Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

13 Eylül '08

 
Kategori
Türkiye Ekonomisi
 

Efsanenin sonu mu geldi?

Efsanenin sonu mu geldi?
 

Efsanenin sonu mu geldi?

Yoksa ekonomik krizi yeni, yeni mi hissetmeye başladık?

Gelin Türkiye’nin kalkınma rakamları ile ilgili en son veriler üzerinden bir tahlilde biz yapalım…

Türkiye, TÜİK verilerine göre son 26 çeyrektir (bir çeyrek üç ay) kesintisiz büyüyordu.

Türkiye, bu yılın ikinci çeyreğinden itibaren büyümede sert bir fren yapmış. Nerden çıkardın? Demeyin, veriler bunu böyle gösteriyor. Türkiye yılın ikinci 3 aylık döneminde yüzde 1.9 büyüyebilmiş.

Tarımdaki daralma, imalat sanayi ve inşaat gibi ana sektörlerdeki yavaşlama nedeniyle büyüme beklentilerin gerisinde kalmış.

Bu oran, 2002 ilk çeyreğinden bu yana en düşük seviyede olmuş.

6 aylık büyüme rakamı ise yüzde 4.2 olarak belirlenmiş. Bana göre büyümenin olduğu tartışılır…

TÜRKİYE İstatistik Kurumu (TÜİK), bu yılın ikinci çeyreğine (nisan, mayıs, haziran) ilişkin büyüme hızını yüzde 1.9 olarak açıklamış. Beklentilerden daha düşük gelen bu orana göre, 2008 yılının ikinci üç aylık döneminde, geçen yılın aynı dönemine kıyasla cari fiyatlarla GSYH, yüzde 14.7’lik artışla 240 milyar 867 milyon YTL’ye çıkmış.

Sonuçta 2008 yılının ikinci üç aylık döneminde, geçen yılın aynı dönemine göre "sabit fiyatlarla" gayri safi milli hâsıla yüzde 1.9 artışla, 25 milyar 130 milyon YTL olmuş.

Ancak 1.9’luk rakam, 2002 yılının ilk çeyreğinden bu yana en düşük seviye olmuş.

Böylece tam 26 çeyrektir kesintisiz büyüyen Türkiye ekonomisinin, küresel konjonktürün de etkisiyle sert bir fren yaptığı gözlenmiş. Tarımdaki daralma, imalat sanayi ve inşaat gibi ana sektörlerdeki düşük büyüme hızı nedeniyle büyüme oranı beklentilerin gerisinde kalmış.

İkinci çeyrekte tarım yüzde 3.5 küçülmüş.

TÜİK ilk çeyrekte yüzde 5.6 büyüdüğünü açıkladığı tarım sektöründeki artışı yüzde 2.6’ya revize etmiş.

İkinci çeyrekte imalat sanayi yüzde 2.5, inşaat yüzde 0.9, ticaret yüzde 3.3 büyüme kaydetmiş.

İmalat sanayi yılın ilk çeyreğinde yüzde 7, geçen yılın 2. çeyreğinde yüzde 4.1 büyümüştü.

İnşaat sektörü ise ilk çeyrekte yüzde 3.1, geçen yılın ikinci çeyreğinde ise yüzde 7.3 büyümüştü.

Altı aylık verilere bakıldığında ise 2008 yılının ocak-haziran döneminde, geçen yılın aynı dönemine göre "cari fiyatlarla" gayri safi milli hâsıla yüzde 4.2 artmış.

Öte yandan, TÜİK ilk çeyrek için yüzde 6.6 olarak açıkladığı GSYH büyümesini yüzde 6.7 olarak revize etmiş.

TÜİK, ayrıca 2007 sonu için yüzde 4.5 olarak açıklanan GSYH büyümesini de yüzde 4.6 olarak revize etmişti.

Son bir yıllık dönemde de GSYH’de en düşük büyüme bu yıl ikinci çeyrekte yaşanmış.

Geçen yılın üçüncü çeyreğinde yüzde 3.3, son çeyreğinde yüzde 3.6 olan sabit fiyatlarla GSYH büyüme oranı, bu yılın ilk çeyreğinde ise yüzde 6.7 ile arızi biçimde yüksek çıkmış.

Bu yıl ikinci çeyrekte büyümenin yüzde 1.9’da kalması, son dört çeyrek itibariyle önceki bir yıllık döneme göre ortalama büyüme oranının yüzde 3.8’e düşmesinde etkili olmuş.

