- Kategori
- Teknoloji
E-yaşam ! lütfen özgürlüğümü geri verir misin?

E-özgürlük !!!!
Her teknolojik yenilik bizim hayatımızı kolaylaştıran bir unsur mudur , yoksa özgürlüğümüzü bağlayan zincirleri arttıran bir üretim merkezi midir?
Teknoloji yoğun yaşantımızda daha bir özgür olacağız diye düşünüyoruz ama yanılıyoruz. Teknoloji ve e-yaşamın özgürlüklerimizi elimizden aldığına inanıyorum.
Sanal alemde takip çılgınlığı varmış. İnsanlar tüm ilişkilerini sanalda kurduğu müddetçe, sanalda takip beraberinde otomatikman gelecektir tabiki. Çünkü insanlar o koskoca sanal alemde aslında bir başına ve kendi kendilerine yetemiyorlar. Tüm yaşamları sanal olunca takipler de kaçınılmaz hale geliyor.
Kablosuz telefonla ofiste nereye gitsem beni buluyorlar. Birde patron tembih ediyor 'telefonunu al yanına'. Belki de tuvaletteyim , ama hiç düşünen yok.
Cep telefonları desen hafta başı, hafta sonu, sabah, akşam fark etmez arandın mı bulunacaksın. Müsaitmisin diye soran bile yok. Mesaj gelir, cevaplamassın, 'neden cevap vermiyorsun?'. Allah allah sevmiyorum mesaj yazmayı . On parmak daktilo yazar gibi mesaj yazmak marifet sanki. Yazamıyorum işte. Açar konuşurum gerekirse.
İnternet artık kablosuz, nerede olursan ol maillerine bakacaksın ve çalışacaksın..
Kablosuz iletişim sayesinde mesai saati kavramı ve özel hayatımız kalmadı.
RFID diye bir şey duydum.
Şimdi teknoloji ve sanal dünyayı bu kadar kötülemişken 'google amcaya ve wiki teyzeye' soralım demek de tuhaf olacak ama sordum.
Neymiş? “Radyo Frekanslı Tanıma Sistemi”. Son yılların en çok ümit veren teknolojilerinden birisiymiş. Sistem tasarımlarında insan etkisi olmaksızın bilginin oluşturulması ve toplanması amacını güdüyormuş.
RFID ile ürünler, üretimden dağıtıma kadar, tüm hayat döngüleri boyunca tanınıp takip edilebiliyormuş. Sadece ürün veya nesneler değil, insanlar da bu teknoloji ile tanımlanabiliyormuş.
Nasıl yani? İnsanlar da mı tanınabiliyor ?
Diyelim ki bir iş seyahatine çıktım; kendim için vakit ayırayım diye şöyle 1 saat kaçamak yaptım...bu RFID parçası aracılığı ile şirket nerede olduğumu biliyor, uydudan bana bakıyorlar ve beni tanıyabiliyorlar.
Arkasına da bir mesaj geliyor yine sevgili patronumdan “ Şşşştttt Beran , sen iş yapmaya mı gittin oraya yoksa keyif çatmaya mı? Hımmm...sabahta Milliyet Bloga’a yazı hazırlıyordun seni gördüm”.
Teknolojinin getirdiği özgürlük bu kadar işte...
Sanal özgürlüktür derken; hepimiz birer 'e-yaşam esiri' olduk ama bunu kendimize bile itiraf edemiyoruz.