- Kategori
- Güncel
Egenekon zanlılarını ziyâret, Başbuğ'un işi değil!..

Sayın Başbuğ mu ziyâret ettirdi?!..
Genelkurmay'ın, Ergenekon dâvâsında tutuklu olarak yargılanmakta olan, emekli komutanları; Kocaeli Garnizon Komutanı Korgeneral Galip Mehdi'ye ziyâret ettirtmesi, kamuoyunda garip ve tepki'yle karşılandı.
Yeni Genelkurmay Başkanının, TSK adına yaptırttığı söylenen bu ziyâret, çok mânalar ihtivâ etmekte ve bu, alenen, Ergenekon dâvâsına karşı bir tavır alma görünümü vermektedir. Ergenekon dâvâsı savcılarına, başka bir açıdan; "Bu meseleyi bu kadar kurcalayıp durmayın!.. Bakın, sonra kötü olur haaa!.." şeklinde anlaşıdı hemen, sokaktaki vatandaş tarafından.
Bilmiyorum, bu ziyâret Sayın Başbuğ'un bilgisi dâhilinde midir? Gelen ilk haberlere göre, Kocaeli Garnizon Komutanı Korgeneral Galip Mehdi'nin bu ziyâreti, TSK adına yaptığı yönünde. Yeni Genelkurmay başkanı gelir-gelmez, neden böyle bir hareket yapsın?.. Ben ve sokaktaki vatandaş bunu anlamakta epey zorlanacak gibi gözüküyor.
22 Temmuz 2007 seçimlerinden evvel yapılan, 27 Nisan Genelkurmay açıklamasınında, zamanın Gn. Kur. Başkanı Sayın Büyükanıt'ın bilgisi dâhilinde olduğuna hiç inanmamıştım. Sayın Büyükanıt her ne kadar, bu bildiriye sahip çıkmış gözüktü ise bile, hâlâ bunun, Sayın Büyükanıt'ın bilgisi dâhilinde hazırlandığına inanmıyorum. Bana göre Sayın Büyükanıt; TSK'inin Birlk ve berâberliğini göstermek adına, ''O Bildiri'' ye sâhip çıkma zorunda bırakılmıştır.
Çünkü yayınlanacak olan böyle bir bildirinin, yayınlanmadan evvel; yayınlandıktan sonraki neticelerinin ne olacağını, Târihinde sürü ile darbe ve muhtıra olan bir Ülke' nin, normal bir vatandaşının bile kestirebilme imkânı olduğunu düşünerek, sayın Büyükanıt'ın böyle bir Bildiri'de haberinin olamıyacağını tahmin ediyorum...
Her ne kadar, henüz bir iddia ile de olsa, tutuklu bulunan ve çok ağır suçlamalarla, içerde bulunan iki Paşayı ziyâret etmenin, farklı açılardan düşünüldüğünde ve bakıldığında, göreve geldiğinin daha ilk haftasında; Sayın Başbuğ'un, önceden yapmayı planlıyacağı kadar, bütün risk faktörlerini de göze alarak, ehemmiyet arz eden öncelikli mes'elelerinden biri olduğunu hiç tahmin etmiyorum.
Genelkurmay Başkanı Sayın İlker Başbuğ, bu harekete sâhip çıkmış olsa bile buna inanmam çok zor olacak.
Doğuda oluk oluk kan akmaya devam derken, diğer Erkân-ı Devlet'le kafa kafaya verip; askerî, siyasî ve teknolojik bakımdan bunun önüne geçilmesi için, ''Neler yapılabilir?'' in tartışmasını yaparak, bu terör belâsından kurtulmanın yollarına âit, fikirler ortaya atmanın, bir Genelkurmay Başkanı için daha mühim olacağını düşünüyorum.
Ekonomik, Siyâsî ve Askerî çok derin boyutlarının olduğu, ap-açık belli olan, netâmeli bir dâvânın taraflarından olan, iki şahsiyyeti; sırf eski iki TSK mensubudur diye, ziyâret emek, basit bir iş olmasa gerek. Bu harekette hem Yargı'ya hem Siyâsî İrâde'ye göndermeler olduğu ap-açık meydandadır.
Onun için; ''Yeni Genelkurmay Başkanı'nın, görevi aldığının ilk haftasında, böyle netâmeli bir iş'i, yapacağı şeylerin birinci sırasına alması, ihtimâl dâhilinde bile değildir!..'' diyorum ben...
Değerli yargı mensuplarımızın; şu güzel vatanımızın, karanlıkta kalmış geçmişinin, bir nebze de olsa aydınlanmasını sağlıyacağına inandığım, Ergenekon Dâvasının karartılmasına sebep olabilecek, hangi cenah'tan gelirse gelsin, hiçbir şey'in, etkisinde kalmıyacaklarına inanıyorum.
Bakalım bunun altından daha değişik şeyler çıkar mı?
Dilerim, TSK adına yapıldığı söylenen bu tür hareketler, bu Gûzîde Kurumumuza zarar vermez...
Sağlık ve Muhabbetle...
Bektaş Azizoğlu
03.09.2008, çarşamba
Üsküdar-İSTANBUL