​ Emes / Anılar / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

17 Aralık '10

 
Kategori
Anılar
 

Emes

Emes
 

sevgi ve mutluluk emesi yener


Aralık ayının ortasında yine soğuk bir gün. Hareketli yoğun bir programın içindeyim bu hafta. Ve bu haftanın içinde ablama verdigim söz en önemlilerinden.

Her zaman sağlık organizasyonları içinde bulunurum.

Sanırım sağlığın ne denli önemli olduğunu herkesden daha iyi bilenlerdenim.

Emes hastalarının adaptasyonu için hazırlanan tiyatroda , yorgun olsamda ablamın yanında olmak tüm yorgunluğuma değdi... Emesle ilk tanışmam ablama konulan teşhis üzerine oldu .

Multipi skleroz yada kısacası MS olarak bilinen hastalık basit bir görme bulanıklığından tam bir felç arasında değiştiğini ögrendik. Ve çok nadiren öldürücü olduğunu. Vücuttaki sinir lifleri hem beyinde hemde omurilikte myelin olarak adlandırılan ve sinir liflerinin atrafına saran koruyucu bir kılıfla sarılıdır. Bu bir elektirik kablosunun atrafını saran koruyucu olan ve kısa devreleri önleyen plastiğe benzetebiliriz. Myelin kılıfı her hangi bir yerden parçalandıgında beyinden çıkan ve beyne giden eletrik akımları yavaşlar ve ilgili yerlere gidemez yada yanlış yerlere doğru yönelir. Ve bu yerlerde parçalanan myelin kılıfı yerine sert bir doku (skloroz) oluşur.

Arkadaşlarımın bu hastalığın diğer adı zengin hastalığı demelerine önce şaşırdım. Neden bu adı koymalarını öğrendiğimde güldüm. Genelde iyi yada üst düzey ailelerin genç yaşta bu hastalıkla tanışmaları ve magazin basınında gündemden düşmeyen bir hastalık olmasından dolayı veriliyormuş... tabi bu sadece halk arasındaki söylenti. Emes hastaları için yapılan tüm organizasyonlarda ayrılan ödeneğin diğer ödeneklerden fazla olmasıda bu yüzden. Tiyatro günleri, bahar şenlikleri ve hafta sonu branç saatleri en güzel mekanlarda yapılıyor.

Benimde ilk kez katıldığım Haldun Dormenin yazıp yönettiği ve bir çok ünlü isimin rol aldıgı ‘’sil baştan’’ adlı tiyatroda ne çok kendileriyle barışık şık ve bakımlı emesle tanıştım. Hastalıklarıyla barış içinde yaşamasını öğrenen bu güzel insanları mutlulukla izledim.

Hastalıklarına inat hayatlarına en güzel yerden devam etmeleri ablamada çok güzel moral oldu. Tiyatro başlı başına harikaydı. Hele şarkıya bayıldım bir hafta iş yerimde dilimden düşmedi

‘’merhaba hayat

merhaba sana

Merhaba yeniden dünyaya

Merhaba hayat

Merhaba sana

Merhaba artık umuda’’

bu minik mısralarda ne güzel açıklıyor. Merhaba yeniden yeni güne her yeni gün yeni bir umut.

Gen ilaçın desteğiyle sosyal sorumluluk projesi dahilinde Multipi Skleroz (MS) hastalığı ile ilgili olarak bir farkındalık yaratmak , hasta ve yakınlarına destek olabilmek amacıyla düzenlenmiş böylesi anlamlı bir tiyatro oynunu izlemek mutlu etti bizi en çok da Leyla ablamı.

Emes hastalığının iyileşmeside tamamen morala bağlı . Tek yapılması gereken sevgi dağılımını öğrenmek.

Nedense Türk toplumunda sevgi eksikliği ne çok daha yeni yeni ebeveynler evlatlarıyla sevgi ve mutluluğu bir arada yaşamayı öğrendi. Bir baba büyüklerin yanında çocuğuna ''seni çok seviyorum'' denmesi ne çok ayıp olarak bakılıyordu. Hala doğu kökenli insanlarda bunu gördüğüm için üzülüyorum.

Böylesi bir hastalığın bana katkısı sevgi paylaşımını bir kez daha göstermesi oldu .

Sevgi tüm engelleri yener. Bunu bir kez daha anladım.

Emine zaimoglu yapıcıer

 
Toplam blog
: 63
: 1955
Kayıt tarihi
: 15.01.10
 
 

Emine Zaimoğlu 21/12/1971 doğumlu. Nişantaşı Rüştü Uzel Kız Meslek Lisesi resim bölümünü okudu. R..