​ Eşlerin anlatması gereken sırlar / Sağlıklı Yaşam / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

14 Şubat '08

 
Kategori
Sağlıklı Yaşam
 

Eşlerin anlatması gereken sırlar

Eşlerin anlatması gereken sırlar
 

Dünyada, çoğu zaman, en sağlıklı çiftler bile birbirlerinden bir şeyler gizlemektedirler. Hepimiz için, tüm sırları bitiren en büyük sır, aldatmaktır. Çünkü hiç kimse, sadakatsizliğin harap edici sonuçları karşısında kaçamak cevaplar veremeyecektir. Ufak hileler bile ilişkileri sarsabilirken, neyin zararlı neyin zararsız olacağı arasındaki çizgiyi çizmek gerçekten zor olacaktır.

Aşağıda, eşinize ya da sevgilinize ondan sakladığınız bir şeyler olduğunu söylemenin akıllıca ve duygusal metodları açıklanmıştır:

1-Bir randevu ayarlayın: Gidip, birdenbire ona olan biteni anlatmaya başlamayın. “Seninle konuşmak istediğim bir konu var. Bu akşam bunun için uygun bir saat ayarlayabilir miyiz?” gibi bir cümleyle giriş yapmak uygun olacaktır.

2-Doğru yeri seçin: Kalabalık bir mekanda ya da sizin için olumsuz anisi olan bir yerde konuşmaktan kaçının. Bir park ya da sahil gibi güvenli, bir yer seçin.

3-Özür dilemeye hazırlıklı olun: En büyük hata, aciklamak istediğiniz bir hatanizin o kadar da önemli bir şey olmadığını ima etmeniz olacaktır. Bu nedenle, “Sana uzun zaman önce söylemem gereken bir şey vardı. Ama söylemeye çok utanmıştım. Umarım bunun için beni affedersin” gibi bir giriş cümlesi kullanmak gerekmektedir.

4-Bir üçüncü şahsı hazır bulundurun: Sadakatsizlik ya da benzeri, daha önemli sorunlar için, her ikinizin de çok güvendiği bir arkadaşınızın ya da bir profesyonelin yardımına başvurun.

Kusursuz bir ilşki içindeyseniz, sevgilinizden hiç bir şeyinizi saklamazsınız. Aynı şekilde partnerinizin da yaşamı açık ve şeffaftir sizden bir şey saklamayacağından eminsinizdir.

Geçmişiniz ya da bugünle ilgili hiç bir şeyi ondan sakladığınız oldu mu? Ya da o sizi, kendisiyle ilgili daha önce hiç bilmediğiniz bir şeyle şaşkınlığa sürükledi mi? İşte burada, çiftler en büyük bombalarını patlatırlar. Ayrıca hangi sırlarını birbirlerinden saklayıp, hangilerini açık edeceklerini de öğrenmiş olurlar.

Sır, partnerinizin öğrenmesini istemediğiniz bir şeyden kendinizi koruma girişiminizdir. Ya da, tam tersi olarak, partnerinizin gereksiz bir endişeye kapılmasını engellemek; onu bundan korumak istemektir. Bu olay biraz heyecan gizem ve heyecan verici olabilmektedir. Peki neyin güvenli bir şekilde kilitli kalacağını ve neyin itiraf edilmesi gerektiğini nasıl bileceğiz?

Eğer tam güvene dayalı bir ilişki istiyorsanız, belli bazı konular kesin bir açıklık getirmelisiniz. İlişkiler uzmanı Mira Kirschenbaum, “Eğer sırrınız, hayatınızdaki kişinin geleceğini ya da sizinle olan ilişkisini doğrudan etkileyebilme ihtimaline sahipse, o halde bunu kesinlikle onunla paylaşmalısınız” demektedir. Bu sır, geçmişinizle ilgili hala yankıları süren bir durum olabileceği gibi, şimdi olan ve geleceğinizi etkileyecek bir başka olay da olabilecektir.

Çiftler çok geç farketselerde, sakladıkları bir sır ailernini etkilediğinde ve ortaya çıktığında çiftler bir sarsılma yaşarlar. Sırrınızın açığa çıkmasının yarattığı sarsıntının ardından bir de, eşinizin size güveninin kaybı ve ihanete uğramış hissetmesinin getridiği sarsilmalar meydana gelecektir.

Böylesi bir durumla karşılaşınca, “Neden bana daha önce söylemedin? Ben sana en yakın insan değil miyim?” diye düşünülmesi çok doğal olacaktır. Uzmanlara gore, özellikle erkeklerin sır saklamasının sebepleri, birden fazla sebepleri vardır. Erkekler, güçlü ve kontrol sahibi olarak bilinmek isterler, eğer onların daha farklı, daha zayıf hallerini görürseniz, onları sevmekten vazgeçeceğinizden korkarlar. Sebeplerden biri budur. Sebeplerden bir başkası da kimi erkeklerin sessiz kalarak sorunlardan uzaklaşabileceklerine inanmasıdır. Erkekler, genellikle kadınların vereceği tepkilerden kaçınırlar ve tartışmalardan uzak durmak isterler. Erkekler bir kadını öfkelendirmemek için her şeyi yapabilirler ancak; bu şekilde davranarak sonunda işleri olduğundan farkili vei sin icinden cikamyacak duruma getirirler.

