- Kategori
- Güncel
Eleştiri...

hidayet Özdemir
Şu eleştiri dediğimiz şey ne kadar zor bir iş olsa gerek. Herkes eleştiri yapamaz. Yapsa dahi haddini aşmadan yapmak gerekir diye düşünüyorum..
Bir gün karar verirsiniz bir iş yapmaya ve hemen ilk adımı atarsınız. Yaptığınız şey yanlış dahi olsa onu yapmaya odaklanmışsınızdır.
Size göre bu dönüşü olmayan bir yoldur ve siz o yolda yürümeye kararlı dırsınız.
İşte tam o sırada hiç konuyla alakası olmayan, sizin konunuza vukuf olmayan birileri çıkar ve sizin çalışma azminizi kırmaya çalışır.
İşte sizin can evinizden vurulduğunuz an. Sizin içinizdeki şevk, azim, istek ve arzudan eser kalmamıştır.
Bu noktada vurgulamak istediğim asıl mesele eleştiri.
Ben eleştiriye karşı bir insan değilim.
Eleştiri doğru olarak, tarafsız, objektif yapılmış ise o eleştiri benim için yol gösterici olabilir ki bundan da mutluluk duyarım.
Bilakis eleştiri doğru yapılır ise sadece beni değil tün insanları doğru yönlendirir. Eleştiri bir noktada yanlıştan dönmek anlamı taşır benim için.
Ama günümüz de kendini bilmez bazı insanlar olur olmaz yerlerde ve zamanlarda, bilmedikleri konulara müdahale etmeye çalışırlar.
Ya kardeşim bilmiyorsan karışma.
Ha daha iyisini yapabiliyorsan buyur gel sen yap. Ama yapamıyorsan karışma .
İnsanların şevkini kırmaya hiç mi hiç hakkınız yok.
Bırakın insanlar bir şeyler üretsinler.
Siz üretemiyorsanız, üretene saygılı olun bari.
Üreten insanlara biraz daha saygılı olun.
Siz daha iyisini yapabiliyorsanız eleştirmek en doğal hakkınızdır. Bu hakkı sizden almaya da kimsenin gücü yetmez.
Hani futbol maçı izlerken bazen kendimizi tutamaz ve teknik direktöre müdahale etmeye çalışırız. O da yetmezmiş gibi hakem olur maçı biz yönetiyormuş gibi kendimizce karalar veririz.
Biz ne kadar müdahale etsek de o teknik direktör kendi bildiğini okumaya kararlıdır. O hakem verdiği karardan dönmeyecektir. Dönecek dahi olsa kurallar buna izin vermez. Onu kararından çeviremezsiniz.
Ama bir faktörü de göz ardı edemezsiniz. Burada en büyük faktör seyirci faktörüdür ki onlardan vazgeçmeniz mümkün değildir.
50 bin kişi bir anda o teknik direktöre yüklenirse olanlar olur. Teknik direktör de istemediği bazı kararlar verir ve hatayı yapar.
Bende diyorum ki eleştiriyi yaparken yanlış da ısrar etmeyin ve teknik direktörün durumuna insanları düşürmeyin
Eğer ki eleştiriniz de haklıysanız sonuna kadar mücadele edin ve eleştirinizin arkasında durun lütfen…!
Ama bu eleştirinizde haksız iseniz yanlışta ısrar etmenin bir anlamı yok diye düşünüyorum.
Kimsenin kalbini ve çalışma şevkini kırmaya hiç mi hiç hakkınız yok. Hele de eleştirdiğiniz bir çocuk ise biraz daha dikkat lütfen.
Yada her zaman başkalarını eleştirmeyin, dönün bir günde kendi kendinizi eleştirin.
Bir nevi öz eleştiride bulunun.
O zaman insanları eleştirirken nelere dikkat edeceğinizi daha iyi görmüş olursunuz.
Onu da yapamıyorsanız bir dostunuzun sizi eleştirmesine müsaade edin.
Malum son günlerde ağzı olan konuşuyor ve sağı solu eleştiriyor. Ben de onlara diyorum ki önce kendinizi eleştirin, sonra başkalarını. Daha iyisini yapacağınıza inanıyorsanız buyurun hodri meydan.
Yapamıyorsanız da yapana saygı göstermeyi öğrenin.
Çamur at izi kalsın diyorsanız bir şey diyemem, ama sadece eleştiriyorsanız ve doğruluğuna inanıyorsanız saygı duyarım.
Tekrar güzel günlerde görüşmek dileğiyle.