- Kategori
- Haber
Emek ve ekmek için

ANKARA AYAZINDA YAKILAN HER ATEŞ BİZİM İÇİMİZE YAKILIYOR...
Tekel işçilerinin Ankarada ki direnişlerinin 57. günü de geride kaldı. Peki Ankara' nın buz kesen ayazın da, sokakta aç, yorgun, evine, çoçuklarına hasret kalır iken, neyin kavgasını, neyin mücadelesini, neyin gücünü gösteriyorlar?
Hemen, sade açık bir dille belirtmeliyim ki, emek, ekmek, hak, hayat ve insanca yaşama mücadelesi vermektedirler. Onurlu, bir o kadar da, gururlu bir duruş sergilemektedirler.
Tekelcilerin değil, herhangi, bir işçinin, uzun yıllar önce kazanılmış olan, haklarını elinden alınması, dünyada görülmemiş bir örnektir. Ankarada yaşananlar. Herkes bilmelidir ki, tüm yabancı sendikalar, bu haklı mücadelinin yanındadır ve fax çekerek bunu beyan etmektedirler.
Bizim, medyamız, yaşanan trajediyi üstü kapalı, az bir zaman diliminde, ana haber bültenlerinde vermektedir, fakat haber değeri bulunmayan, bir çok ipe sapa gelmeyen haberleri dakikalarca yayınlamaktadırlar ve bu kısıtlı süreye dahi kızan başbakanımız, basın mensuplarına '' sizin abartılı yayınlarınızdan da uzayan v.s. bir eylem'' demesi, gerçekten bizleri üzmektedir.
Bakınız, çoğu insanımız ''4C'' nin, ne olduğunu bilmeden '' devlet iş veriyor, tazminatlarını veriyor, daha ne istiyor bu işçiler'' diyebiliyorlar. Fakat, görünen, madalyonun süslü , göz boyamacı tarafını gösteriyolar. O, madalyonun, birde öyle acı, öyle düzen bozucu, kabul edilemez yönü var ki bunu bilmemeleri normaldir, çünkü kim, ne anlatıyorsa o biliniyor.
4C nedir? neden kabul görmüyorda o, işçile, r başkentin göbeğinde bir insanlık dramı yaşıyorlar acaba?
4C, 4B, gibi çalışma şartları belli ve emeği tamamen, sermaye karşısında eriten , nerdeyse yok eden, maddelere sahip, işçi statüsüdür. 657 sayılı devlet memurları, kanunlarına göre sözleşmeli, geçici personellerdier A, B, C fıkralarından v.s oluşmaktadır.
Gelin, ben, size vatandaşın anlıyacağı dilde kısaca arz ediyim. Tekel çalışanları, kadrolu ve kadrolu oldukları için sendikal haklara sahip, kısacası devlet güvencesi altında çalışan geniş bir ailedir. Değişen iktidarlar yada yönetim, kadrolarından ve sendikal haklarından dolayı, kimseyi keyfe keder işten çıkarıp ekmeğinden edemez. Sendika, işçinin ona, tanınan haklarını savunmakla yükümlü, işveren ve işçiler arasındaki köprüdür.
Tekel çalışanları, yıpranma payı yüksek olan maden, tek, demir çelik v.s. gibi insan sağlığının riske olduğu bir işleri vardır ki genellikle, tütünlere yapılan ilaçlama, bakım v.s. gibi ciddi ölümcül, ciğer hastalıklarına, sebebiyet veren işleri bulunmaktaydı. Denildiği gibi, depolarda, ''yatarak para alıyorlar'' lafını, sarfedenlere, ( maskesiz durulmayan tütün depolarında) nasıl yattıklarını sormak lazım?
Şimdi, biraz düşünelim, hepimizin geçindirmekle yükümlü, bir ailemiz, buna bağlı bir düzenimiz, bütçemiz vardır. Bu insanlarında çoçukları , okula gidiyor, kimi üniversteye, kimi liseye v.s. Kimi ev kredisi çekmiştir , kredi kartı borcu, bunlar hepimizin evindeki bütçelerdir. Gelir kadar gider hesaplarız. Çoğu zamanda, maalesef evdeki hesap çarşıya uymaz....
Bu insanlara, sizi özelleştirdik, birde 4C verdik size , haydi hayırlı olsun, çalışın deniyor ki buraya dikkat ediniz '' 4c kapsamında, devlet sizi herhangi bir yere, sabit ücretle 10 aydı iyilik yaptılar, 11 ay çalışmak üzere ki , 12 ay olsa kadrolu çalıştırmak zorundalar ve 11 ay sonunda 1 ay sonra işe geri çağrılacakları meçhul, bu arada unutmadan başka kurumlara dağıtalacak işçiye, işveren ''benim elemana ihtiyacım yok'' denildiğin de, o işleri ve hiçbir hakları olmadan işsizler kervanına katılacaklar. Daha önceden, bilmeden, bu statüye geçen, birebir anlatan işçileri gördüm tv' de ''17 çalışan intihar ve yüksek sayıda boşanmalar, ailelerin parçalanmasını'' , anlattı ki vahim sonuçlar bunlar, gerisini varın sizler düşünün!!!
Konunun, bir çok yazılacak yönü mevcuttur, fakat, okumaktan da sıkılmaya başlanmasını göz önüne alarak, sözlerimi bağlamak durumundayım.
Sözün kısası şudur ki: İNSANCA YAŞAMAK, EMEK VE EKMEK İÇİN, ÇOÇUKLARININ GELECEĞİ İÇİN, HAYAT İÇİN, AYAKTA DİMDİK, MAĞRUR DURUŞLARINI BOZMAYAN, TÜM TEKEL İŞÇİLERİNİN YANINDAYIZ VE DESTEKLERİMİZ MANEVİ DE OLSA DEVAM EDECEKTİR. TEK UMUDUMUZ BİR AN ÖNCE VAROLAN HAKLARIYLA BAŞKA KURUMLARDA ÇALIŞMAYA BAŞLAMALARIDIR.
Saygılar her zaman ki gibi bizden olsun efendim...