Ekonominin astrolojik olmayan görünümü... / Haber / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

08 Ocak '08

 
Kategori
Haber
 

Ekonominin astrolojik olmayan görünümü...

Ekonominin astrolojik olmayan görünümü...
 

Yazısız!


Devlet kurumlarını yıllardır arpalık olarak kullanan siyasiler, KİT’leri zarar ettiği gerekçesiyle özelleştirme planına seksenli yıllardan itibaren dahil ettiler. Sat, sat ye devri açılmış oldu.

Siyesetin bize özgü doğası gereği günü geldiğinde ülkeyi 70 cente muhtaç etmelerinin yanında kendi zenginlerini yaratarak, devlet olanaklarını hesapsızca har vurup harman savurdular.

İktidarı elinde bulunduranlar değişse bile rolleri değişmedi, IMF’nin kapısını aşındırdılar. Onların gösterdiği veya ortaklaştıkları yol haritasını uygulamaya can simidine sarılır gibi sarıldılar. Vatandaş oltaya gelmeye hazırdı nasıl olsa...

Bugün bile özelleştirmenin kurtuluş olarak sunulduğunu, elde kalan bürokrasiye ait makamların seçimlerde vekil olamayanların ayağına serildiğini görüyor, ibretle seyrediyoruz...

Yıllardır kötü yönetildiği, liyakat değil siyasi yandaşlığın tercih nedeni olduğu süreç fazlaca bir değişikliğe uğramadan devam ediyor.

Oysa halk eski siyaset esnafının olumsuz yönlerinden bıktığı, yolsuzluklarından yaka silktiği için sahneye yeni çıkanlara şans verdi. Bu kez gelenlerin farklı olmadığını anlamaları biraz uzun sürdü! Yurttaş açısından fazlaca değişen bir şey olmadığı son seçimlerden sonra uygulanan politikalar ile görülmeye başlandı.

Yapılan özelleştirmelerden elde edilen gelirlerin doğru kullanılarak yeni yatırım olanakları yaratılması yoluyla istihdamın artırılması gereken süreçte elde sıfıra doğru hızla yol alıyoruz. İç ve dış borçlar artarken dünyanın reel olarak en yüksek faizi ödenerek ülke kaynakları yerli ya da yabancı sermayeye transfer ediliyor.

Tarafsız ekonomistler bu durumun sürdürülemeyeceğini söylüyorlar ama yine aynı politikalara devam ediliyor.

2008 bütçesi üzerine mecliste konuşan İlhan Kesici’yi AKP içinden vekillerin tebrik etmesi bile ekonomik tablonun olumsuza doğru gittiğinin göstergesi sayılabilir.

2001 krizini anımsayanlar bilir. O dönem kart borçları 4 milyar dolar iken şimdi 74 milyar dolar.

Kesici benim seçimlerden sonra yazdığım yazılarımda söz ettiğim gibi vatandaşın “aman faiz yükselmesin, kur zıplamasın” diyerek AKP’ye oy verdiğini söylüyor. Ve 2006’da ülke ekonomisinin kriz bandına girdiğini fakat hükümetin yabancıları sıfır vergi ve %17 en yüksek faiz ile kalmaları yönünde ikna ettiğini ekliyor.

Kesici CHP içinde politika yapıyor olsa da piyasa ekonomisini, işleyişi iyi gözlemleyen birikimli bir siyasetçi. Konuşmasını bitirdikten sonra kuliste AKP’lilerin tebrik etmesinde bu özelliğinin payı da vardır kuşkusuz. http://www.milliyet.com/2008/01/07/ekonomi/aeko.html

Şimdi gelelim 2008 ile ilgili olacaklara. Aslında fazla derin analizlere girmeye gerekte yok ama en azından yaklaşan krizin Tekel ve benzeri özelleştirmeler ile biraz daha ötelenebileceğini söyleyebiliriz.

Ne gariptir ki Tekel’in piyasa payı oldukça aşağılara indirilmiştir. Geçmiş iktidarlar tarafından ülke piyasasına sokulan yabancı ortaklı sigara üreticileri piyasada olabildiğince pay aldıktan ve Tekelin değeri aşındıktan sonra özelleştirme aşamasına gelinmiştir. Aslında Tekel örneği ülkemizdede özelleştirme öyküsünün ibretlik örneğidir!

Bu yaşanan süreçte politikacıların olduğu kadar yurttaşın payı yadsınamaz. Ama gerçek şu ki bizim insanımız olayları irdeleyip altından neler çıkabileceğini göremiyor, gösterilmiyor.

Anımsayın sevgili okur. Yıllardır basın yolu ile “Ankara’dan ülke yönetilemiyor” ve SSK, BAĞ-KUR konusundaki olumsuz propaganda geldi reform adı altında çalışanlar aleyhine düzenlemelerin yapılacağı iklime dayandı.

Yerel yönetimler açısından öne sürülen politikalara eyalet sistemi öneren Kenan Evren de dahil oldu! Alt yapı yıllardır hazırlandı nasıl olsa.

Artık yeni anayasa açılımı ile kopacak siyasi fırtınayı şimdiden hesaplamaya başlayın…

Çalışanlar açısından bakıldığında yeni “Sosyal Güvenlik Reformu” her bakımdan hak kayıpları içeriyor. Sadece kadınlar açısından olanları Meral Tamer’in bugünkü yazısında okuyabilirsiniz. http://www.milliyet.com.tr/2008/01/08/yazar/tamer.html

Özetle ülkemizi bugüne kadar yöneten siyaset esnafının beceriksizlikleri, ne yazık ki ülke kuruluşlarının pervasızca satılmasına, sosyal devletin yok olmasına yol açmıştır.

Önümüzdeki dönemde ekonomik başarısızlıkları örtmek için türban üzerinden yürütülen politikaların öne çıkacağını yaşayarak göreceğiz.

Ülkemizde siyaset, iktidar güçünden nemalanma ve kendi zenginini yaratma çabasından öteye taşınamadığı sürece; ekonomik ve siyasi krizlerimiz eksik olmayacaktır. Bu ancak yurttaşın biliçli, seçici olması ve demokrasi kültürünün gelişmesi ile mümkün olabilir.

*Kaynak, Milliyet.

 
Toplam blog
: 1114
: 827
Kayıt tarihi
: 28.09.06
 
 

Ankara'da yaşar, dünyalı,aynadaki görüntüsüne muhalif, vicdan hesapları yapmaktan yorgun, yaşanıl..