​ Endülüs'te Raks .... / Spor / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

05 Mart '08

 
Kategori
Spor
 

Endülüs'te Raks ....

Endülüs'te Raks ....
 

Haydi çocuklar KUPA'ya!


Fenerbahçem, yine zor olanı seçti, en az 5 yıllık ömrümüzü yedi, ama helal olsun! Erken gelen gollerin şokunu hissetmedi, 3-2 oldu, umudunu yitirmedi, uzatmalara kaldı, pes etmedi ve en son penaltılarda, Sevilla'nın boğalarının işini Matador Volkan bitirdi.

*****
Zil, şal ve gül. Bu bahçede raksın bütün hızı...
Şevk akşamında Endülüs üç def'a kırmızı....

Oldu:

Maç, tur ve gol... Sevilla'da futbolun yeni yıldızı
O futbol akşamında Jimenez, beş def'a kırmızı...

*****
Ne heyecan yaşadık; öbür tarafa gittik, gittik geldik. Ama umudum hep vardı, hiç yitirmedim ve hala var, baştan beri hep yarı final dedim, artık bu maçtan sonra kesinlikle Moskova'da final diyorum. Şampiyonlar Kupası, bu yıl bizim olacak. Şimdi kur'ada Barcelona gelir inşallah, İspanyollara alışmışken.

En çok Sevilla teknik direktörü M. Jimenez'in, o komik suratını merak ediyordum, dersini aldı artık bir daha hiç konuşamaz ve hayatı boyunca unutamaz bu geceyi.

Maçın hangi dakikasını yazsam, ilk 10 dakika dışında her dakikasında vardı Sarı Kanaryalar. Deivid yine yaptı yapacağını, maçın adamı oldu, Edu da. Ama olsun, sonuç önemliydi.

Bugün, artık herkes aklının bir tarafına Fenerbahçe'nin büyüklüğünün tartışılamayacağını yazmalı, konuşurken düşeceği durumları hesap etmeli. Ağzından çıkanı kulağı duymalı. Ahmet Çakar'a selam olsun! Zeki Triko'dan davet varmış (!)

*****
Altın kadeh her elde, güneş her gönüldedir;
İspanya varlığıyla bu akşam bu güldedir.

*****
Altın pas her ayakta, şut Gökhan Gönül'dedir;
Fenerbahçem varlığıyla bu akşam tüm gönüllerdedir...

*****

Penaltılara kaldığında bir an korktum, çünkü Alex oyundan çıkmıştı, sırası mıydı şimdi Alex'i oyundan almanın? Ama mutlaka bir sorunu vardır kaptanın yoksa çıkar mıydı?

Raks ortasında bir durup oynar, yürür gibi;
Bir baş çevirmesiyle bakar öldürür gibi...

*****
Sahanın ortasında bir durur, yürür gibi;
Bir top çevirmesiyle atar öldürür gibi....

*****

Dün, 3 Mart Kral Arthur, nam-ı diğer Zico'nun doğum günüydü, bugün hediyesini almış oldu.

*****
Gözler kamaştıran şala, meftum eden güle,
Her kalbi dolduran zile, her sineden: "OLE!"

Tüm Türkiye'nin kalbini fetheden Zico'ya da "OLE!"

*****
Yazacak çok şey var, ama parmaklarımda derman yok.

Haftalardır balon gibi şişirdiğimiz Sevilla bu takım mıymış? Cehennemlerini bizim için cennete çevirdiler. Ne kadar çok gol fırsatımız oldu, onların da oldu ama onların oyuncuları daha popüler ve daha deneyimli. İki kez kupa kazanmış. Bize ne? Gördük işte, Alves'i, dünyanın bir numaralı savunmacısını, penaltıyı bile atamadı.

Lorca'nın bu güzel şiirini hediye edelim onlara, fazla üzülmesinler:

Ne Cordoba'ya varacak yolları,
ne Sevilla'ya,
Ne de hiç durmadan
denizi sayıklayan Granada'ya
Götürür uykulu atları onlar,
türkünün titrediği çarmıhlar çıkmazına

Federico Garcia Lorca

****

İsviçreli hakem M. Busacca da pırlanta gibiydi, görsün bizim hakemler, iletişim nasıl oluyor oyuncularla, gözleriyle anlaştı.

Bu hafta Şampiyonlar Ligi'nde 8 maç olmasına rağmen, UEFA Başkanı Platin'i bu maçı seçti, kimin hatırına, tabii ki arkadaşı Zico'nun, bir başkası olsa gelir miydi?

Fenerbahçe'nin bu akşam ülkemize kazandırdığı itibar, bize epeyce yeter, şimdiden seneye gelecek başarılara umutlanıyorum.

Olacak, olacak, bu yıl daha güzel olacak! Ben inanıyorum, siz de inanın!

Selam olsun, kutlu olsun, hayırlı, uğurlu olsun!


Resim alıntıdır:

http://www.uefa.com/


Not: Bu yazımı maçtan hemen sonra heyecanla yazmıştım, biraz kısa olmuştu, başlığa uygun olsun diye, Yahya Kemal'in o eşsiz güzellikteki " Endülüs'te Raks" şiirinden bölümleri alarak aralara serpiştirdim...Beğenirsiniz umarım!
 
Toplam blog
: 480
: 2046
Kayıt tarihi
: 27.03.07
 
 

Üstkimliği ile insan, altkimliği yeterince kalabalık birisi; Eş, anne, öğretmen emeklisi. Doğa, H..