- Kategori
- Eğitim
Elli elli yüz, karnemizi isteriz.

Torunumuz Özgür, karnesiyle poz veriyor...
Öğrencilerimiz karne günü, kocaman yazılarla karatahtaya böyle yazarlardı.
Karne günü, hem öğretmenler, hem de öğrenciler çok heyecanlı olurlar.
Öğretmenler, tatile girerken; karnelerin öğrencilerin yüzlerinde bırakacağı yansımaları da çok merak ederler.
Öğrenciler de, tatile girmeyi, karnelerindeki notu görmeyi ve anne babalarının tepkilerinin ne olacağını merak ve heyecanla beklerler.
Anneler, babalar da heyecanlanırlar. Çocuklarının notunu görmek, bu notları başkalarına göstermek için sabırsızlanırlar.
Ah bu karneler !
Hem sevindirir, hem üzer.
Hem çok önemli, hem de çok önemsiz bir kağıt parçası...
Zayıfları öğretmenler verir, pekiyileri de öğrenciler alır.
Babaların, annelerin övünç ve üzüntü kaynağı olurlar.
Gerçekten çok abarttığımız bu karneler gerçekten bir şeyleri ölçüyor mu?
Kalabalık sınıflarda öğretmenler, öğrencileri ne kadar tanıyorlar.
Kalabalık sınıflarda öğretmenler, yaramazlık yapan öğrencileri, tembel öğrencileri ve çok çalışkan öğrencileri tanırlar. Diğer öğrenciler arada kaynar giderler. Bu durum, daha çok branş öğretmenlerin de görülür. Sınıf öğretmenleri, hele hele birinci sınıfı okutan öğretmenler, öğrencilerini çok iyi tanırlar.
Avrupa'nın bazı ülkelerinde ilk sınıflarda karne bile verilmiyor.
Biz de ise, kreşlerde bile karne veriliyor. Biz karne meraklısı bir toplumuz.
Çocuğumuzun pekiyilerle dolu karnelerini, övüne övüne göğsümüzü gere gere başkalarına göstermeyi çok severiz. Bir de, çocuklarımızı başka çocuklarla karşılaştırmada üzerimize yoktur.
Karne her şey demek değildir. Gerçek anlamda da bir şey ölçmez. Sadece bir fikir verir, bu fikir de yanıltıcı olabilir.
Albert Einstein'i düşünün, ilkokulda okumayı yazmayı çok zor öğrendi. Ampul'ü bulan Thomas Edison'u ise öğretmeni çok kabiliyetsiz buluyordu.
Kuduz aşısını bulan L.Pastör ise Kimya dersinden zor geçen bir öğrenciydi.
I. Newton'un ise ilkokul notları çok zayıftı.
Kısacası, çocuklarınızı karneler konusunda fazla sıkmayın, baskı uygulamayın, bu tür davranışlar ters tepki ve davranışlara yol açabilir.
Tatil, adı üzerinde, çocukların da dinlenmeye ihtiyacı vardır. Tatil sürecinde ders çalıştırmayın.
Yapacağınız en güzel şey, seviyelerine uygun bir kitap almanız. En iyisi de, bu kitabı birlikte okumanız ve değerlendirmenizdir.
Elli eli yüz, karnemizi isteriz.
Hepinize iyi tatiller.