Eğer kendinize karşı dürüstseniz, hangi sırlarınızın, “ACI FREN YAP VE DUSUN” kategorisine girdiğini bilmek hiç de zor olmayacaktır. Peki ya uzun süre öncesinden gelen sırlarınız? Onlar da “Yavaşla! Anlatilmadan önce düşün” kategorisine giriyor, öyle değil mi? Bir taraftan, uzak geçmişinize ait utanç verici bir olayın artık şu anki yaşamınızda hiç bir etkisi kalmamışsa, dudaklarınızı sonsuza dek mühürlü tutmayı düşünebilirsiniz.

İlişki uzmanı Harville Hendrix, “Birisiyle ilişkiniz ciddiyete bindiği an, ona sormanız gereken tek şey: Sana şu ana kadar söylemediğim ve senin merak ettiğin bir şey var mı?” diye sormasidir. Bu uzun süredir birlikte yasayan çiftler için de gecerli bir tavsiyedir.

Hendrix, konu ne kadar ciddi olursa olsun, partneriniz bunu öğrendiğinde ne kadar yıkılacak olursa olsun, sırrın açıklanması gerektiğini, aksi taktirde, zaman geçtikçe, yaşanacak sarsıntının çok daha kötü sonuçlara yol açacağını da soylemektedir. Ayrıca bu konu sadece bir şeyleri saklamaktan ibaret değildir. Ayni zamanda esinize güvendiğinizi ifade etmenin de bir yoludur. Kirschenbaum’na gore, “Eğer partnerinizden bir şey saklıyorsanız, ona aslında, konuyu anlayamayacak kadar aptal, güvenilmez ve başa çıkamayacak kadar sevgisiz olduğunu söylemiş olacaksınız” der. Bu da başlı başına oldukça yaralayıcı bir durum olacaktır.

Murphy, Aşk Kanununa göre, bir sırrınızı ne kadar gizli tutmaya çalışırsanız çalışın, o sırrın aniden ilişkinizin tam ortasında patlamasına sebep olacaktır. O yüzden bu konuyu gozden gecirmeniz gerekir. Ornegin; İnternette dolaşan ve sizi ele verebilecek fotoğraflar mı var? Arkadaşlarınız bir zamandan sonra eski çapkınlık hikayelerinizi anlatmaya başlayabilir mi? Veya birden bire ortaya çıkabilecek bir eski sevgili? Eğer partnerinizin her hangi bir şekilde sırrınızı öğrenebilme ihtimali varsa, bunu ilk önce sizden duymuş olması, baskasindan duymasindan daha iyi olacaktır. Geçmiş aşk hayatınız hakkında kendinizi aklamanız sizin icin yuksek bir puandır. Bu konyda Kirschenbaum’a ya gore, dikkatli hareket etmenizi önermektedir: “Eski ilişkileriniz ve onlarla ne yaptığınızı tam olarak, detaylarıyla açıklamanıza gerek yoktur. Eşinizin ya da sevgilinizin aklını sonradan silinemeyecek bir dolu zihinsel imajla doldurmak anlamsızdır”.

Elbette dürüstlük, en önemli insani değerlerden biridir. Ama, uzun süreli ilişkisi olan herkes şunu bilmelidir ki; hepimizin kendimize saklamak istediğimiz, bir kaç bize ozel sirrimiz vardır. Bunlar, tabi ki de karşınızdakine ve ilişkinize zarar vermeyeceğinden emin olduğunuz anılar olmalıdır. Örneğin bir şekilde elinize geçen fazladan parayla o hep çok istedğiniz ceketi aldınız, ya da eşiniz işe giderken arabada hiç bir zaman birlikte dinlemediğiniz müzikleri dinliyor. Kirschenbaum’a göre, evli olsak bile kendimize ait özel alanlarımız olmalıdır. “Bu konu benim kişisel alanıma dahil ve benden başka kimseyi ilgilendirmez” gibi bir düşünceye sahip olmak oldukça rahatlatıcı bir durumdur. Hatta, kendinize ait ufak bir gizem bırakmanız, ilişkinize de heyecan katacaktitr. Eğer partneriniz sizinle ilgili en ufak detaya kadar bilgiye sahip olursa, gelecekte paylaşacağınız hayatın ne heyecanı kalacaktır ki?

Sevgililer gununuz kutlu olsun

Mustafa Ucman

 
Toplam blog
: 92
: 2862
Kayıt tarihi
: 14.01.08
 
 

Hatay-Antakya’da 1963 yılında doğdu. İzmir İmam Hatip Lisesinden sonra 1981 yılında aile birleşim..