- Kategori
- Türkiye Ekonomisi
Ekonomide söylenen yalanlar...

Ekonomiden sorumlu Başbakan Yardımcısı “sıkıntı yok, kriz belirtisi de yok, önlem paketi hazırlamaya da gerek yok!” diyor.
Standart and Poor’s’un (SP) not kırmasını, ülke görünümünü negatife çevirmesini, Türk bankacılık sektöründe “riskler büyüyor” demesini; “Hazine, SP’yle sözleşmeyi feshetti, hasetten yapıyorlar. Gelip gerçek ekonomiyi görselerdi keşke” diye savuşturuyor.
Peki, gerçekler böyle mi?
ABD Merkez Bankası, OECD, IMF, uluslararası kredi derecelendirme kuruluşları, hepsi koro halinde “Türkiye en kırılgan ekonomi, hemen kaçın!” diyor. Dünya’nın ünlü ekonomi kuramcıları “Türkiye ve Brezilya’nın iflas edebileceğini” kulaklara fısıldıyor.
Hadi diyelim ki, bunların hepsi “dış mihrak”, hepsi “komplocu”, hepsi “senaryocu” ve “AKP’yi devirmek isteyen küffar ordusu”…
Ya Başbakanın emrindeki TÜİK, Hazine, Maliye, Merkez Bankası ve diğerleri? Onlar da Başbakanın tabiriyle “Vatan haini, maşa, paralel ekonomi, ajan” herhalde?
TÜİK’e göre, enflasyon dikiş tutmuyor. Hatta sigara zamları unutulup “pardon yanlış yaptık” denilerek daha yüksek enflasyon açıklandığı halde. TÜİK, “tarımsal istihdam olmasa işsizlik yüzde 12’ye dayandı, genç işsizler ve umutsuzlar ordusu yüzde 20’yi buldu” dediği halde. 600 bin Suriyeliyi “turist” sayıp, “pardon turizm gelirini ve turist sayısını yanlış hesaplamışız” dediği halde.
Hazine, faizi ikiye katlamasına rağmen 1,5 milyar dolar krediyi zar zor bulduğu halde.
Merkez Bankası, daha yılın birinci ayında; “enflasyon hedefinde hata yapmışız, bu yıl yüzde 5 değil, İnşallah yüzde 8 olacak, olmasa da Allah kerim” mazeretini ilan ettiği halde.
Kendisine “Açız, aç!” diye haykıran yurttaşa, İçişleri Bakanı Âlâ “Oh ne âlâ biz de şeytan taşlıyoruz valla” dediği halde.
Başbakan ve dünürleri, cümle yekûn aile bireyleri, torun torba zürriyetleri, dolar, euro saymaktan, villa sayıklamaktan, vakfa bağış kovalamaktan, filoya yeni gemi katmaktan, arsa, arazi, imar, ruhsat peşinde koşmaktan bitâp düştükleri halde.
Ekonominin gidişatı konusunda “pembe yalanları” söylemeye devam ediyorlar.
Onlar yalanlara sığınsa da, insanlar ekonominin gerçeğini yaşıyor. Hem de nasıl yaşıyor.
Rakamlarla oynayabilirsiniz ama yalan söyletemezsiniz.
Çünkü rakamlar, onlara yalan söyletmek isteyenlerden, daha namuslu ve onurludur.