En büyük şansım, uyumlu ve neşeli çocuklarım / Söyleşi / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

15 Nisan '13

 
Kategori
Söyleşi
 

En büyük şansım, uyumlu ve neşeli çocuklarım

En büyük şansım, uyumlu ve neşeli çocuklarım
 

Program yapımcısı ve yazar Özlem Süyev, MutluMutfaklar’ı kızı Sude’yle birlikte Radyo İstanbul Ajansı’nda ağırladı. Çalışma hayatındaki en büyük şansının sorumluluk sahibi, iyi niyetli, uyumlu ve neşeli çocukları olduğunu söyleyen Özlem Hanım, sağlıklı beslenme odaklı mutfak maceralarından da söz etti.

 

Özlem Süyev, yazar ve radyo programcısı bir anne. Liseye giden Kaan isminde bir oğlu, bu yıl ilkokula başlayan Sude isminde bir kızı var. Çocuklarına daha çok vakit ayırmak için kariyerinde “dalgalı” bir gidişi seçmek durumunda kalsa da artık aktif iş yaşamına dönmüş durumda. Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi mezunu olan Özlem Hanım, uzun yıllar çeşitli gazetelerde çalışmış, radyolarda programcılık ve yöneticilik yapmış, çeşitli ödüller almış. Bu arada “Sevgim Sonsuza Kadar Seni Korusun”, “Özden Gelen”, “Güvercincik”, “Işığın Aşkıyla İlham İrem” ve son olarak 2012 yılında yayınlanan “Anne – Onun Adı İyilik” kitaplarını yazmış. Özlem Hanım, kitaplarında ağırlıklı olarak öykülerine ve “kozmik akış” olarak tanımladığı şiirlerine yer veriyor, mistik göndermelerde bulunuyor. “Anne olma” hali ve anneliğin kendisine hissettirdikleri öykülerinin başlıca konularından birini oluşturuyor. Şimdilerde Radyo İstanbul Ajansı’nda hazırlayıp sunduğu “Özlem Süyev’le İstanbul’a Dair” adlı programında konuklarıyla kadın olmak, tarih, sanat, aşk gibi konularda sohbetler gerçekleştiriyor.

Mutlu Mutfaklar olarak söyleşi yapmak üzere Radyo İstanbul Ajansı’na gittiğimiz gün Özlem Hanım, kızı Sude’yle birlikte karşıladı bizi. Sude, özellikle hafta sonları annesiyle birlikte radyoya gitmekten çok hoşlanıyormuş. Özlem Hanım’la anne olmayı, çocuklarını ve çocuklarının beslenmesinde nelere dikkat ettiğini konuştuk, bu arada Sude’nin küçük yaşına rağmen sağlıklı beslenme konusunda son derece hassas ve dikkatli olduğunu öğrendik.

Kariyerinizin başlangıcından ve çocuklarınızı büyütme sürecinizden söz eder misiniz?

Ben Türkiye’nin ilk özel radyo programcılarından biriyim. Genç FM kurulduğunda Hürriyet’teki gazetecilik kariyerimi bırakıp radyoculuğa yöneldim. Sonrasında pek çok radyoda hem programcı hem yönetici olarak çalıştım. Oğlum Kaan doğunca ara verdim. Zaten kendim bakmak istiyordum, Kaan prematüre doğunca bu kararım iyice netleşti. Kaan biraz büyüdükten sonra bir süreliğine aktif çalışma hayatına döndüm; web portallarında editörlük yaptım. Kızım Sude’nin doğumuyla bir kez daha ara vermek durumunda kaldım. Gerçi gazeteci olmanın yararı şu, hiçbir zaman işinizi yüzde yüz bırakamıyorsunuz. Ben de çocuklarım büyürken yapım şirketlerine danışmanlık yaptım ve kitaplar yazdım. İlk kitap Kaan’ın doğumundan sonra geldi, anne olmayla ilgiliydi. Benim metafizik ve enerji çalışmalarım da var; bu durum nedeniyle kitaplarımda mistik göndermeler yapıyorum.

Ara verdikten sonra tam zamanlı iş hayatına dönmek zor oldu mu?

