- Kategori
- Blog
Editörlerimiz uyuyor mu?

Kuş gribi zamanında ben ve beyaz tüylüler
Uyusunlar bakalım. Feryadımıza kulak vermesinler! Bu güzel sitemizde “Domuz katliamı” yapılıyor, editörlerden çıt yok! Başak Hanım bu konuda ne der, pek merak ediyorum doğrusu. Yeri gelince “Hakkınızdaki şikâyetler bini aştı Sayın Culduz” diye uyarılar yapar ama sıra “Domuz katliamını” “fetva” yoluyla teşvik eden üyelere gelince pek sessiz kalır nedense…
Kalsın bakalım!
İşte, yazı hâlâ orada duruyor. Ahmet Secer isimli üye, (Reklamı olmasın diye yazının linkini vermiyorum) hadislere dayanarak topyekûn bir domuz katliamı önermiş. Üstüne üstlük nispet yaparcasına söz konusu yazısını yoruma da kapatmış. Güzel blogumuzdaki “ulusalcıların” dellenmesi de bu yüzden zaten! Ahmet Secer Bey aklı sıra “laikliğimizi” şey edecek! Domuz eti mekruh ya, (ve hatta haram) fırsattan istifade etinden, sütünden ve de tüyünden “milletçe” yararlandığımız(!) bu mübarek hayvanın soyunu kurutacak!
Kurutsun bakalım!
Bunlar hep siyaset şeysi! Ben şimdi tutup da Ahmet Bey’e “Ahmet Bey, Ahmet Bey! İspanyol gribi olduğunda nerelerdeydiniz, niye bütün İspanyolların itlafını önermediniz?” diye çıkışabilirim tabii… Ama o da bana “Culduz Efendi, Culduz Efendi! Kuş gribi canlar alırken milyonlarca kümes hayvanı itlaf edildi, o zaman aklınız neredeydi?” diye sorarsa ne cevap veririm, bilemem tabii.
İşin içinde siyaset var ama ben de ona kalkıp:
“Bizim ülkemizde domuzlar CHP’li, kümes hayvanları ise Ak Partili “ diyemem ki! O da hayvan, öbürü de!
Ama bence bütün suç editörlerde, uyuyup duruyorlar. Suç sadece editörlerde mi? En az 10 tane doktor tanıyorum ben bu sitede… Hepsi de dut yemiş bülbül gibi maşallah! Mavili mavili Hanım neredesiniz? Neredesiniz Zülâl Ayçam Hanım? Sevgili Akdenizli; şiire biraz ara verin lütfen ve olaya el koyun! “Grip, griptir arkadaş, gribe siyaset karıştırmayın” deyin! Editörlerden umudumuzu kestik, bari siz bir şeyler söyleyin. Dursun artık bu katliam!
Gördüğünüz gibi tarafsızlığımı korumada kararlı ve barıştan yanayım. En çok sevdiğim şey ise “paylaşımdır”!
Bir sana, bir ona, bir sana, bir ona, bir sana, bir ona, bir sana, bir…
Bana gelince…
Ben kendi payımdan çoktan vazgeçtim dostlar.
Yeter ki sağlık olsun! Benim payım da sizin olsun!
Sizin olsun!