- Kategori
- Güncel
Eğitim Üzerine

Öğrenmek ve öğretmek üzerine
Bilginin en değerlisi gerçekte ciddi bedeller ödenerek kazanılan deneyimlerdir. Bu yüzden bir insanın ödemediği bedelin karşılığında ciddi deneyimler edinmesi pek mümkün değildir.
İnsanlar çocuklarını eğitim alması için okullara gönderirler. Son yıllarda eğitimde parasız kitaplar, parasız olması birçok kişiye göre gerçekten önemli bir kazanç sağlıyor. Ancak kimse parasını vermediği (aslında dolaylı olarak verdiği) “şeylerin” gerçek kalitesini sorgulamayı akıl etmiyor. Bu toplumda genellikle ayıp ve hoş karşılanmayan bir davranış şeklidir. Aynı zamanda bizde atasözü olmuş bir yanlış inanış vardır, bunu herkes bilir; “üzümünü ye, bağını sorma!”
50 ve üzeri not alanlar sınıfı geçip okulu bitirebiliyor. Hâlbuki gerçek hayatta hiçbir kimse arabayı tamir edeceğim diye başlayıp, arabanın yarısını tamir edemez. Ya da dört lastik yerine iki hatta üç lastik takarak %50’sini veya % 75’ini yaptım başarılıyım diyemez. Bu durumda hiçbir müşteri yürümeyen arabanın, çalışmayan makinenin parasını karşı tarafa ödemez. Bu durumda nasıl oluyor da arabanın yarısını, makinenin yüzde yetmiş beşini yapan kişinin gerçek hayatta yaptığının karşılığı olmadığı halde okul hayatında bunun anlamı olması, olduğunun iddia edilmesi ne anlama geliyor?
Gerçekte okul; düzenli tüketim faaliyetinde bulunan gerçek bir Pazar ürünü veya meta mı yoksa ciddi anlamda, gerçek hayata dair neler öğretilebiliyor ve sınıflandırmaya yarayan ölçekler ne derece güvenilir?
Anlatınca karşıdaki tamamını anlamıyor. Bunun çocuk veya yetişkin olmakla ilgisi yok. Çocuklar nasıl anlamıyorsa büyükler de aynı oranda hatta daha da fazla anlamıyor. Yaş küçükken anlamadığını itiraf etmek kolay! Yaş ilerleyince kimse benim anlamadığımı anlamasın diye insanlar kendilerini daha da çok gizleyebiliyor, anlamadığı halde anlıyormuş gibi daha da fazla yapabiliyor.
Bilgi deneyime, deneyim gerçek ürüne dönüştüğünde anlamını bulabilir. Aksi takdirde tüm gün kuyruğunu yakalamaya çalışan kedi misali on kilometre yürünse de aynı noktada kalınır ki, maddi imkânlar zenginlikler çok daha faydalı amaçlar için; ilerlemek için, tırmanmak için daha da iyisini yapmak için kullanılabilir. Kullanılmalıdır.