- Kategori
- Deneme
Eskiler ve insanlar

Ne zaman eski bir yıkıntı bina görsem, aklıma o evde yaşanan; sevinçler, hatıralar, üzüntüler, özlenenler gelir, kısacası bir hayat gelir..
Neler yaşanıldığı bilinmeyen bu evlerde insanlar belki umutlarını kaybetmişlerdir, ya da sevinçlerini, belki de mutluluk kazanmışlardır kim bilir. Kim bilir belki de akşam eve yorgun dönen bir babanın çocuklarına duyduğu sevgi öne çıkar o evlerde ya da akşam babası gelince korkudan duygularını kaybeden çocuklar, bilinmez bu... Belki hayat karşısında tutunamayıp evlerinden yaşadığı yurdundan göç etmeye mecbur insanların dramı vardır o yerlerde. Sabahın ilk ışıklarının vurduğu o pencereler artık hayata kimsesiz bir gözle bakmaktadır.
Evler yaşadıkları kişilerin ruhlarını bürünürler. Kişilerin duyguları o evin duvarlarına siner, oralarda bir yerde yer eder, anı olarak kalır o eve, o karmaşık duygular. Her ne yaşandıysa o evde, duvarlar şahittir olup bitene. Bir yapının yaşlanması harabe haline gelmesi de buna bağlıdır esasen. Nasıl ki içinde yaşanmayan ilgi görmeyen bir yapı çürümeye mahkumsa, dertlerle çilelerle geçen bir ömrün yaşandığı evde çürümeye mahkumdur.
Hele o eski tarihlerden kalma harbeler... O yerlerin bizlere anlatacağı daha çok şey vardır.
- "Bir bilseniz neler gördüm, işittim" diye başlar onlar sessizce, ama ne yazık ki insanoğlu anlamaz bunları yanlarından gelip geçerken yokmuş gibi davranırlar onlara. Ah ne baharlar ne kışlar görmüştür onlar, ne insanlar tanımşlardır, ne çileler ne üzüntüler çekmişlerdir bir bilseniz...