- Kategori
- Eğitim
Eğitim, insanımız ve nüfus

Bir ülkenin eğitim düzeyi ve ya eğitimin kalitesini anlamak için, öncelikle o ülkenin okuma-yazma oranına sonra üniversite mezunu oranına bakılır.
Yaşadığım kent Antalya nüfusu seksen bir il ile karşılaştırıldığında çok fazla olmayan kentsel gelişimini tamamlamış bir ilimiz. Fakat nüfüs idaresine kayıtlı bilgilere göre Antalya il sınırı içinde kalan bölgede okuma yazma bilmeyen , insan sayısı yüz bin ki bu sayı nüfüsa kayıtlı olan kişilerden ulaşılmış bir rakamdır. Bir de kayıtlı olmayanları düşünün, baş döndürücü bir sonuç çıkıyor.
Okuma-yazma oranının oranının düşüklüğü eğitim sistemindeki yanlışlık ve ya eksiklikten kaynaklanmamaktadır.Bunun sorumlusu devlettir. Okulu tanıtmak, eğitim ve öğretimin önemini anlatmak eğitim sisteminin değil DEVLETİN EĞİTİM PROGRAMININ GÖREVİDİR.
İkinci önemli sorunumuzda sınav sistemidir. İlk ve orta öğretim krumlarında olmak üzere iki büyük sınav yapılmaktadır. Bu sistem öğrenciler ve eğitimcilerimizin büyük bir kısmı tarafından eleştiri almaktadır.
Ben daha çok ÖSS den bahsedeceğim. Yetmiş milyon nüfüslu ve bu sayını çoğunun gençlerin oluşturduğu bir ülkedeyiz. Üniversite yerleştirme sınavına giren gençlerin çoğunu 18-20 yaşlarındaki insanlar oluşturuyor. Az önce belirttiğim gibi çoğu genç yetmiş milyon insan arasından ortalam iki milyon genç bu sınava giriyor ve bu rakam her sene artarak devam ediyor. Anlaşılacağa bu sayının ilk beş bini (iki milyonun yanında çok komik bir rakamdır(!)) çok iyi derecekeki fakültelere girebiliyor. Sonraki yüz bin idare edecek kendini meslek sahibi yapabilecek üniversitelere dağılıyor, gerdide kalan bir buçuk milyon yurttaş açıkta kalıyor ya da hava civa bir akademiye yerleşiyor.
Gençler arasında bu kadar soruna ve korkuya neden olan bu sınav bir istismar konusu haline gelmiştir . Çoğu siyasi partinin bile brinci dereceden kuvvetli sloganıdır ''Öss yi kaldıracağım'', hayır kaldıramassınız. iki milyon insanın aynı amaç için yarışa girdiği bir ülkede eleme siteminden başka bir sistem tercih edilemez.
Bir de bu sınav sistemi en büyük eleştiriyi kıyaslamalar sonucun da alıyor. Avrupa'da Amerika'da bu sistem tamamen farklı. İnsanlar ağır bir lise eğitiminden sonra, meslek okullarına ya da üniversitelere yönlendiriliyor. Lisede başarılı olan öğrenciler, bu başarıyı elde etmek çok zordur, ne kadar zor olduğunu ülkemiz de sınıf geçmeyle orada sınıf geçmenin ve konu farklılıklarını birazdan söyleyeceğim. Mezun olduktan sonra başka elemeye mağrus kalmadan eğitimini, meslek yüksek okullarında ve ya üniversitlerde devam etme hakkına sahip oluyor.
Bu sistemi bizim ülkede uygulayamassınız.Havadan not alan öğrenciler en iyi fakültelere doluşacak ve diplomalı aptallar takımı meydana gelecek bu nedenlerden biri. İkincisi Dünya genelinde yapılacak olan eğitim kalitesi sıralamasında Türkiye gelişmiiş ülkeler (ingiltere fransa amerika)arasında yer almaya dahi hak kazanamamış üstüne üstlük 3. Dünya ülkeleri dediğimiz ülkeler arasında da sadece Afganistan, Endonezya, Pakistan ve Malezya'yı geçebilmiştir. İşgal altında olan ırak ve katı dini kurallara göre yönetilen ve evrimden, genetik araştırmalardan, havadurumu tahminlerinin bile söylenmesi yasak olan İran, eğitimde bizi sollamıştır.
Açıklanan raporda da Türkiye'de ki eğitim sistemi Amerika'da ki lise öğrencisinin bilgisiyle, bir türk yaşıtı ile kıyaslanınca aradaki uçurum ortaya çıkmıştır. Amerikalı genç matematik üzerine hipotez kurma, kuram geliştirme, makale yazabilme yeteneğine sahip iken Türk genç sadece temel matematik yani dört işlem üstüne kurulu basit matematik bilgisine sahip. Bu da eleme sisteminin kalkamayacağının ikinci nedenidir.
Üçüncüsü ülkemizde meslek lisesinden mezun olan ğrencin yabancı dili, ne de tmemel eğitimin tamamlamış oluyor. Eksik eğitimden dolayı açıkta kalıyor. Gelişmiş ülkelerde ki Meslek okullarında mezun kişi yeterli donanıma sahip olup kendi mesleğini icra edebiliyor. Bu da gençlerin ülkemizde sadece üniversiteye yönelmesine sebep oluyor.
Çözümmü? Çok basittir. Yetkililer daha fazla çocuk yapmayı önermek yerine doğru düzgün bir aile planlaması yaparak aşırı olan genç nüfüsu aşağıya çekerlerse bu büyük sorun 15-20 yıl içerisinde kendiliğnden çözülecektir.