- Kategori
- İzmir
En büyük bayram, "bayrak" festivaline dönüştü

İzmir Cumhuriyet Meydanına ne yakışmaz ki...
İzmir’de sabah erken saatlerde başlayan Cumhuriyet Bayramı kutlamalarındaki heyecan, gece fener alayı yürüyüşü ve konserlerle coşkuya döndü. .Ve en büyük bayramımız, bayrakların verdiği haz' 'la gurur'la ve güçle, " Bayrak Festivaline" dönüşüverdi.
Bayramların en büyüğünü, büyüklü küçüklü kutladık. Coşkular sel oldu, gönüllere doldu. Gönüllerin hançerelerinden Cumhuriyet coşkusu fışkırdı, dağlara, taşlara, bütün kem gözlere, yurt içi, yurt dışı düşmanlarına ulaştık seslerimizle bir bir. “Yaşasın Cumhuriyetimiz!” dedik, dağları taşları inlettik. Düşman üstüne bayrak sallar gibi gecenin karanlığında bile meşalelerle aydınlanan bayraklarımızla, seller olup, her tarafı kırmızılara boydık...
Bir kırmızı çılgınlığı yaşadı İzmir ve Karşıyaka’da. Her yerde bayrak. Her fırsatta bayrak. Her nefeste bayrak. Her hançerede bayrak, ellerde bayrak, gönüllerde bayrak.. Hülyamız da, rüyamız da, nefesimiz de bayrak bayraktı Bayraklarla el ele, kalp kalbe ruh ruha dolaştık fener alayları ile. En büyük Bayramı yaşadık İzmir’de ve Karşıyaka’da. Her zamanki gibi. Bütün yurtta olduğu gibi neş’eyle, kıvançla, sevgiyle.. Her yerde bayrak bayrak, al al açtık her yerde. Bayrak bizim canımız, kanımız, her şeyimiz dedik. Kalbimizin her köşesini, Bayrak kırmızısı ile boyadık.
Gölümüzün bayrağı, gönlümüzün direği, gönlümüzün vazgeçemediği, yüce gönüllerde taht kuran sevgili bayrağımızı dalgalandırdık tüm gece İzmir’lerde.
Bir orta yerde dolaşan bayrakçıbaşı dede vardı önce çocukların, sonra da büyüklerin sevgilisi Kocaoğlu. Tek tek, gönülden, ciğerden bir bayrak dağıtışı vardı ki, görülmeliydi. Her verdiği bayrağın, uzattığı her çiçeğin ardından o çocuksu onur, o çocuksu sevinç ve o gurur yok muydu, görülmeğe değerdi. Başkan Aziz Kocaoğlu’nu, böylesi çocuklaştığını hiç gömemiştik. Ve yüzündeki o ifade de kendisine çok yakışmıştı.
Bayraklar, her yerde asılı. Her balkonda asılı çifter çifter bayraklar. Yetmezmiş gibi de, ellerde tutularak sallanan bayraklar. İzmir’e has BİR BAYRAK SEVDALILIĞI. İzmir’e has bir bayrak aşkı ve bayrağa sahip çıkış. İzmirli bayraksız yapamaz zaten. Fırsatını da buldu mu, günlerce balkonundan indirmez bayrağını İzmirli. Ko, dalgalansın gitsin. Uzaklara mesaj versin dalgalanmasının estirdiği rüzgarıyla.. Keşke her gün bayram olsa. Herkes neşe dolsa. Gözler böylesi buğulansa.
Gündüzkü törenlerde ağlayan halkımız vardı İstiklal Marşı çalındığında gazilerimiz vardı o yiğit bakışlı gaziler, gözyaşlarını siliyorlardı onlar da.
Bir İzmirli vardı dün. Bayrağı ile, coşkusu ile, gözyaşı ile, dimdik duruşu ile ve bayrak, yurt sevdasıyle.
Cumhuriyet Meydanı’ndan başlayan fener alayı, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu ve binlerce İzmirlinin katılımıyla Gündoğdu Meydanı’na kadar büyük bir coşkuyla sürdü. Ellerinde meşalelerle yürüyüşe geçen gençlere eşi Dr. Türkegül Kocaoğlu ile birlikte eşlik eden Başkan Aziz Kocaoğlu, yol boyunca kendisini selamlayan İzmirlilere karanfiller dağıttı. Genç, yaşlı, çocuk demeden Cumhuriyet Meydanı’na akın eden binlerce İzmirli, ellerindeki Türk bayraklarıyla bayram coşkusuna ortak oldu.
Cumhuriyet Bayramı kutlamalarının coşkusu, fener alayı yürüyüşünün ardından Grup Gece ve genç sanatçı Sıla’nın verdiği konserlerle doruğa ulaştı. Cumhuriyetin 87. kuruluş yıldönümü kutlamaları için düzenlenen konseri izlemek için Gündoğdu Meydanı’na akın eden İzmirliler, adeta “dev bir koro” oluşturarak Sıla’ya eşlik etti. Havai fişek gösterileri ise geceye ayrı bir renk kattı.
Evet, bir başka olurdu İzmir’de Cumhuriyet coşkusu…
İzmir’de sabah erken saatlerde başlayan Cumhuriyet Bayramı kutlamalarındaki heyecan, gece fener alayı yürüyüşü ve konserlerle coşkuya dönüştü.
Bayramların en büyüğünü, büyüklü küçüklü kutladık. Coşkular sel oldu, gönüllere doldu. Gönüllerin hançerelerinden Cumhuriyet coşkusu fışkırdı, dağlara, taşlara, bütün kem gözlere, yurt içi, yurt dışı düşmanlarına ulaştık seslerimizle bir bir. “Yaşasın Cumhuriyetimiz!” dedik, dağları taşları inlettik.
En büyük Bayramı yaşadık İzmir’de ve Karşıyaka’da. Her zamanki gibi. Bütün yurtta olduğu gibi neş’eyle, kıvançla, sevgiyle.. Her yerde bayrak bayrak, al al açtık her yerde. Bayrak bizim canımız, kanımız, her şeyimiz dedik. Kalbimizin her köşesini, Bayrak kırmızısı ile boyadık.
Gölümüzün bayrağı, gönlümüzün direği, gönlümüzün vazgeçemediği, yüce gönüllerde taht kuran sevgili bayrağımızı dalgalandırdık tüm gece İzmir’lerde.
Evet, bir başka olurdu İzmir’de Cumhuriyet coşkusu…