​ Emir yok, ama görev de belli… / Siyaset / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

05 Nisan '13

 
Kategori
Siyaset
 

Emir yok, ama görev de belli…

Emir yok, ama görev de belli…
 

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, “Akil İnsanlar” listesinde yer alan isimlerin 76 milyonun özeti olduğunu söylemiş. Ben de listeyi “Dikkatlice” süzdüm ve gördüm ki benim “Özetim” orada değil…

Demek oluyor ki bir kişi eksik, öyle bol keseden rakam vermeyelim abi…

Mizah bir tarafa, esasa gelirsek, Perşembe günü akşam başbakan 62 “Akil” adamı bir araya topladı. Onlara “Talimat vermeme” görüntüsü altında “Barış için çalışma” yapmaları gerektiğini ifade etti. İfadelerinde “Ne yapmaları gerektiğini” de söylemedi. Kendilerinin “Her konuda serbest” olduklarını ve barışın gerekliliğini ülkeye anlatmalarını istedi.

Hani biz geri zekâlıyız ya da kan akmasını isteyenlerdeniz, barışı istemiyoruz ya, şirinlik muskalarını takarak gelip bizi ikna edecekler.

Affedersiniz, uzaktan öyle mi görünüyoruz, yoksa başbakan bizim söylediklerimizi mi anlamıyor?

Aslında bu memlekete öyle bir “Akil adamlar” topluluğuna ihtiyacı var ki başbakana bu gidişin sonucunu anlatabilsin…

Başbakan, 62 adamı memleket sathına dağıtıp, bütün dikkatleri buralara çevirtirken, arka plandaki gerçeği kaçırmamızı istiyor.

İşte tam da biz bu noktada “Karşı” koyuşumuzu belirtiyoruz.

Sözünü ettiğim “Arka plan” nedir?

Yeniden yapılması üzerinde çalışılan anayasa, bu işin “Arka planı” olarak ortadadır.

AKP, tek başına “Anayasa” yapma imkanına sahip değil. Genel ve yerel seçimlerde aldığı ve terörü yok etiğini ifade ederek en azından halk oylaması sonucu yeniden “Anayasa” yapabileceği kanısında ve bunun için de “Yandaş” gerek…

Var mı “Yandaş” grup?

İşte “Yandaş” bulabilme ve “Tek başına” iktidar olabilme uğruna İmralı’daki cani kullanılıyor. Tabi caninin bu işe gücü yeterse…

Bugün (Dün) bütün partiler “Anayasa taslağı” görüşlerini TBMM Başkanına verdiler.

Yıllardan beri yazdık ve savunduk…

Mevcut anayasamızın ilk üç maddesi aynen kalmalı, dördüncü maddesi de korunmalıdır. Ondan sonraki tüm maddeler üzerinde öyle veya böyle mutabakat sağlanacaktır.

Oysa mesele, ilk üç madde üzerinde dönmektedir. AKP, ilk üç madde üzerinde vereceği tavizler karşılığında “Siyasi akım” olarak ne alacaktır?

Ülkemizde 35 yıldan bu yana terör yaratan PKK, neyin karşılığında bugün elinde bulundurduğu güç ve imkanlardan vazgeçecektir. Çünkü örgüt, sadece ülkemizde adam öldürme faaliyetinde bulunmuyor. Aynı zamanda Avrupa’da da bir çok faaliyetin içinde ve bu faaliyetleri ile azımsanmayacak kadar maddi kazanç da sağlamaktadır.

Neyin karşılığı, nelerden vazgeçecektir? Mesele budur…

Şimdi söyler misiniz bana, “Akıllı adamlar” ya da “Akil adamlar” dokuzar kişilik gruplarla ülke sathına yayılıp da neyi, kime veya kimlere nasıl anlatacaklar?

Eğer bu zevat, bugüne kadar çeşitli vesilelerle bildiğimiz düzeydeki düşüncelerini anlatacaklarsa, zaten bu işte bir sonuç çıkmaz. Ancak başbakanın istediği hava yaratama imkânını nasıl yakalayacaklar?

Ya da…

İnsanlar, olayın arka planında gerçekleştirilecekleri görmeden inanacaklar mı? İnandıktan sonra “Başbakanım… Siz her şeyi iyi bilirsiniz, istediğiniz gibi değişiklikler yapabilirsiniz, Başkan da olabilirsiniz, hatta daha da ileri gidip padişah da…” derler mi?

İşte o kadarını ne yazık ki yaşadıkça göreceğiz.

Ya da biz tümden yanılmış olacağız ki en büyük dileğim bu…

07 NİSAN 2013
İBRAHİM PEKBAY

 
Toplam blog
: 1104
: 918
Kayıt tarihi
: 28.01.07
 
 

Emekliyim ama “Tekaüt” değilim. 1961 yılından beri değişik “Anadolu” gazetelerinde yazdım. 1984-8..