​ En kolay İngilizce / Dil Eğitimi / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

25 Temmuz '12

 
Kategori
Dil Eğitimi
 

En kolay İngilizce

En kolay İngilizce
 

Artık İngilizce her yerde karşınıza çıkıyor değil mi? Eskiden İngilizce bilip bilmemek o kadar da önemli değilken şimdilerde gerek iş yaşantınızı gerekse sosyal yaşantınızı etkileyen bir durum haline geldi ve siz ne kadar direnseniz de bir şekilde İngilizce’ye mecbur kalıyorsunuz. Malum Dünya her geçen gün küçülüyor, uluslararası ticaret gelişiyor ve siz de kendinize iyi kötü bir yer edinmek isterseniz İngilizce bilmeden olmuyor.

Eskiden olsa İngilizce öğrenmenin zor olduğunu düşünmeniz normal olabilirdi. Ancak günümüzde geliştirilen yeni eğitim sistemleri ile sandığınızdan daha kolay ve hızlıca en azından konuşulup yazılanları anlayabileceğiniz ve kendinizi ifade edebileceğiniz kadar İngilizce öğrenebilirsiniz, yaşınız kaç olursa olsun.

Bunun en iyi örneğini şu anda 54 yaşında olan ve uluslararası bir fuarcılık şirketinin satış direktörlüğünü yapan bir ahbabımda yaşadım. Büyük bir bankadan emekli olan bu bayan emekli olduktan sonra başladığı işte sadece Türk müşteriler ile görüştüğü için İngilizce bilmesine gerek olmadığı için rahattı ve şirketin yabancı müşterileri ile hiç iletişim kurmuyordu. Başarılı bir satışçı olduğundan da İngilizce bilmiyor oluşu şirket açısından da sorun teşkil etmiyordu.

Fakat birkaç sene sonra şirket İngiltere menşeili büyük bir holding tarafından satın alındı. Bu satın alma sırasında ve sonrasında neredeyse tek başına tüm satışları idare eden ahbabımın dil bilmiyor oluşu ile ilgili yine hiçbir sıkıntı olmadı. Değişim sürecine girildiğindeyse yurt dışından yavaş yavaş kendisine dil öğrenmesi gerektiği ile ilgili telkinler başladı. Hatta bunun için özel hocalar bile tuttular. O zamana kadar hiçbir zaman İngilizce öğrenmeyi istememiş ve dolayısıyla da bunu denememiş üstelik de şiddetle karşı gelen ahbabım bu ısrarlı telkinlere kayıtsız kalamadı ve derslere başladı. Ancak bir şeyler yolunda gitmiyordu.

Çünkü bir dili öğrenebilmenin yaşı 11 ila 12’dir. Ayrıca dil en iyi gerçekten de okulda, lise ve üniversitede öğrenilir. Haftada alınan 4 saatlik dersin çok da faydası olmayacaktır. Nitekim dediğim gibi de oldu. Ahbabım daha 2.dersten pes etmeye başladı. Ben de ona yardım etmeye karar verdim. Üniversite yıllarımdan İngilizce ders vermişliğim olmasına rağmen hem yaşı bu kadar ileri hem de İngilizce öğrenmeye bu kadar hevessiz bir öğrenci ile ilk defa karşılaşıyordum. Ben de farklı yöntemlerle öğretmem gerektiğine karar verdim ve internetten aramaya başladım. Aramalarım sırasında renklendirme tekniği ile çok kolay ve anlaşılır bir şekilde İngilizce öğretmeyi vaad eden bir siteye rastladım (sitenin adresini yazımın sonunda vereceğim, sonra beni okumayı bırakıp direk oraya atlarsınız yoksa ;) )

Yöntem çok ilginç geldi. Açıkçası benim yıllarca aldığım eğitim ile uzaktan yakından alakası yoktu. Renklendirme yöntemi ile cümlelerin yapılarını ve kelimeleri öğretirken mp3 cdleri ile de telaffuzu güçlendiriyordu. Epey inceledikten sonra ahbabım için en basit yöntemin bu olduğuna karar verdim ve satın aldım. İtiraf etmeliyim kitaplar elimize geçene kadar bu kadar faydalı olacağına ihtimal vermemiştim.

Şimdi her gün 1 ders (5 sayfa kadar) çalışıyor. Ertesi gün öğrendiklerinden onu imtihan ediyorum J Özel ders sınıfında kendisinden yaşça küçük bir çok kişiden çok daha fazla soruya doğru cevap verip herkesi şaşırtıyormuş. Eh kimse ihtimal vermiyordu herhalde ondan bu kadar hızlı ve etkili bir İngilizce öğrenmeyi. Şu anda ilk 4 kitabı bitirdik diğerlerini sipariş veriyoruz. Eğer siz de etrafınızdakileri şaşırtmak isterseniz İngilizce’ye bir şans daha verebilirsiniz.http://goo.gl/IUFdd adresinden bahsettiğim sisteme ulaşabilirsiniz. Your destiny is in your hands :) 

 

 
Toplam blog
: 32
: 27118
Kayıt tarihi
: 02.12.11
 
 

“Le Bruyere, bir yerlerde, ‘yalnız olmamak gibi büyük bir mutsuzluk!’ der. Kendi kendilerine katl..