- Kategori
- Gündelik Yaşam
Eşek, bizim eşek ama çulu(palanı) değişmiş.

"Herkes elbisesinin içinde çıplaktır"
Türbandı, çarşaftı, açıktı, kapalıydı derken beyin hep unutuldu. Fantezi dünyasının sınırları yok sayıldı
Beyine hiç bir güç ipotek koyamaz.
Fantezi her yerde her zaman kapınızı çalabilir.
Biz yasaklarla uğraşıyoruz. Yok saç kapalıymış, yok açıkmış. Çarşafmış, mini etekmiş.
Biz bunları, hep erkek egemen topluluğun kadınlara yönelişi-bakışı- açısından düşünüyoruz.
Kadınların, erkeğin giyinişle ilgili hiç bir irdelemesi, fantezisi var mıdır, yok mudur diye düşünmüyoruz....
Beyin, cinsellik açısından bir objeye odaklanmışsa , o objenin kapalı olmasının veya açık olmasının bir önemi yoktur.
Kısacası herkes elbisesinin içinde çıplaktır .Beyin nasıl isterse öyle görür. Beynin bu görüşünü de hiç bir güç engelleyemez...
Bu düşlenen çıplaklık da, bazı beyinlerde erotizm yaratabilir. Bu da bazı beyinler için normal sayılabilir... İnsan doğasının bir gereğidir.
Anlaşılması güç nedenlerle, günümüzde türbandı, açıktı kapalıydı tartışmaları yapılırken beynin fantezi gücü unutuluyor. Beyin bu çaput parçalarından daha güçlüdür. Her kapalılığı, gizliliği açar. Her şeyin temelinde beyin vardır.
Çoğu kişinin (er kişilerin), türbanlı, kapalı kadınları daha erotik görme, seksi görme eğilimleri olabilir. Bu konu her zaman bir araştırmaya açıktır...
Yasaklar merak doğurur diye önemli bir sosyolojik söz vardır. Cinsel objelerde hep bu yasaklar üzerinde yoğunlaşmaktadır . Elde edilmesi güç görünen objeler daha ön plana çıkabilir. Dolayısıyla kapalılık, erkek ciselliğini daha çok kamçılayabilir. Bunu söyleyebilmek, genelleştirebilmek çok zordur ama, kapalı anlayış belki de bunu istemektedir...
Yasaklar daha çok merak doğurur ve kişileri olumsuz davranışlara sevk edebilir...
Tüm bunlara rağmen neden türbanı tartışır dururuz. Bunun temelinde, türbanlılığın cinselliğe bir gizem katma anlayışı mı yatmaktadır ! Eğer bu dini bir vecibeyse ki, bu da hep tartışılıyor...Bu konuların uzmanı Prof, Dr, Zekeriya Beyaz'ın şu sözleri her şeyi açıklıyor...
"Türbanı kutsal bir yapı içine konduruyoruz, sonra türban kutsal bir şey değildir ki, bir bez parçasıdır. Eğer saçları örttüğü için ona mübareklik, kutsallık manası veriliyorsa, ondan daha kutsal bir nesne vardır, bu dondur, külottur. Bunlar daha önemli yerleri örtüyor, daha kutsaldır o zaman"
Bu konular tam anlamıyla bir araştırma konusu olmalıdır.
Bakınız bu konuda ne güzel sözler vardır.
Eşeğe altın palan vursan da eşek yine eşektir.
" Eşek bizim eşek de, çulu (palanı) değişmiş" sözü de şeklin öneminin olmadığını vurgular.
Yıllardır şekilcilikle uğraşa uğraşa işin içinden çıkamaz hale geldik.
Biraz da beynimize güvenelim, ona saygı gösterelim.
Beyin zaten istediğini istediği şekilde görüyor.
"Herkes elbisesinin içinde çıplaktır"
Bizim yaptığımız ise işgüzarlıktan başka bir şey değil.
Eşek bizim eşek ama çulu değişmiş...


