​ Esra Erol transfer olmuş, gözünüz aydın.. / TV Programları / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

31 Temmuz '13

 
Kategori
TV Programları
 

Esra Erol transfer olmuş, gözünüz aydın..

Esra Erol transfer olmuş, gözünüz aydın..
 

Sistemin çarpıklığına bakar mısınız bi kez daha..

Emekçi, ayda ortalama 190 saat çalışarak 800 Lira maaş alıyor biliyorsunuz. Üstelik bir çok emekçi sabahın 5'lerinde kalkıp günün neredeyse üçte birini yolda geçirip akşam evine yorgun gelip, varsa çocukları ve eşiyle yarım saat bile zaman ayıramadan tekrar ertesi sabah için uykuya dalıyor..

Nerede bu emekçinin sosyal yaşamı?

Sosyal yaşamını geçelim..

Çocukların geleceği için maddi zorluğu konusunu da depreştirmeyelim.

Çocuklarıyla manevi doyumluluğunu ne zaman yaşayacak bu şartlarda?

Adeta etten-kemikten mekanik insan gibi yaşam sürdürülüyor bu memlekette milyonlarca insan..

Bi de Esra Erol'a bakalım..

Ayda 500 bin lira maaşla bir televizyon kanalından diğer televizyon kanalına transfer oluyor.

Peki Erol'a neden bukadar yüksek transfer ücreti değeri biçiliyor dersiniz?

Genel kültürü yüksek donanımlı bir sunucu mu?

Toplumda ekonomik zorluklar içinde yaşayan insanlara, zorlukları aşabilmeleri için ekonomi yöntemlerini aktarabilecek bilgi birikimi mi var?

Toplumu daha iyiye daha güzele yönlendirmek için sosyolojik bağlamda eğitim verebilecek düzeyde mi dır?

Bana göre hayır..

Ee, peki neden dudak uçuklatan yüksek transfer ücreti teklif alabiliyor?

Köy kahvesinde oturanlardan biri, biraz akli dengesi normal olmayan Mamut'a, köyün delikanlısı Hüseyin'i işaret ederek; 

-'Bu adamı tanıyor musun Mamut?' diye sormuş..

Mamut,

- 'Tanıyorum tabi' demiş..

- 'Peki madem tanıdığını söylüyorsun, adını söyle bakalım, adı ne?

Mamut,

- 'Mesele orda' demiş..

Esra Erol da aynı hesap..

Neden yüksek transfer ücreti teklifi alıyor?

Mesele burada işte..

Mesele gerçek realiteleri görmektir.

Realite şu;

Toplum, bireylere hiç bir getirisi olmayan evlilik programlarını izleyen düzeyde bir toplumdur ve en çok bu tür programlar izleniyor. Bu tür programı en iyi sunabilen de Erol'dur.

Bana göre, ne Esra Erol ne de dizi filmler, toplumu geliştirmek anlamında hiç bir şey kazandırmadığını düşünuyorum..

Bi de geçtiğimiz ay yurtdışı seyahatim esnasında havaalanı shop'da, Erol'un yazmış olduğu 'Sessiz Kadınlar' adlı kitabına rastladım..

Kitap yerine gazete aldım.

Düşündüm de, böylesine anlamsız, içi boş ve fuzuli programı sunan birinin yazmış olduğu kitaptan toplum ne derece yararlanır acaba?

Sistem, toplumu öyle bir duruma getirmiş ki, getiri sözcüğü insanın gelişimi ile ilgili değil, tamamen meta getirisi üzerinde yoğunlaştığını görüyoruz..

Yazık, çok yazık..

 
Toplam blog
: 2327
: 450
Kayıt tarihi
: 03.07.07
 
 

25.05.1960 doğumlu. Üniversite terk. Müzik, seyahat ve tiyatro sever. Antalya Devlet Tiyatrosu'nd..