15 Haziran '09
- Kategori
- Edebiyat
Edebiyata bakış

Edebiyat, bir gül gibidir. Bazen açar, bazen solar insanların arasında...
Sizce edebiyat nedir? Bir sanat mı? Gösteriş mi? Bence bu saydıklarım farklı şekillerde incelenebilir. Bu insanın edebiyata bakış açısı ile doğrudan alakalıdır. Ayrıca edebiyata duyulan sevgi ve alaka, insanın edebiyata bakışını değiştirebilir. Örneğin; bir çocuk, edebiyatı sadece büyüklerin ilgilendiği önemli ve sanatsal bir değer olarak yorumlayabilir. Fakat bir büyüğümüz buna zıt olarak edebiyata ''genç işi'' deyip geçebilir. İşte tüm bunlar göz önüne alındığında edebiyatın farkı boyutlarda incelendiğini görmekteyiz.
Bu, iyi sonuçlara yol açarken, kötü şeylere de sebep olabilir. İyi sonuçları inceleyecek olursak birbirini tanıyan iki zıt düşünür, birbirini bu yolda körükleyebilir. Mesela bu sayede yetişkin insan edebiyata farklı bakabilir veya çocuk yazı yazmaya başlayabilir. Kötü sonuç ise yazı yazacak kimsenin kalmaması(genel olarak değil)ile sonuçlanabilir.
Edebiyata sevgi kişisel olarak da değişebilir. Biri günlük yazmakla yetinirken, diğeri köşe yazarı olma hevesindedir.
Ama her ne olursa olsun bir insanın edebiyatla ilgilenmesi toplumu ilerletir. Geriliği önler. Herkesin fikrini açıklayabilmesi, sorunların çözümüne kavuşmasını sağlar.
Şu anda yaşadığımız ülkenin ilerlemesini sağlayan her insanın edebiyat ve bağımsızlık düşünceleri ile yoğrulmuş olmaları kanıtlanabilir bir olgu olduğundan, her insanın edebiyatla ilgilenmesi, sevgisi, sevdirmesi hiçbir zaman aleyhimize olmayacağı gibi gelişmemizi sağlayan en muhteşem şeydir.
Sonuç olarak her insanın edebiyatı değerli bir cevher olarak görmesi yaşadığı ülkenin menfaatine olur. Yani demek istediğim şu ki, herkes edebiyata sevgiyle ve umutlu yaklaşmalı.