- Kategori
- Haber
Edalı işveli köylü güzeli...

Türkiye'de artık böyle olaylar yaşanmamalı...
İşte size küçük kızlara taciz ve küçük kızlarla evlenme isteğinin itici noktası...
Hüseyin Üzmez'in 14 yaşındaki küçük bir kıza cinsel istirmarda bulunması ve Halis Toprak'ın 17 yaşındaki bir kızla evlenmesi olayları daha unutulmamışken yeni bir olay karşımıza çıktı...
İzmir'in Çiğli ilçsesinde 14 yaşındaki küçük bir kız, dayısı tarafından 21 yerinden bıçaklanarak öldürülmüş... Sebep neymiş efendim? Sebep yüz kızartıcı... 39 yaşındaki dayısı, bu küçük kıza- yeğenine- aşık olmuş da, küçük kız onun birlikte olma isteğine direnince de onu öldürmüş..
Televizyonların sabah programlarını izleyenler bilirler... Bu programların çoğunda, akraba evliliklerinin açtığı yaralar, akrabası ile evlendirilmek isteyen genç kızların evden kaçışları ve bu kızların kaldıkları güç durumlar işlenir.
Bütün zararları ortaya konmasına rağmen akraba evliliklerinin, hala vazgeçilmez bir evlilik türü olarak sürmesinin bu kadar yaygın olmasını anlamak mümkün değil... Bunun önemli bir nedeni, sosyal yaşamdaki evlilik ve kadın erkek birlikteliklerinin, biraz da "İslam kültürü" nün birden fazla kadınla evliliğe cevaz veren yanıdır. Bazılarınız bana kızacaksınız ve bunun "İslam'la bir ilgisi yok; bu tamamen bir kişisel bozukluktur" diyecekler ama, ben yine de düşüncemin arkasında duruyorum ve diyorum ki; "Çünkü, insan da içinde yaşadığı kültürün bir parçasıdır ve yaşadığı bu kültürden etkilenir"...
Daha küçük birer çocukken akraba çocuklarının birbirleriyle kardeş gibi yaşamaları gerekirken, birbirlerine cinsellik içeren düşüncelerle yaklaşmaları kadar kötü bir şey olamaz.
Yine kimse kusura bakmasın ama, hala, teyze, dayı ve amca kızları ve erkek çocuklarının birbirleri ile evlenmesini hiç ama hiç hoş görmüyorum ve arada "kan bağı" olan bu tür ilişkileri ve evlilikleri, "ensest ilişkiler" içine sokuyorum.
12 Ekim 2009 günü, televizyon kanallarından birinde küçük kızların uğradığı tacizler ya da küüçük kızların evlendirilmesi ile ilgili bir konu işleniyordu... Program sunucusu bayan, yukarıda bloğuma başlık olarak koyduğum türküyü hatırlatarak, türkünün sözlerini eleştirmiş ve türküyü, "sapık bir türkü" olarak nitelemişti...
Türkü'nün sahibi kusura bakmasın ama - umarım türkü anonimdir - ben de aynı düşüncedeyim... Böyle türkü olmaz....
- Henüz girmiş 13-14 yaşına edalı işveli köylü güzeli... Bu sözler, o küçük köylü kızına nasıl bir bakışın ifadesidir acaba?
Bizde bir deyiş vardır, bilirsiniz; "balık baştan kokar" diye...
Birileri çıkar, altı yaşında küçük bir kızı evine kapatır, dokuz yaşına kadar onunla evcilik oyunu oynar; sonra küçük kız dokuz yaşına gelince onunla zifaf yaparsa(mesela dedim....)
Yetmiş yaşını devirmiş bir başkası çıkar, parayı bastırır ve 13 yaşındaki kızla gerdeğe girerse...
Ve birileri de çıkar, yukarıdaki sözleri ve benzerlerini içeren sapık sözleri türkü olarak seslendirirse, küçük kızlarımızın daha kendilerini bilmeden cinsel tacize uğramaları ve kendilerinden 40-50 yaş büyük heriflerle evlendirilmeleri sürüp gider...
İşin en ilginç tarafı da, bu sapkınlıkların hiçbirin, bilim adamlarımız tarafından yeterince konu edilmemesi, toplumumuz ve insanlarımız tarafından yeterince kınanıp karşı gelinmemesidir.
Ya sözüm ona çağdaş yasalarımız bu konuda ne diyor?
Medeni Kanunu'muz, ne çalıyor?
Medeni Kanunu'muz, hala nihavent makamı çalıyor...
Akraba evliliklerine izin veriyor; anne ve babalarının rızası var diye, küçüçük kızların (para karşılığında, hadi "başlık parası" diyelim), ağızlarından salyalar akan babaları ve dedeleri olacak yaştaki heriflerle evlenmelerinde bir sakınca görmüyor.
Önerim : Anne ve babaların onayı da olsa genç kızların, 18 yaşını bitirmeden evlilik yapmaları ve aralarında kan bağı olan akrabaların birbirleriyle evlenmeleri kesinlikle yasaklanmalıdır.... Biraz daha ileri gideyim; evliliklerde evlenecek olanlar arasındaki yaş farkına da sınırlamalar getirilmelidir...
Bu yasaklara uymayanlar da, caydırıcı cezalarla cezalandırılmalıdır....
Ayrıca, küçük bir kızı iğfal edenin, iğfal ettiği bu küçük kızla evlenmeyi kabul etmesi de, verilecek cezanın hafifletici bir nedeni olmamalıdır.
Düşüncelerime katılır ya da katılmazsınız; ama bana göre, sağlıklı ve ahlaklı bir toplum için bu yasaklama kaçınılmazdır.
cdenizkent