- Kategori
- Bebek - Çocuk
Egemen bebek

"Egemen" kelime anlamı olarak üstünlüğü olan, bağımlı olmayan, duruma hakim ve sözünü geçiren demektir. Yani "EGEMENLİK" bir ayrıcalıktır. Asla unutmayacağımız, hatırlamaktan ve hatırlatmaktan mutluluk duyacağımız yegane şeyde; Mustafa Kemal Atatürk'ün söylediği gibi "Egemenlik ulusundur"ve Türk ulusunun tüm bireyleri ayrıcalıklı bir vatanın evlatlarıdır.Bu kez yazıma böyle bir giriş yapmama neden olan konu;hem bu ülkenin evladı olmanın ayrıcalığını unutmak gafletinde bulunarak ruhunu yad ellere teslim etmeye hazır hale gelmiş "bazı beyinler"e bir uyarı, hem de anlamını hiç unutmadığımız Egemen kelimesinin onun varlığında ne anlama geldiğini, adını her anışımızda bize tekrar tekrar hatırlatan mavi gözlü ufaklık "Egemen "bebek.
Kardeşim 9 kasım 2004 yılında doğan bebeğine Egemen koyduğunda başına geleceklerden haberlimiydi bilinmez ama sanki bebeğin kimliğiyle beraber kişiliğide belirlendi. Adının anlamı gibi çevresine hükümdarlık kuran dediğim dedik bir bebek. O dünya tatlısı bebek 9 kasımda 3 yaşına bastı.Biz her ne kadar bebek demeye devam ediyorsakta o bize büyüdüğünü her fırsatta belli etmekte.Bizim içinse durum daha farklı.Onu her gördüğümüz gün bizim doğum günümüz. Hepimiz onunla yeniden varoluyor, yeniden doğuyor kısacası yenileniyoruz.Onun ışıl ışıl mavi gözleri, gülüşü, hepimizi kendine asker etmesi ve yansıttığı mutlulukla yaşam nasılda başkalaşıyor.Sanki yaşamış olduğumuz zor yıllara inat bu çocuk bizi eğitiyor. Bu yüzden bir ebeveyn olarak içimizdeki geçmişten kalan burukluğu onun gülümsemesiyle silmek ister gibiyiz.
Aslında her bebek doğduğu andan itibaren ailesi için mutluluktur.Onun her anını, her davranışını dolu dolu yaşamak, içimize sindirmek, yani farkındalıktır önemli olan. Fakat bizler acımasız yaşam çarkının içinde bir o yana bir bu yana savrulurken canımızdan bir parça olan evladımızı istemeden ihmal eder, o güzellikleri özümüze sindirmeyi"sonra"ya bırakırız. Yıllar yılları kovalar ve beklenen o sonralar bir türlü gelmez.Birde bakmışızki çekip giden yıllar sonrası o minicik bebeklerimiz kocaman bir genç kız yada delikanlı olmuş ailesini " hayallarime, bana ne yaptın" diyen bakışlarla yargılamakta.Bize yönelen o bakışlarla ne yaptığımızın farkına vardığımızda; tüm ruhumuzla ve çaresiz pişmanlıklarımızla bu bebeğin masumluğuna sığınıyoruz.Kendi çocuğumuza vermemiz gereken fakat yaşamın bize oynadığı oyunlar sebebiyle veremediğimiz ilgi, sevgi ve şefkat üçgeninin tam ortasına bu tanrı mucizesini yerleştirdik.İşte bu bebek bize bir başka dünya ufkumuza öğretmen oldu.
İçlerinde yarım kalmış bir şeyler ve ruhlarında doyuma ulşamamış sevginin açlığıyla bizlere;belki kırgın belki kızgın olan çocuklarımızda geleceğin anne baba adayları olarak hayatı ve bizleri anlamaya çalışmakta, bu kısır döngü çemberi içinde kendilerine bir yer bulmaya çalışmaktadırlar.Tüm bunlar biraz günah çıkarmak gibi algılansa da; geçmişteki hayat şartları ve birazda gençliğin verdiği tez canlılıkla hayatımızın en güzel anlarını büyük bir hızla geçiştirdik. Şayet gözlerimizi kapattığımızda"kendi çocuğumuzla ilgili her şeyi hissederek anımsayabiliyor ve dudaklarımızda tatlı bir gülümsemeye yer verebiliyorsak" hayatı zamanında yaşamayı ve olmamız gerektiği gibi olmayı başarabildik demektir.
El birliğiyle mahvettiğimiz ve yaşanmaz hale getirdiğimiz dünya için tüm büyükler adına hepinizden , tüm bebeklerimizden özür diliyorum.Bizler dünyayı böyle çirkin böyle sahte teslim almamıştık ama emanete iyi bakamadık.Keşke zamanı geri döndürmeyi başarabilsek ve size yeniden yaşamayı hakettiğiniz kadar güzel bir dünya bırakabilseydik.
Yinede sizler içinde bulunduğumuz puslu günlerin ardındaki göz alıcı parlaklık olarak bugünlerin aydınlık yarınları olacaksınız.
İyi ki doğdun egemen bebek Dünyaya ve bize geldiğin için önce tanrıya sonra anne ve babana tabi birde sana binlerce teşekkürler. Senin gibi dünyaya merhaba diyen ve gelmek için sırasını bekleyen tüm bebeklere hak ettikleri kadar mutlu ve sevdikleriyle beraber uzun bir yaşam diliyorum.