Küresel ekonomide yavaşlama ve durgunluk tehdidinin yanı sıra Türkiye ekonomisinin kendi dinamiklerinin de etkisiyle hız kesen büyümede, hükümetin bu yılın tümünde yüzde 4’ün üzerinde büyüme oranının gerçekleşmesi için son iki çeyrekte büyümenin hızlanması için çok verimli çalışması ve siyasi hesapları bir kenara bırakması gerekiyor.

Ancak beklentiler, yılın sonraki iki çeyreğinde benzer yönde olacağı yönünde.

Hem küresel gelişmelere hem de hükümetin reform programının uygulanmasına göre, ancak dördüncü çeyrekten sonra toparlanma bekleniyormuş.

Bu yılın ikinci çeyreğinde sektörel bazda en yüksek büyüme, sabit fiyatlarla yüzde 15.1 ile gayrimenkul, kiralama ve iş faaliyetlerinde yaşanmış.

Tarım sektörünün yüzde 1.5 gerilediği, inşaat sektörünün ancak yüzde 2 büyüdüğü 6 aylık dönemde de, yine en yüksek büyüme yüzde 10.9 ile gayrimenkulde olmuş.

Maliye Bakanlığı 2008 bütçesinin, Temmuz ayında 3 milyar 317 milyon YTL açık, ağustos ayında ise 6 milyar 10 milyon YTL fazla verdiğini açıklamış.

Böylece geçen yıl ocak-ağustos döneminde 8.427 milyar YTL açık veren merkezi yönetim bütçesinin, bu yılın aynı döneminde 4 milyar 610 milyon YTL fazla vermiş.

Geçen yılın ilk 6 ayında 28.552 milyar YTL olan faiz dışı fazla da yüzde 43.3 artarak 40.926 milyar YTL olmuş.(Burada benim anlamadığım bizim iç borçlarımız hala niye artıyor. Bu kadar faiz dışı fazlaya rağmen borç artıyorsa, birileri bizi rakamlarla kandırıyor demektir)

Bütçe gelirlerinin hedeflerin üzerinde gerçekleşmesinde, yapılan yasal değişikliklerle bütçeye aktarılan tek seferlik özelleştirme gelirlerinin katkısı görülmüş.

Yıl sonu için 204 milyar 556 milyon YTL olan merkezi bütçe gelirleri hedefi yüzde 71.8 oranında gerçekleşmiş.

Bunun 115 milyar 450 milyon YTL’si vergi gelirlerinden sağlanmış.

Otomotiv Sanayicileri Derneği (OSD), Haziran ayından bu yana devam eden gerilemenin Ağustos ayında da devam ettiğini ve toplam pazarın % 14, otomobil pazarının % 8.3 oranında azaldığını açıklamış. OSD, verilerine göre:

Hem AB pazarındaki daralmanın olumsuz etkileri hem de fabrikaların tatilde olması nedeniyle ağustosta, üretim ve ihracatta düşüş yaşanmış.

Toplam araç üretimi bir önceki yılın aynı dönemine göre % 12.9, ihracat ise % 8.2 düşmüş.

8 aylık dönemde üretimin arttığı görülse de ağustosta toplam araç üretim % 12.9 otomobil üretimi ise % 9.6 oranında azalmış. İlk 8 ayda toplam üretim % 28.3 artarak 871 bin adet olmuş.

Bu verilerin anlamı, efsanenin sonunun geldiğini gösteriyor! Zaten efsane gibi görünen olay, bir yandan iç ve dış borç artışı, diğer yandan 85 yıllık Cumhuriyetin kazanımlarının, haraç mezat, yandaşlara ve yabancılara satışından kazanılan paranın har vurup harman savrulması neticesinde denizin dibi göründü!

Daha düne kadar uyguladıkları IMF politikalarını kendilerine mal edenler, birkaç aylık IMF yokluğunda hemen bocalayıp, sözde yıkılmaz denilen ekonominin yerlerde süründüğü devletin resmi kurumunun verilerinde açık olarak görülmektedir.

 
Toplam blog
: 3842
: 3093
Kayıt tarihi
: 23.03.08
 
 

Antalya'da 1956 yılında doğdum. Emekliyim, Üniversite mezunuyum. Evliyim, bir oğlum var Mimar. Gü..