- Kategori
- Eğitim
Eğitim sistemine Prof. Dr. Ali Nesin Yorumu

Uzun süredir kendimce Habertürk'e ambargo koymuştum. Buna sebepte Fatih Altaylı'nın Fenerbahçe'ye, aslında daha çok da bu sıkıntılı dönemde Aziz Yıldırım'a yazdığı tehditkar yazılar olmuştu. Dün yine kanallarda izlenecek program ararken Habertürk'ü geçmek istedim ancak "Söz Sende" programına takıldım.
Dünya görüşü bana uymasa da Ali Nesin'in eğitim sistemi ve Matematik Köyü hakkında yaptığı ilginç açıklamalar beni hem gülümsetti, hem de düşündürdü.
Futbola meraklı olanlar bilir. Özellikle Barcelona'nın başarısından sonra moda olan bir değim var: " Basit Oynamak" . Futbolu basit oynamak artık herkesin hedefi ama bunu kimse kolay kolay beceremiyor. Dün Ali Nesin'i izlerken de Matematikçi olarak eğitim sisteminin çözümlemesini nasıl basite indirgeyerek yaptığına şahit oldum.
Saatlerce süren tatışma programında birağızdan konuşan, birbirine hakaretler eden araştırmacı gazetecilerin! yarattığı kafa karışıklığını adam tek kalemde sildi. Özetle; askerler olmasa zorunlu eğitimin ülkemize gelemeyeceğini, ancak bu zorunlu eğitimin 28 Şubat sürecinde eğitim için değil İmam Hatipler için yapıldığını, şimdi de tam tersi, yeni düzenlemenin İmam Hatiplerin önünün açılması için yapıldığını ve aslında çocuklarımız daha iyi eğitimi nasıl alır değil, siyasetimizi daha iyi nasıl yürütürüzün peşinde olunduğunu dile getirdi. Bu anlamda noktayı koyan cümlesi ise Milli Eğitim Bakanlığını, zaten ya siyasi ya da askeriyenin dediğini yapan bir kurum olduğu sürece kalmasındansa komple kapatılmasının şimdiki durumdan daha kötü bir ortam oluşturmayacağı fikriydi. "Kapatalım, Milli Eğitim Bakanlığı olmasın şimdiki durumdan daha kötü olmaz eminim" diyerek "Nesinlik" bir çıkış yaptı anlayacağınız.
Buna rağmen 4+4+4 sistemini öğrenciler için olumlu bulduğunu çünkü 4 yıl sonra yanlış yapanın diğer 4 yıl sonunda yanlışını düzeltme imkanı bularak yönünü değiştirebileceğini, köy okullarının açılarak küçük çocukların ailelerinden ayrılmadan köylerinde dahi okuyabilme imkanı bulabileceklerini anlatan Ali Nesin "Bizde çocuk Devlete ait, Devletin istediği eğitimi alıp Devletin belirlediği sınırlarda kalıyor, aslında önce aileye ve çevreye ait olmalı, insanların çocuklarına istediği tarz eğitimi aldırabilme imkanı olmalı. Eğitimin en büyük sıkıntısı merkezden yönetilip farklı kültür, dil,din için, farklı insanlar için tek tarz eğitim olması" diyerek açıkcası benim için yeni bir bakış açısı ortaya çıkardı.
Laik Devlet anlayışında insanların taleplerine göre ibadethane, okul ya da benzeri ihtiyaçlarını kendilerinin belirleyip, Devletin ise bu işe destek veren konumda olmasının gerektiğini belirten Nesin, "Dindar Nesil Yetiştirme" dışında bakış açısı olarak AK Partiye çok da uzak değil aslında. Özellikle Anayasa değişikliği ile ilgili referandumda "Halktan yana olduğumdan, halktan korkmadığımdan ve bir adım atmayı hiç adım atmamaya yeğlediğim için referanduma evet diyorum" şeklindeki çıkışıyla dikkat çekmişti. Son olarak 4+4+4 eğitim sisteminin olumlu olduğunu dile getiren Nesin büyük uğraş verdiği Matematik Köyünün durumu içinse Hükümetle anlaşamıyor. Sürekli jandarma tarafından denetlenen, hacizlerle uğraşan Matematik Köyü ile ilgili Tübitak'la anlaşaması vb. konuları dile getiren Prof. Dr. Nesin, kurdukları sistemde gelenlerin kendi işini kendisinin yaptığı, 100 kadar çadır kurularak, 15-35 yaş arası insanların eğitim alabildiği bu sistemi yaşatmak için bayağı uğraş halinde.
Bu insanın görüş olarak Hükümete ve İktidar anlayışına ters olduğu hepimizce malum, ancak Bilim İnsanı yetiştirme adına büyük bir icraat olan bu yerin bir şekilde desteklenmesi bence elzem.
Prof. Dr. Ali Nesin'in dediği gibi "mevcut sisteme rağmen körelmeyen, kabiliyetlerini gösterebilen çocuklarımız var. Anadolu'yu tüm öldürmek isteyenlere rağmen oradan sürekli bu Ülke için önemli insanlar, beyinler yetişiyor".
İktidarın görevi bu Ülke için faydalı olabilecek her uğraşı desteklemek olmalı. Referandumda " Ali Nesin bile bizi destekliyor" diyenlerin şimdi sıranın kendilerinde olduğunu anlamaları gerek.