- Kategori
- Şiir
Enstantane
Gecenin en ıssızlığı dokunurdu içime
Bin yıllık sessizliği düşlerimde boğardım.
Bir çeçenin ısırdığı afrikaner sefaletinde yüce
İpekböceğinin ibrişimiyle hayata tutunmuş
Bir yürektim, güçlü ve zarif...
Kim bilebilir bir mağmanın
Kaç yıkıma bedellendiğini?
Kim bilebilir en masum gecelerin
Kaç aşkla parçalandığını?
Bilmem kaç şiddetinde sarsıntılar yaşardı
Bu kırılgan ayrılık fayları?
Kaç kentin banliyolarında
Aynı potada kaynaşılır kim bilir?
Ahh ne yangın bir nedeni vardı gitmelerin
Ayrılıklar olmasaydı içimde büyütmezdim seni
Her hüznüm ağıtlarla sonsuzlandığında
Kim bilebilirdi bu sevdanın bir tarih olacağını?