- Kategori
- Güncel
Ergenekon destandı, "masal" mı oldu?

internetten alınmıştır
Milli destanlarımızdan olan Ergenekon, son yıllarda kapsamlı bir darbe davasının adı olmuştu... Buna göre, bizde "derin devlet" olarak anılan Ergenekon, Batıdaki Gladyo'nun Türkiye versiyonundan başka bir şey değildi.
Amerika'nın Sovyet yayılmacılığı karşısında, müttefik ülkelerdeki milis ayaklanmasını örgütleyecek teşkilatlar kurdurduğu ve bunları finanse ettiği biliniyordu. Hatta, İtalya, yıllar süren davalarla bu örgütü tasfiye etmişti... Ne var ki, Türkiye'de böyle bir tasfiye olmamıştı.
Peki, bu Ergenekon ismini ilk kim anmıştı... Basından takip ettiğimiz kadarıyla, Yargıtayın yok dediği Ergenekon'un varlığından ilk bahseden gazeteci Can Dündar olmuştu.
Bugün aynı Can Dündar, Paralel kumpasla deşifre edilen MİT TIRları davasında, devletin gizli belgelerini ifşa etmekten yargılanıyor. Bu arada, Paralel örgüt FETÖ'nün kumpas kurduğu Ergenekon yüksek yargıda aklanıyor. Dahası, böyle bir örgüt yok, deniyor!!.
ABD'nin Gladyo benzeri yapılanmaları tasfiye ederken, yerine sivil vesayetçiler yerleştirmek istediği ve bunu da Paralel eliyle gerçekleştirmek istediği, Paralel'in darbe girişiminden sonra gün yüzüne çıkmıştı.
Devlet, Ergenekon başlığı altında TSK'ya kumpas kurulduğunu farketti...Ne var ki, bu farkına varıştan önce, Ergenekon torbası içinde bir çok asker sivil insanların canı yandı.
Yagıtayın son kararından sonra, "adaletçilik" oynayıp ahkam kesmenin anlamı yok... Ergenekon süreci başladığında, bu davaları yürütenler de devletin savcıları, devletin emniyet güçleri, devletin hakimleriydi.
Zekeriye Öz de devletin savcısı değil miydi?... Bugün, Ergenekon yok diyen Yargıtay hukuki karar veriyorsa, o zaman Ergenekon var, diyen mahkemeler devletin resmi organları değil miydi?.. Onların kararları da hukuk dairesinde alınmıyor muydu?
Bu kumpas aslında bütün Türkiye'ye kurulmuştu... Ergenekon başlığı altında asker-sivil pek çok insan tasfiye edilirken aynı Paralel, bir yandan da Hükumet'i tasfiye etmenin yollarını arıyordu. Ama hükumet o zaman henüz bunu bilmiyordu...
Hükumetin bunu bilmemesi bir zaaf gibi ifade edilebilir... Ancak, Hükumet ya da Başbakan bilgiyi Emniyet İstihbaratından alır, olmadı MİT'ten alır.... Eğer, bunlarda Paralel yapının elindeyse size işin kumpas olduğunu kim haber verecek?.. CİA mi, MOSSAD mı!!
Türkiye gibi, son seksen yılının her on yılında bir darbe olmuş bir ülkede, Ergenekon gibi, günü gelince sivil iktidarları düşürüp yerine kendi iktidarını koyabilecek yapılar olması şaşırtıcı olablir mi?
Ergenekon davalarında herkes yanıldı... Çünkü, dediğim gibi, bu kumpasın kurucuları da o zaman devletin elemanlarıydı... O zaman CHP genel başkanı olan Deniz Baykal'ın "ben Ergenekon'un avukatıyım" çıkışına zamanın Başbakanı Tayyip Erdoğan'ın "ben de savcısıyım" demesini dillerine dolayanlara diyeceğim şudur: Bugün bu Paralel kiminle iş tutuyor ve kiminle mücadele ediyor?
Sayın Kılıçdaroğlu, o zaman Başbakan olan Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı kastederek; "Engenekon savcısıyım, diyen zat da yargılanacak" diyor... Peki, bugün bu Ergenekon kumpaslarını kuran Paralel yapıyla mücadele edilirken siz nerede duruyorsunuz?... Sizin tabirinizle, bunların önüne bugün kim yatıyor?
Ergenekon sürecinde Türkiye, büyük bir kumpasa gelmiş ve büyük bir tehlikeyi savuşturmuştur... Aslında bu tehdit tam olarak bitmiş bile sayılmaz... Paralel yapıyla amansız bir mücadele içine giren Hükumet, her alanda onları deşifre edip sızmaları önlemeye çalışırken, onlarla birlikte iktidar arayışı içinde olanlar, ağzını açıp bir tek kelime edemezler.
Dua edelim ki, bu ABD mahreçli istila hareketi, Tayyip Erdoğan gibi güçlü bir iktidar döneminde başını kaldırdı... Her zaman söylediğim gibi, eğer başka iktidarlar olsaydı, dini de kendine dayanak yapan bu yapı kesinlikle Türkiye'yi altın tepsi içinde Amerika/İsrail konsoriyumuna teslim ederdi.
Mesele Ergenekon'un varlığı yokluğu değil, bugün asıl mesele, Paralel saldırının hala tamamen önlenememiş olmasıdır. Dün, milli orduya kumpas kuranlar, bugün milli hükumeti devirme çabası içindedir. Bunun için Terör'e destek vermek dahil her türlü ulusal/uluslararası faaliyette bulunmaktan geri durmuyorlar.
Eğer, birileri, bunlar bu Hükumeti devirsin de yerine biz gelelim, diye hesap yapıyorsa, çok fena faka basıyor demektir. Neden mi? Çünkü, Paralel eliyle indirilen iktidarın yerini ancak ihanet edenler doldurabilir.
Eğer, kendinizde böyle bir sıfat görmüyorsanız, bugün Paralel mücadelesinde devletinizin yanında duracak ve hiç ağzını açmayacaksınız!