- Kategori
- Dünya
Esad'ın dış politikası, Türkiye'den daha soğukkanlı... Adam işini biliyor maalesef!

Herkes gitmesini beklerken; o temelli yerleşiyor ülkesine. Nasıl bir çelişkidir bu. Sebep olanlar utansın.
Siz de fark ettiniz mi; bilmiyorum. Ama şu ayrıntının dikkatli gözlerden kaçması mümkün değil: Esad'ın dış politikası, Türkiye'den daha soğukkanlı... Adam işini biliyor maalesef! O yüzden bunca süredir ayakta...
Seküler yönetim tarzı, laik devlet düzeni, ona sıkı sıkıya bağlanmış dar ama sağlam bir yönetici asker sınıfı; bizimkine nal toplatacak bir istihbarat performansı gösteren El Muhaberat... Üstüne İran ve Hizbullah'ın sonsuz kredisini, sınırsız desteğini ekleyin... + Rusya ve Çin dayanışmasını göz önüne alın... İlaveten, ne kadar uzun süredir müttefik olurlarsa olsunlar; bazen gizli kalan bazen de apaçık ortaya çıkan Türkiye - Amerika güvensizliği; giderek daha dirençli hale getiriyor Şam'ın patronunu...
Bizimkiler Anadolu bozkırlarında naralanıp dururken; adam, 3.Dünya Savaşı'nın eşiğine getirdi hepimizi. Demek ki sandığınız kadar kolay lokma değilmiş Esad. Hay sizin stratejik derinliğinizi sevsinler!
Suriye; dış siyasetine, ulusal politikalarına, dünyayla ilişkilerine asla duygusal yaklaşmıyor. Taktik ve stratejik açıdan matematiksel bir gerçekçilikle atıyor adımlarını... Ankara, bunca kabadayılığına rağmen tek bi Suriye askerine diş geçiremezken; Türkiye; Reyhanlı, Suruç ve başkentinde kan deryasına, dinmez gözyaşlarına boğuldu.
Dış politika ve diplomasi, atıp tutmayı kaldırmaz. Keskin bir hesap mühendisliği gerektirir. Biz, "Stratejik derinlik, Şam'da namaz kılacağız," ninnileriyle uyutulurken; onlar, ülkemizi her an daha kaotik bir ortama sürüklüyor.
Ve tüm bunları bir tek şeye borçlu komşumuz. O da şu: Soğukanlı, akılcı dış politika anlayışı...
Biz; "IŞİD mi, PKK mı, DHKP-C mi patlattı bombaları," diye düşünürken; onlar gittikçe daha sağlama alıyor sırtını... Ayaklarımızın altındaki toprak kayarken usul usul; küçük, sıradan bir Arap devletiyle bile baş edemedik.
Ondan sonra, Gelsin Ortadoğu liderliği!.. "Yok yaa! Senin anan o güzel mi?!" diye sorarlar kahvede... Biz memleketimize sahip çıkalım; gerisi hikaye. Yoksa onlar değiştirecek yolumuzu. Acıklı bir Türk filmine dönecek sonumuz. Bi kez daha kahrolurken filmin kahramanı; dilinde o meşhur Kayahan şarkısı: " Beni anlamadın yaa! Ben ona yanıyorum!"
Ortalık daha fazla karışmadan, ülkemin tüm politik aktörlerini akl-ı selimle davranmaya davet ediyorum. Çünkü bu vatan hepimizin. Gidecek yerimiz yok. Biz Suriyeli değiliz. Hiçbir yere sığmaz başımız. Özgürlük karakterimizdir. Hani, buna uygun davranış nerede?
Not: Yazıda kullanılan görsel internetten alınmıştır.