Elbette bıraktığın noktadan dönemiyorsun. Gerçi ben unutulduğumu sanıyordum, ama gördüm ki öyle değilmiş. Uzun yıllar aktif olarak çalışmamış olsam da hep bir şeyler yaptım, sanırım bunun son derece olumlu bir etkisi olmuş. Bir de benim büyük bir şansım var; bu da çocuklarımım sorumluluk sahibi, iyi niyetli, uyumlu ve neşeli olmaları. Oğlum Kaan çok iyi bir abi, kardeşiyle çok ilgileniyor. Zaten genel olarak rahat bir aileyiz. Başımıza gelen her şeyin olması gerektiği için olduğunu düşünüyoruz.

Bir Kaşıkta Maksimum Vitamin

Çalışan bir anne olarak mutfakla aranız nasıl?

Yemek yapmaya aşırı düşkünlüğüm yoktur, ama çocuklar olduğu için tabii ki sürekli yemek yapıyorum. Mutfakta hızlıyımdır, yarım saat içinde dört çeşit yemek yapabilirim. Taze sebze salataları yapmayı çok seviyorum. Ispanak, kereviz, brokoli gibi sebzeleri, pişirmeden zeytinyağı veya yoğurtla hazırlanmış soslarla sunarım. En iyi yaptığım yemeklerse; zeytinyağlı fasulye, köfte ve ıspanaklı börektir. Mercimek çorbam da meşhurdur. Ben mercimek çorbasını tahıl çorbası gibi yapıyorum, içine bulgur, pirinç, soğan ve havuç koyuyorum. Çok besleyici ve lezzetli oluyor. Çocuklar doğduğundan beri “bir kaşıkta maksimum vitamin” ilkesiyle hareket etmeye alıştım, sağlıklı beslenmelerine çok dikkat ederim. Meyve suyu yerine meyveleri dilimleyerek yedirmeyi tercih ederim; posasından da yararlansınlar, sindirim problemleri olmasın diye. Cevizi kabuklu alırım çünkü içindeki beyni besleyen gümüş, kırıldıktan 15 dakika sonra tükeniyor. Kahvaltıya çok önem veren bir anneyim. Kuruyemiş, meyve, bal ve pekmezi kahvaltı sofrasında mutlaka bulundururum. Sarma ve mantı gibi yemekleri yapmayı pek sevmiyorum. Ama kapuska gibi yapılan biraz tembel işi bir lahana sarması tarifim var. Lahanayı doğruyorum, iç malzemesini kıymasıyla, soğanıyla aynen sarma içi gibi hazırlıyorum, tüm malzemeyi birlikte pişiriyorum. Tadı aynı sarma gibi oluyor.

Çocuklarınızın mutfağa ilgisi var mı?

Benim çocuklarım sağlıklı beslenmeye özel önem veriyor. Hayvanları çok sevdikleri için çok fazla et yemeyi tercih etmiyorlar. Sütü ve süt ürünlerini çok seviyorlar, meyveyi ve sebzeyi de. Kola içmezler, ayranı tercih ederler. Kaan buluğ çağında ve basketbol oynuyor. Bugünlerde önüne ne konsa mırın kırın etmeden yiyor. Protein ağırlıklı beslenmeye dikkat ediyor. Sude de çok bilinçli bir çocuk. Haberleri takip ediyor ve nelerde hormon olduğunu dinleyip beni uyarıyor. Sağlıklı şeyleri seviyor, brokoliye bayılıyor mesela. Tek sorun çikolatayı biraz fazla sevmesi. Mutfağa çok meraklı, özel tarifleri var, üstelik son derece yaratıcı. Geçenlerde “Ben tatlı yapacağım” dedi. Şöyle bir şey uydurdu: Ekmek dilimlerini aldı, içlerini çıkardı. Pudra şekeriyle suyu karıştırıp şerbet yaptı ve bununla ekmekleri ıslattı. Üzerine de Hindistan cevizi serpip buzdolabında bekletti. Harika bir tatlı oldu.

Röportaj aşağıdaki adreste yayındadır:

http://www.mutlumutfaklar.com/mutlu-aileler/en-buyuk-sansim-uyumlu-ve-neseli-cocuklarim

 

 
Toplam blog
: 65
: 722
Kayıt tarihi
: 18.07.09
 
 

Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo- Televizyon Bölümü'nü bitirdi. 1987 yılından bu yan..