​ Erdoğan'ın korkusu! etrafını kırıp geçirirken, Vali Coş'ta coşuyor! / Güncel / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
 

Mahmut Ekrem Muhalefet demokrasiye geliştirir

http://blog.milliyet.com.tr/profilimaspx

14 Kasım '13

 
Kategori
Güncel
 

Erdoğan'ın korkusu! etrafını kırıp geçirirken, Vali Coş'ta coşuyor!

Erdoğan'ın korkusu!  etrafını kırıp geçirirken, Vali  Coş'ta coşuyor!
 

Erdoğan'ın on yıllık iktidarı dönemimde anlaşılıyor ki en çok tırstığı olay ''Gezi Parkı'' direnişiydi. Çünkü bu olayın Türkiye'nin bütün illerinde spontene gelişmesi, Erdoğan'ın yönetim tarzını benimsemiyen kitlelerin eseriydi.

Erdoğan'ın korku salma, polis devleti kurma ve tek adam demokrasisi hayallerine karşı insanların dur deme başkaldırısıydı.  Türkiye'nin biber gazı stoklarının, tüketildiği, aşırı güç kullanımı, genç insanların ödürülmesi, birçok insanın gözlerinin kör edilmesi ve arkasında yüzlerce yaralı insan bırakan polis saldırılarına dur demiyen bir Başbakan halkından korkuyor demektir.

Neden?

Peygamberimiz, ''Ümmetim adına en çok korktuğum gizli şirktir''.   ''Gizli şirkin temel görünümü riyakarlıktır'' . Allah şirke bulaşanları asla affetmiyeceğini açıkca bildirmiştir. Yani olduğun gibi görünmemek veya göründüğün gibi olmamaktan  (Takiyye) korkmak gerektiğidir.

Erdoğan'ın gençliği hedef alan beyanatları dur durak bilmemektedir. İnsanları ayrıştırma cabaları her geçen gün biraz daha katılaşmakta, en yakınındaki insanlarıda harcamaktan geri durmamaktadır.

Son örnek, Bülent Arınç'tır ki akli selim düşüncelerini kamuyla paylaşmış, Erdoğan'ın kız, erkek öğrenci evlerinin basılması söylemine şiddetle karşı çıkmıştır. Bu ne insanlığa nede sözde ileri demokrasiye sığan bir söylemdir. Ve Erdoğan, Arınç'ın sözlerini havada bırakan tavrını sürdürmüştür.

Bunun üzerine  Arınç şu açıklamayı yapmıştır:  ''Köprüleri atıyorum, aday değilim. Ben sadece bakan değilim. Benim özgül ağırlığım var ve bu özgül ağırlığım başkalarından farklıdır. Ben sadece bir yer işgal eden bakan değilim. Meclis Başkan'lığı yapmışım, demokrasi noktasında özgürlükler noktasında kendimi, ailemi, gençliğimi, siper etmişim. Kımızı plaka meraklıs, koltuğa oturduğunda her şey bitti diyen bir bakan değilim. Benim yıpranmamam lazım, benim hiçe sayılmamam lazım. Sn Başbakan buna dikkat eder, bu enazından kul hakkıdır''.

Arınç'ın bu açıklaması, siyasetçi kimliği ve siyaset adına önemlidir. Vakur bir siyaset adamından bu tarz çıkışlar beklenir ve gereği yerine getirilir. 

Başbakan, valilere öğrenci evlerini basmaları için göreve çağırırsa, devletin valiside ne insan haklarını nede yasaları dinler, bundan vazife çıkarır. Adana valisi Coş gibi parmak döndürerek '' Alın bu Gavatı''  deme hakkını kendinde görür. Özel kalem müdürü Vahdettin Saka'nında yerel medya patronlarının seks kasetlerini valilikteki dolabında sakladığı iddiaları ortalıkta dolaşır.

Erdoğan, Suriye'de savaşan radikal islam örgütlerine  ne kadar destek vermiyoruz desede, pek inandırıcı olmadığını görüyoruz.

İngiliz Guardian'a Türkiye'den Suriye'ye savaşmaya giden gençlere dikkat çekiyor. Birçok gencin El Kaide tarafından cihad saflarına çekildiğini, ana, babaları çaresiz çocuklarını arıyor. İki oğlu El Kaide tarafından cihad'a katılmaya ikna edilen Fatih Yılmaz, çocuklarının izini Halep yakınlarında bir gerilla kampında bulmuş ve çocuklarını geri istemiş. ''Kamp komutanı, sen kafirmisin onların elinden cennete gitme fırsatını almaya çalışıyorsun.''  Ve 20 li yaşlardaki oğullarını ne görebilmiş nede konuşabilmiş.

Şunu unutmamak gerekir ki; Müslüman'lıkta insanın kişiliği, eminliği dürüstlüktür, güvenilir olmaktır. İnancı kin aracı olarak kullanmamaktır. Dini kinden arındırmaktır. Herşeyden önce insan haklarına saygıyı inançlar üstü bir değer olarak korumaktır. Bunlar dindarın niteliğidir. Bugün dini siyasete alet eden dincilerde göremediğimiz hasletlerdir.

İşte Erdoğan'ın baskıcı tutumu gerek sünni, alevi, gerek laik, antilaik, turbanlı, başı açık, gibi ayrıştırıcı kavramların ,üstüne basa basa ya 'bendensin ya bertarafsın' sözleriyle  demokrasiyle ilgisinin olmadığını her vesileyle ortaya koyuyor.

İşte Erdoğan'ın 'Gezi Parkı' korkusunu destekliyen bir demeçte, Amerika heber ajansı, Bloomberg'in editöryel yönetiminden Marc Champıon'dan geldi.  Erdoğan insanları ikiye bölüyor, Erdoğan'a karşıysan, ulusalcı, Ergenekoncu, Laik sistemin ve ordu tarafındasın. Bu tavırları otokratik tutumu ve politikaları, gezi parkı protestolarını ortaya koyunca Erdoğan dahada tavizsiz ve agresifleşen bir insana dönüştü.''

Erdoğan'ın '' 10 yıllık iktidarının ardından, şüphesiz Türkiye'ye fayda yerine zarar veriyor.''  Yıllar boyunca paranoyak Laiklere nazik bir dille Erdoğan'ın zaten uzun süredir iktidarda olduğunu ve açıkca ifade ettiği muhafazakar ajandasının aksine gerçekten gizli İslamcı bir büyük planı varsa bunu saklamak konusunda çok iyi bir iş becerdiğini söylüyordum.'' diyen Champıon LAİKLERİN HAKLI ÇIKTIĞINI  söyledi. 

On Kasım'da Anıt Kabiri dolduran birmilyondan fazla insan çok şey ifade ediyor anlamak istiyenlere!

 
Toplam blog
: 147
: 638
Kayıt tarihi
: 13.05.08
 
 

Hızla kirlenen dünyamızda, üstümüze düşen görevi yerine getirmek için çalışmak, gelecek kuşaklara..