​ Erol Köse ve Naçizane Hali / Siyaset / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

01 Mayıs '12

 
Kategori
Siyaset
 

Erol Köse ve Naçizane Hali

Erol Köse ve Naçizane Hali
 

Erol Köse!!!!

Doğrusunu isterseniz kim olduğunu bildiğim bir şahsiyet değil (di)… Lakin şu Twitter denen sosyal medya sitesi gündemimizi belirler hale geldiğinden beri, muhteremin adı hafızama kazındı. Kendileri, her daim gün yüzüne çıkmamış incilerini twitter vasıtasıyla ortalığa döküp saçıyor. Son incisiyse, BDP’lileri hedef alan cinstendi.

Efendim BDP’liler 23 Nisan kutlamalarına katılmama kararı almışlar ya… Erol Köse’nin onuruna! pek bir dokunmuş olacak ki, zihinsel arka planında kalmış gizli ırkçılığını, Twitter mesajındaki iğretiyle gün yüzüne çıkardı. Ve muhterem, böylelikle ülke gündemine ırkçılığıyla malul bir şekilde oturmayı başardı. Belki kenardan kıs kıs gülüyordur… Gülsün… Ama böyle bir lekeyi hayat boyu alında taşımak kolay olmasa gerek.

23 Nisan günü Antalya cıvıl cıvıldı. Çocuklar Kültür Park içerisinde güzel bir gün geçirmişler. 23 Nisan günü Kültür Park içerisinde uçurtma şenliği düzenlenmiş ve çeşitli oyunlar, gösteriler tertip edilmişi. Akşam ise Antalya Kültür Merkezinde sanat okullarının gösterileri vardı. Kızımın da içerisinde bulunduğu Antalya Büyükşehir Belediyesi Çocuk Korosunun konserini izlemek için Antalya Kültür Merkezine gittim. Ve doğrusunu isterseniz sanat okullarının gösterileri bir hayli ilgimi çekti. Küçük çocukların yaptığı gösteriler görülmeye değerdi. İnsan ister istemez kendi çocukluk günlerini hatırlamak durumunda kalıyor. Saatlerce güneşin altında ayakta bekletilip, okunan birkaç abuk subuk şiir ve konuşma sonrasında evlerimize dağılırdık. Tahmin edersiniz ki, bizim çocukluk zamanlarımızdaki 23 Nisan kutlamaları, biz çocuklar için bir hayli eziyet oluyordu. Ve bir de tehdit yerdik ya öğretmenimizden, “Şayet gelmezseniz, yok yazılacaksınız” diye. İstersen gidip, o eziyete katlanma… Uzun zaman oldu, bu zihniyet dünyasında bir dönüşüm başladı. Çocukların daha aktif bir şekilde katıldığı kutlama törenleri düzenleniyor. Daha çok eğlence ve üretim üzerine kurulu bir karaktere dönüşmüş durumda bu tip kutlamalar. Ama bir de bu kutlamalardan pay alamayan çevreler var. İşte asıl mesele o kutlamaların dışında zorunlu olarak kalmış çocukların olması.

Aslında bu coğrafyada çocuk bayramı kutlamak mizah kıvamında değerlendirilebilecek bir durumdur. BDP, benim mizah kıvamında dediğim hadise ki aslında bir dramdır, bir trajedidir, bu dram ve trajediye dikkat çekmek adına 23 Nisan kutlamalarına katılmama kararı almış. Doğru da yapmış. Hani birileri kalkıp ırkçı hezeyanlarını ortalığa kussada, bu coğrafyada yaşanmakta olan bir gerçek var. Alın size Pozantı Cezaevi! Irkçı hezeyanlara kapılanlara ve BDP’lilere tavır alanlara, hadi buyurun efendim, diyelim. Bu gün dünyanın hiçbir ülkesinde politik mahkum olarak cezaevlerinde çocuk yokken, bizim ülkemizde, henüz daha ilkokul çağındaki çocuklar politik mahkum olarak demirparmaklıklar ardında gün dolduruyor. Ve tabii ki ırkçı hezeyanlar kusmakta beis görmeyenler, böyle bir utanca karşı tek laf edemiyorlar. Hayır, aslında ediyorlar ve o laflarına bir amayla başlıyorlar, “Ama o çocuklarda taş atıyorlar”. Doğru, o çocuklar taş atıyor ve taş attıkları için cezaevinde politik mahkum olarak tutuluyorlar. Cezaevinden çıktıktan sonra da, sanırım her biri birer canlı bomba olarak toplumun içerisine karışacaklar. Ve sonra, yine suçlu ilan edilecekler. Bu çocukların cezaevlerindeki dramsal durumuna dikkat çekme çabasına girişmiş olan bir siyasal partide, “O….. çocukları” muamelesi görecek. Vallahi bravo, billahi bravo…

 

 

 

 

  

 
Toplam blog
: 1509
: 1145
Kayıt tarihi
: 07.08.07
 
 

Yazarım... Okurum... Öğrencilik yıllarımda çok yazdım... Kompozisyon derslerinde yazdım... Duvar ..