- Kategori
- Kişisel Gelişim
Erdemli olmak üzerine

Fromm diyor ki; Erdem akla dayanan ya da akla uygun bir otoritenin kaynağı yeterlik dediğimiz şeydir. Otoritesine saygı duyduğumuz kişi, başkalarının kendisine vermiş olduğu ve üstesinden gelebileceğine inandığı işi yeterli bir şekilde yürütür, sorumlu olduğu insanları korkutmak ihtiyacı duymadığı gibi bir takım sihirli niteliklerle hayranlık uyandırmaya da kalkmaz, başkalarını sömürecek yerde onlara yeterli bir şekilde yardımcı olur, otoritesi akla uygun temellere dayanır ve akıl dışı bir korkuya ihtiyaç göstermez.
Akıl dışı otorite ise kaynağını her zaman insanlar üzerindeki gücünden alır. Otoriteye boyun eğen kişinin çaresizliğine ve endişesine göre değişen bir değeri olabilir. Güç ve korku her zaman akıl dışı otoriteyi destekleyen unsurlar olmuşlardır.
İşte burada durup biraz düşünmek gerekiyor ..Güç ve Korku . İki önemli kavramdan söz ediyor, Erich Fromm..
Yıllar önceden okuduğum önemli yazarlardan biri. Erdemin, bir insan için gerçekten önemli olduğunu düşünüyorum.
Ve devam ediyor.. Özellikle benim ve benim gibi düşünenlerin, yaşam görüşünü netleştirecek cümlelerin akıcı ve akılcı gidişatı beni oldukça etkilemiştir.
Sanat deyince yalnızca tıp, mühendislik ve ressamlık gibi meslekleri anlamamak gerekir. Yaşamak da başlı başına bir sanattır. Gerçekte insanın uğraşması gereken en önemli, aynı zamanda en güç ve en karmaşık sanattır. Yaşama sanatında insan hem sanatçı, hem de sanatının objesidir. Hümanist ahlak, kuramsal insan bilimine dayanan yaşam sanatı ile ilgili uygulamalı bir bilimdir.
Ahlak, yaşam sanatını başarılı bir şekilde yürütmedeki kusursuzluğa ulaşmak için gerekli olan kurallar sistemi ise, böyle bir ahlakın en genel ilkeleri genellikle hayatın, özellikle insan hayatının tabii niteliklerine göre ayarlanmalıdır. İnsan hayatının amacı; sahip olduğu güçlerin kendi tabiatının yasalarına göre gelişmesidir.
Mizaç tepki biçimiyle ilgilidir, yapısaldır ve değişmez. Karakter ise daha çok bir insanın yaşantıları ile, özellikle ilk çocukluk günlerindeki yaşantılarıyla oluşmuştur. Gerçeği kavramak ve yeni yaşantılar edinmekle bir dereceye kadar değişebilir. Öfkeli, sıcak kanlı, hüzünlü ve soğukkanlı mizaçlar vardır. İki çeşit karakter tipi vardır: yaratıcı olmayan yönelişler ve yaratıcı yönelişler. Yaratıcılıktan anlayacağımız şey etkinliktir. Etkinliğin en güçlü kaynakları arasında akıl dışı tutkular yer alır.
Erdemin, TDK sözlüğündeki anlamını yazarak, devam etmek istiyorum:
1 . Ahlakın övdüğü iyi olma, alçak gönüllülük, yiğitlik, doğruluk vb. niteliklerin genel adı, fazilet.
2 . Felsefe İnsanın ruhsal olgunluğu.
Günümüzde insanın kendine olan yolculuğunda, etik,ahlak,erdem,empati ile ilerlediği takdirde, kendine olan saygısı ortaya çıkar. Kendine saygısı olmayan bir insanın davranışlarından, etkilenmek kısa süreli olur. Bazı insanlar silik, özgüvensiz kişiliklerini, kapatmak için savaşırlar. Kendine olan savaşları öyle büyür ki, gereksiz ideolojilere kadar gidebilir.
Toplumda uç noktada gözükmeye çabalar, oysa gerçek acıdır.Kişi özgüvensiz ve kendini sevmiyordur ..
Bu kişilikler kimi zaman, fiziksel ve sözsel saldırılarda dahi bulunabilirler.. Şöyle bir etrafınıza baktığınızda veya günlük gazeteleri okuduğunuzda onlara her yerde rastlayabilirsiniz.
Günümüz de, yaşamın anlamını sorgulayan bir kitle de var. Ama İnsanın gitgide yok olan duygularını yerine getirebilmek için, bir inanç veya bir felsefeye sahip olması da gerekiyor. Eğer kendinize dönüp içsel yolculukta bütünleşmişseniz,zihin,beden,ruh dengede ise, siz zaten olgunluğa ermişsiniz demektir.
İnsan; ahlaki değerleri ile birlikte yaşam sürdürdüğü takdirde,yaşama bakış açısı çok farklı olur. Şu anda topluma baktığımda, yolda yürürken,markette,bir toplantıda,kısaca her yerde bu değerleri fark edebiliyorum ..
Ne yazıkki bazı değerlerin yerleri değişmiş. Çağımızın getirdiği bir değişim mi? diye düşünüyorum Bu değişimin sebebini belki bulur ve sizlerle paylaşırım. Ama değişim hızla oldukça hızla ilerliyor.. Benim için ise, iyi ya da kötü yok ''olan'' var .
Düşünmek günah işlemeye benzer, insan onun zevkini bir kez tattı mı artık ondan bir daha vazgeçemez.
Erich Fromm
Erdem ve Mutluluk E. Fromm
Resim :www.ibiblio.org/.../