Ergenlik ve Davranış Değişmeleri / Bebek - Çocuk / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
 

Efsane FB 1907 Baterist Metin

http://blog.milliyet.com.tr/efsanefb1907

18 Mayıs '09

 
Kategori
Bebek - Çocuk
 

Ergenlik ve Davranış Değişmeleri

Ergenlik ve Davranış Değişmeleri
 


Cinsel hormonlar davranışları da etkiler elbette. Bu etkileme beynin cinsel merkezlerinde ve devrelerindeki testosteronların etkisiyle olur. Ergenlikten sonra testisler tarafından salgılanan testosterondaki olağanüstü artış, erkeğin cinsellikle ilgilenmesine ve cinsel olguları arzulamasına yol açar ki, buna da "libido" adı verilir.


Dişilik libidosu da ergenlikte artar ve bu da cinsel merkezdeki testosteronun faaliyetiyle üretilir. Kuşkusuz dişilerin erbezleri yoktur, lâkin adrenal bezleri ve yumurtalıklar dişinin cinsel isteğinin doğması için yeterli olan testosteronu üretirler.


Sonuç olarak ergenlik aşık olmaya başlanılan dönemdir. Küçük çocukların romantik ilişkilerde bulunmaları genel bir kural değildir tabii. Ergenlikte insan cinsel açıdan genellikle bir tek kişiye karşı yakınlık duyar ve onunla ilgilenir, bu ilişki yaşamının temeli haline gelir.


Genel olarak erkek çocuklar cinselliğin fiziksel dışavurumuyla daha fazla ilgilenirler. Lâkin, bunun mutlaka böyle olması gerekmez. Cinsel yönden daha serbest olan toplumlarda kızlar da bu yaşlarda romantik ilişkiler kurmak, cinsellikle ilgilenmek eğilimindedirler. Hattâ kızlarda ergenlik daha erken başladığı için, kızların daha baskın oldukları durumlara da rastlanabilir.


Bu dönemde pekçok çocuk aşık olabilir... Aşık olma, aşk ve sevilme, bütün bunlar yaşam deneyimlerinin en önemlileri arasında sayılabilir.


Ergenlik dönemindeki fiziksel değişiklikler herkes için aynı yaşta olmayabilir. Üstelik bu olaylar tekdüze bir gelişme de izlemezler. Ergenlik çoğumuz için aşırı duyarlılık ve güvensizlik demektir.


Ergenlikte ruhsal açıdan da gençleri çeşitli sorunlar beklemektedir. Bu dönemde çocuk hem gövde gelişmelerine, hem de dışarıdan gelen şiddetli ve sarsıcı uyumlara karşı kendisini korumak zorunda kalır. Bu durum karşısında ergenin içine kapanması doğal bir durumdur. Ergenin bu döneminde "narsizm" (kendine aşık olma) sıkça gözlenen bir durumdur.


Narsizm terimi Yunan mitolojisindeki Narcissus'dan gelir... Narcissus bir gün suda kendi görüntüsüne aşık olur ve görüntüyü yakalamak isterken suya düşerek boğulur. Ergenlikte de işte bu nitelikte bir kendini beğenme söz konusudur. Bu dönemde genç, beğenilmediği kuşkusundan yola çıkarak kendi kendine daha çok bağlanır. Sürekli olarak ayna karşısında kendini seyreder.


Kendi kendini doyurma da ergenlikten başlayarak başka bir nitelik kazanır. Bu duruma genellikle 14 yaşlarından sonra rastlanır. Bu eylem çevre tarafından genellikle tepkiyle karşılandığından, ergen bunu gizli olarak yapar ve yakalandığında da çok utanır.


Ergenliğin başlamasıyla beraber çocukluktaki cinsel yaşam en son, normal biçimine ulaşmış olur. Freud'a göre ergenliğe kadar cinsel güdüler "oto-erotiktir". Ergenlikle birlikte bu güdüler kendi dışlarında bir cinsel nesne bulurlar. Ergenliğe kadar cinselliğin etkinliği birbirlerinden bağımsız olan bir dizi güdüler ve haz bölgelerinden kaynaklanır. Lâkin ergenlikle beraber yeni bir cinsel amaç ortaya çıkar. Bu yeni durumda tüm güdüler birleşirken, diğer bölgeler cinsel organlara bağımlı ve ikinci duruma düşerler.


Yeni cinsel amaç, iki ayrı cins için ayrı ayrı cinsel işlevler yükler. Böylelikle erkek ve kadınların cinsel gelişmeleri büyük ölçüde birbirinden ayrılır. Normal bir cinsel yaşam, cinsel nesneye doğru yönelmiş iki yolun birleşmesiyle gerçekleşebilir. Bu yollar tensel ve duygusal akımlardır.

 
Toplam blog
: 1907
: 3759
Kayıt tarihi
: 28.07.07
 
 

03 Şubat 1967 İstanbul doğumlu, romantik bir müzisyenim işte... Müzik, bateri, spor, Fenerbahçe, ..