- Kategori
- Güncel
Ermeni Aydınları

(http://www.ozurdiliyoruz.com/destekleyenler) sitesi hackerlerin saldırısına uğramış.
Türkiye’de bazı aydınların başlattığı “Özür diliyoruz” kampanyasından sonra Ermeni aydınlar da bir karşı özür kampanyası hazırlıyor. (Radikal 02 Şubat 2009 Pazartesi)
Avustralya’nın Sydney kentindeki Macquarie Üniversitesi Öğretim Üyesi ve Türk Ermeni Diyalog Grubu Eşbaşkanı Dr. Armen Gakavian da bir karşı özür kampanyası hazırlıyor. Kampanyayı, Amerika Birleşik Devletleri’ndeki Ermeni cemaatinden, tarihçi Profesör Dennis Papazyan da destekliyor.
Kampanya için hazırlanan taslak bildiri metni şöyle: “Ermeni halkı adına işlenen cinayetler için özür diliyor, bunların acısını duyan masum Osmanlıların ve Türklerin duygularını paylaşıyorum.”
Bizim aydınlarımızın özür metninde ne deniliyordu?
“1915'te Osmanlı Ermenilerinin maruz kaldığı Büyük Felâket'e duyarsız kalınmasını, bunun inkâr edilmesini vicdanım kabul etmiyor. Bu adaletsizliği reddediyor, kendi payıma Ermeni kardeşlerimin duygu ve acılarını paylaşıyor, onlardan özür diliyorum.”
Bu kampanyayı destekleyenler (06.02.2009 saat 10:19) 28864 kişiye ulaşmış.(ozurdiliyoruz.com) Bu arada site hackerlerin saldırısına uğramış. Saldırı olmasaydı şaşardım zaten.
İki komşu ülke; ekonomik, siyasi, kültürel ilişkiler açısından birbirlerine her zaman muhtaçtır. Birbirleriyle öyle iç içe geçmişlerdir ki onların acısını, sevincini çok kolay anlarız. Bu Yunanistan ile de böyledir, Bulgaristan ile de, Irak ile de, Ermenistan ile de…
Marmara depremini anımsayalım. İlk yardım elini uzatan bize kimdi? Yunanistan’dı elbet. Bizim acılarımızı ilk onlar hissetmişlerdi içlerinde. Bizimle birlikte ilk onlar harekete geçmişti.
Saddam'ın tüm olumsuzluklarına rağmen ABD ve İngiltere'nin Irak'ı bombalanmasında, işgalinde hangimiz oradaki insanların acısını içimizde hissetmedik? Çook yukarılardan geçen bombaları taşıyan uçakların sesini duyduğumuzda hangimiz biraz sonra olacakların endişesini taşımadık?
Geçmişte yapılanlar unutulmalı mı? Elbette “hayır!” Onlar unutulmadan ama mahalle kavgasına da dönüşmeden sorunlarımızı çözebiliriz. İyi komşuluk ilişkileri içinde yaşayabiliriz.
Aydınları kansızlıkla, vatan hainliğiyle suçlayacağımıza önce kendi yaptıklarımızın bir değerlendirmesini yapalım, bize yapılanları da unutmadan. İğneyi kendimize batıralım çuvaldızı başkasına batırmamıza gerek kalmayacaktır.
Ne yazık ki, iki tarafın kavgasından nemalanmak isteyenler boş durmayacaklardır. Kansızlık ve vatan hainliği suçlamalarına devam edeceklerdir hem bizde hem komşumuzda... Bilerek işlenen yeni cinayetlerle iki ülke arasındaki gerginliğin sürmesi için elden gelen yapılacaktır.
Yapılan ve yaşanan vahşetin fotoğrafları Internet, basın gibi iletişim araçları kullanarak -yalan, yanlış, doğru iç içe- gerilimi arttırmaya çalışacaklardır.
Gerginlik belki bir ara dondurulup zamanı gelince tekrar ısıtılacaktır şoven duygularımız kaşınarak.
Bizlere düşen bu türden propagandalara rağbet etmemektir. İyi komşuluk ilişkileri olan bir mahallede hırsızlık olur mu? Fakirlik olur mu? Tam tersine paylaşım vardır. Huzur vardır.
İşte her iki tarafın da aydınlarının yapmaya çalıştıkları budur.