Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

25 Temmuz '08

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
698
 

Ergenekon sonrası faşizm ve ulusalcılık

Ergenekon sonrası faşizm ve ulusalcılık
 

Ulusalcılık toplumu yatay olarak kesen ve “çözümü” devletin doğrudan zor kullanımında arayan kimlikler üstü bir siyasi pozisyon olarak şekillenmiş gözüküyor. Milliyetçiliğin ve laikliğin üstünün örtülerek farklı kimlikler arası bir bağ kurulabilmesine olanak sağlıyor.

Aynı zamanda gayrimüslümleşmiş bir öteki üreterek Kürtleri sembolik anlamda islamiyetin dışına itiyor. Bu kendi karşıtını din üzerinden algılayan etnik bir bakış açısı.

Müslümanlık dışındaki dinler düşman etnisiteler olarak algılanınca muhafazakarların da yadırgamadığı bir ortak payda oluşuyor ve laikliğin iticiliği ortadan kalkıyor.

İkinci olarak “devletin milleti ve ülkesi ile birlikte” özne olmasını kuşatan devletçiliğin asıl sahipleri ulusalcılar olarak ortaya çıkıyor.

Devletçilik, devleti şu an onun adına davranan aktörlerden bağımsız bir varlık olarak algıladığı için, kültürel kimliği muğlak bir özne yaratıyor ve böylece farklı kimliklerin ideolojik bir zeminde bir araya gelmesi mümkün hale geliyor.

Bu durum Cumhuriyet tarihinde ilk kez ortaya çıkıyor ve faşizmi olanaklı kılıyor.

Ülkenin AB’ye yaklaşması, giderek küresel bağımlı hale gelmesi, bürokratik yapıya Akp’nin müdahaleleri tehdit olarak algılanıyor. Bu kesim en büyük ortağı olarak askerleri görüyor.

Baykal ve Bahçeli bu damarı besleyecek ergenekon sonrası unsurlar.

Faşizm beceriksiz devletin yerine “gerçek” devletin geçmesini isteyenlerin “halk desteği” ile meşru hale gelen sistematik zulmüdür.

Kaynak: Faşizmin ayak sesleri- E. Mahçupyan

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

O da gelsin tam olsun. Bakalım neler olacak. Ayrıştırmaları bilerek ve isteyerek körükleyenler veya bilmeden, anlamadan alet olanlar, bir zamanlar sorun değilken suni sorunlar yaratıp ülkeyi iki metre bez parçasının peşine takıp sürükleyenler ve sonu gelmez senaryolarına her gün bir yenisini ekleyenler, yine iki metre olan bez parçasını bile saramadan bedenlerine o kuyuda boğulup gidecekler. Hepimizi peşinden sürükleyerek. El birliği ile bu ülkenin içine ediliyor şu an. Gerisi laf-ı güzaf. Yani.. ben şunu sormak istiyorum. Hangi Kürt, hangi Alevi, Hangi Arap vs.. Türkiye'nin her hangi bir yerine vize ile giriyor. Hangi işi kuruyor da işi engelleniyor. Akdeniz bölgesinin yarıdan fazlası Kürt ya da Alevi. Hepsi yerli halktan çok daha iyi koşullarda yaşıyor ve milyarlık, trilyonluk işyerleri açıyor. Bu paranın kaynağı nereden merak eden var mı hiç.. Yoksul her yerde var. Zengin de... Ve iddia ediyorum her milliyetten insanı ezenler yine kendi ağaları. Sevgiyle.

Ayrıntıda gezinmek 
 27.07.2008 11:17
Cevap :
faşizm bir toplumun başına gelebilecek en kötü bela.. bizim ülkemiz dünyanın en güzel ülkesi tüm farklılıkları ile tüm insanları da güzel ortak bir ahlak yaratılabilir ve dünyanın en iyi yaşayan insanları olarak dünyaya örnek olabiliriz.. bunca yıllık oyun yetmedi mi bir ömür oyunla geçmemeli. sevgi ve saygılarımla..  27.07.2008 20:38
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 444
Toplam yorum
: 1131
Toplam mesaj
: 1
Ort. okunma sayısı
: 1277
Kayıt tarihi
: 13.09.07
 
 

MB zengin kültürel bir eksen; düşüncelerimizin buluştuğu, tartıştığımız, birbirimizi etkilediğimi..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster