medya gelecek ve bir anda şöhret basamaklarını tırmanıp yaz işsizliğinden kurtulacağız... Ne fantazi ama...

Sevgili e-günlüğüm; Bu gün tek hareketlilik kamyon gelmesi oldu. Siparişlerim geldi ve onları boşalttık. Sabah biraz hareket ve öğleden sonra tam durgunluk. Ben de bu arada müşteri ziyaretleri yapıyor, bol bol sohbetler ediyorum. Ayrıca bir dans okulunu Elmar sayesin de (yanımda çalışan balet) abonemiz yaptık. Bu gün ilk iki suyunu aldı. Onlar da boş oturuyor ama sanırım kış ayların da işleri iyi olur. Bir de sebil verdik ve hayırlı olsun dedik. Ayrıca yeni abonelere meyve suyu veriyoruz göz ardı edilmesin lütfen...

Ablam Akçakoca'dan fındıklı helva getirmiş. Harika bir macun yaptım yiyenler parmaksız kaldı. (tarifi bende gizli) Tarifini vermiyorum, çünkü ileri de yemek işi yaparsam özel tatlı olarak sunacağım. Yine şöhret olmayı düşünüyorum.
Değerli e-günlüğüm; gördüğün gibi bir çok şöhret olma planım var ama nedense icraat yok. Oturduğum yer de beni keşfetmelerini bekliyorum... (onlar da beni arıyorlar dı...) Ben onları keşfedecek değilim ya. Aslında keşfettiler ama yanıma yanaşamıyorlar. Elektriğimiz tutmuyor.

Şimdilik, şöhret olmadan uzaklaşayım bu sayfalardan. Sen de yuvana geri dön.
Yarın nasılsa yine yazışacağız. Hoşçakal

Biliyor musun? Albert Einstein dokuz yaşına kadar düzgün konuşamamış... (ondan sonra bir konuşmaya başlamış, şimdi dünyanın en okumuş bilim adamları onun teorileri karşısında konuşamıyor..)
Güzel söz: "Eğer ağaca çıkmak istiyorsanız, yıldızlara çıkmaya niyet edin. Başarırsınız... " Konfiçyus (bu amcaya yorum yapamam)

 
Toplam blog
: 512
: 549
Kayıt tarihi
: 06.02.08
 
 

Bir varmış, bir yokmuş... Sağlık, huzur, mutluluk. Başka hiç bir şeye önem vermem bu hayatta. Bu yüz..