- Kategori
- Güncel
Erdoğan ile Silva’nın ağlamasında fark nedir?

Medeniyetler İttifakı Üçüncü Forumu dostluğu...
Ağlamak, üzüntü belirtisi değildir her zaman; sevinen insan da ağlar.
Ağlayanların görüntüsünü getirin gözlerinizin önüne.
Uzağa gitmeye gerek yok; 11 Temmuz 2010 gününe, 2010 Dünya Kupası final maçına gidelim. 120 dakikalık finalde son düdük çaldığında, futbolcuların, taraftarların görüntüsünü anımsayın bir.
Kazanan da ağlıyor, kaybeden de...
Birindeki sevinç gözyaşları, öbüründeki üzüntü...
*****
Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin TBMM’de grup toplantısında ağladı.
Brezilya Devlet Başkanı Luiz Inacio Lula da Silva, katıldığı bir televizyon programında gözyaşlarını tutamadı, ağladı.
Erdoğan niçin ağladı?
12 Eylül’deki halkoylamasında “Evet” oyu çıkması için çalışan Erdoğan, 12 Eylül 1980 cuntanın idam ettiği devrimci ve ülkücü gençleri anarken ağladı.
Şiir okudu, eksik de olsa, mektup okudu.
Erdoğan’ın bir beklentisi var:
12 Eylül mağdurlarından, onların yakınlarından “Evet” oyu gelmesi.
Demek ki, Erdoğan’ın ağlaması, bir “beklenti”siyle ilgili.
Demek ki, ağlama, bir beklentinin gerçekleşmesini sağlamaya yönelik.
*****
Silva niçin ağladı?
Silva, 8 yıldır sürdürdüğü başkalık döneminin sonuna geliyor. Neler yaptığından söz ediyor. Topladıkları kâğıtları, geri dönüşüm için satarak geçimlerini sağlayan varoşlarda yaşayan evsiz, yoksul insanlardan, onların kurduğu derneğe yaptığı yardımdan söz ediyor.
Silva, bir bakıma yaptıklarını, başarılarını anlatırken duygulanıyor.
Silva’nın niye ağladığını anlatan en çarpıcı cümlesi şu:
“İnsanlar, bu ülkenin kendilerinin olduğunu yeni fark ettiler.”
Demek ki, Silva, gözü geride kalmayacağı için sevinç gözyaşları döküyor.
*****
İspanya kazandı; ağlama sevinçten...
Hollanda, kaybetti; ağlama üzüntüden...
Erdoğan ağladı; Silva da ağladı!
Silva, beklentileri gerçekleştiği için ağladı.
Erdoğan, Yaşar Okuyan'a göre, "Referandumdan hayır oyu çıkacağını anladığı için" ağladı.
Demek ki, insan, nedeni ne olursa olsun, ağlar!