- Kategori
- Mizah
En eski ilmi metot: Argumentum ad gastroenterum

Argumentum ad gastroenterum metodu, adını bilmeden kullandığım çok eski bir ilmi yöntemdir.
'Argumentum ad gastroenterum' diye formüle edilen tabir, kökleri; insanoğlunun medeniyet dediğimiz o büyük anlatıyı, o muhteşem katedrali, o görkemli toplamı adım adım, tuğla tuğla, kelime kelime inşa ederken kullandığı bir ilmi temele; üstelik de bütün ilmi metotlar içerisinde hem en kadim olanına, ve, hem de en yaygın olarak kullanılana aittir.
Bu kavram, birazdan paylaşacağım çok önemli bir nedenden dolayı, bu satırların muhatabına yabancı ve belki de bir miktar ayrıksı gelecektir. Zira , 'argumentum ad gastroenterum' terimi ilk defa burada dillendirilmektedir. Dolayısıyla da, bu satırlara ilk defa muhatap olan okurun; ilmi bir terimin o muhteşem doğum sahnesine; bilimsel bir kavramın ilk defa gün ışığına çıktığı o kutlu manzaraya; öğrenildiğinde, varoluşun ve kâinatın çok daha geniş bir açıdan kucaklanmasına, kuşatılmasına ve algılanılmasına yol açacak olan o sihirli ve kreatif adıma şahit olmanın sınırsız mutluluğunu yaşayacağını varsaymak için yeterince nedenimiz olduğunu düşünüyorum.
Öte yandan, bu kavramla (bu yazı vasıtasıyla) tanışan okur, görecektir ki; bahse konu ilmi terimin nispet ettiği / referans verdiği bilimsel yöntemi daha önce kullanmışlardır, şu sırada kullanıyorlardır, ve, gelecekte de kullanacaklardır. Hem de defalarca, ve, defalarca, ve, defalarca olmak kaydıyla! Yazımın girişinde de vurguladığım üzere, insanlığın kısm-ı azamisinin / kahir ekseriyetinin, tarih denen o heyecan verici ve görkemli hikâye boyunca 'argumentum ad gastroenterum' diye isimlendirmeksizin, yaftalamaksızın yaptığı bir şeydir bu ilmi yöntemi kullanmak. Mevzuyu ülkemiz üzerinden örnekliyorum: bu bilimsel metot, 'argumentum ad gastroenterum' şeklinde formüle edilmediği karanlık ve bedbaht çağlarında, bu topraklarda yaşayan insanımızın, Türkiye Toplumsal Formasyonunun evlâtlarının 'işkembe-i kübradan atmak', 'işkembe-i kübradan sallamak', 'işkembeden atmak', 'g.t.nden uydurmak', 'kaynak: g.t.m', 'kaynak kçm', 'kaynak dötüm' gibi değişik şekillerde isimlendirdiği o hepimizin malûmu olan derin ve popüler ilmi yaklaşımdan başka bir şey değildir aslında!
Bu yazıyla birlikte, artık bundan sonra 'argumentum ad gastroenterum' deyişiyle adlandırılacak olan atadan-babadan kalma bu favori ilmi metodumuzun, en çok da google'dan beslenen copy-paste'çi 'bildimcikböcekleri'nin başvurdukları bir yöntem olduğu kamuoyunun malûmudur.
Bu arada, 'argumentum ad gastroenterum' deyişinin ilk defa bu yazıyla paylaşıldığını söylediğimde, bunun, mezkûr kavramsallaştırmanın bu metnin müellifine ait olduğunu dillendirmenin kibarcası ve alçak gönüllülük modunda gerçekleştirilmiş bir versiyonu olduğunu dikkatli okur gözden kaçırmamıştır diye düşünüyorum. Bu vurguyu yaparak, 'Sezar'ın hakkını Sezar'a; bu satırların yazarının hakkını da bu satırların yazarına!' teslim etmiş; bu suretle de, entellektüel, vicdani, ahlâki, etik ve moral bir vazifeyi de eda etmiş oluyorum. Parantez içerisinde belirtmiş olayım: 'etik - moral - ahlâk - vicdan' arasındaki farklara; bu konu oldukça kapsamlı, tartışmalı, sorunlu ve hatta muhataralı olduğundan, burada girmem imkân dahilinde değildir ne yazık ki!
Son derece de köklü ve kadîm olan ilmi bir metodu tavsif ve nominalize eden mezkûr ifadeyi, diğer bir deyişle 'argumentum ad gastroenterum'u insanoğlunun entellektüel hazinesine ve de 'human being'in ilim - irfan - bilgelik - ariflik - wiser'lık dağarcığına, üstelik de Latince olmak kaydıyla, ekleyebilmiş olmaktan dolayı duyduğum gurur ve iftiharı yaşadığım şu (benim için fevkalâde müstesna olan) anda; bahse konu kavramsallaştırmanın kozmik boyutlarda hayırlara vesile teşkil etmesini temenni etmeyi de ihmal etmiyorum tabiatıyla.
'Argumentum ad gastroenterum' ilmi metodunun kullanıldığı bir etüt için bakınız:
http://ziyaversencan.blogspot.com.tr/2014/09/pensilvanyaya-nicin-pensilvanya-denir.html
