- Kategori
- Spor
Euroleague'de Fenerbahçe Ülker liderliği
Öylesine dengeli bir karşılaşma oynanıyordu ki 1. periyodu Fenerbahçe Ülker, 2. periyodu Cantu 1 sayı ile önde kapattı, devre de berabere sonuçlandı; üçüncü periyoda her iki taraf maçı kopartmak için ilk yarıdakinden çok daha kararlı ve agresif çıktı ancak 24-24 tamamlandı.
Ve ne olduysa o son periyotta yaşandı bitti!
Ölür müsün, öldürür müsün?
Bir tarafta İspanya’da Bilbao, Laboral karşısında büyük farkla maçı önce götürüyordu. Diğer taraftaysa İtalya’da Fenerbahçe Ülker’in yapacağı tek bir hata aylardır süren büyük emeğin heba olması; her şey bir tarafa o gösterişli Ülker Arena’da bu sene Euroleague maçı oynanamaması demekti.
Kim bilir belki de bu maçın sonrasında oluşacak tablo Final Four’a kadar uzanacak sürecin başlangıcı olacaktı?
İşte böylesine hassas dengeler üzerine kurulmuş maçı toplamda oyunda kaldığı 10.26 dakikalık süre içinde iki darbeyle Fenerbahçe’ye çevirdi Engin Atsür. Periyodun ilk hücumunda kendisinin ilk sayılarını atarken tam bir dakika sonra potaya gönderdiği üç sayılık atışla İtalyan Cantu’nun iradesini teslim alıyordu.
Engin Atsür’ün sadece 5 sayı ile ateşlediği fitil, Bogdanoviç ve Oğuz Savaş’ın üst üste basketleriyle Cantu potasını üst üste bombardımana tuttu.
Bogdanoviç tam bir Euroleague oyuncusu olduğunu bu karşılaşmayla ispat etmiş oldu. Üst üste attığı iki üç sayılık atışı karşılamanın bu bölümünde ancak o kullanabilirdi.
Oğuz Savaş hem savunmada hem de hücumda pota altında İtalyanlara nefes aldırmazken 9/9’luk serbest atış isabetiyle de Fenerbahçe’nin rakibin yağmur gibi yağan üç sayılık atışlarına direnişinde önemli katkı yaptı.
Fenerbahçe Ülker bu karşılaşmayı 28/34’lük üst düzey serbest atış isabetiyle tamamlarken rakibinden 12 sayı fazla atıyordu ancak Cantu’nun 10/24’lük 3 sayı isabetine karşı 5/12 ile 15 sayı geride kalıyordu.
Fenerbahçe bu maçta kazandığı serbest atışları kaybettiği maçlardaki gibi kullanmış olsaydı biz şu an yenilginin ve turun yitirilmesinin en önemli sebebini bunun üzerine temellendiriyor olacaktık.
Ancak Fenerbahçe Ülker Euroleague takımı olduğunu net olarak bize göstermiş oldu.
İşte bu maçı çözen kritik taktikse hücumların sonuna kadar pota altından kullanılması üzerine kurulmuştu. Fenerbahçe rakibinden 5 basket fazla isabet bulunca maçı da kazandı. O beş basketi yaratan da rakip potada toplanan sekiz fazla ribaundun eseriydi.
Potaya doğru yapılan her hamle basket oldu ve hakemlere faul düdüğü çaldırdı.
Hiç kuşkusuz bu maçın öyküsünün içinde maçın dengede giderek son çeyrekteki ivmenin kazanılmasını sağlayan Vidmar, Preldzic, Ukiç ve Gist’in de hakkını vermemiz gerekiyor.
Ukiç’in attığı 17 sayı Fenerbahçe Ülker’in en önemli hücumlarında ve kırılma anlarında geldi.
Fenerbahçe Ülker bu maçta rakibine göre çok daha dengeli hücumlar yaptı. Aslında maç boyunca süren pota altı üstünlüğünü daha önce kullanmayı becerebilse maç son periyodun düellosuna da kalmayabilirdi.
Geçen hafta Bilbao maçı öncesinde grup lideriydi; maç sonunda dördüncü sıraya gerilemiş ve elenme sınırına gelmişti. Ancak Canbu galibiyeti ve Bilbao’nun Laboral zaferiyle belki de hiç hesap edilmemiş bir senaryo devreye girdi, Fenerbahçe Ülker liderliğe yükselirken iki defa yenildiği Laboral takımı da Euroleague’e veda etti.
Turnuvanın en tuhaf ve çekişmeli bir o kadar da tehlikeli grubundan Fenerbahçe Ülker lider çıktı.
Açıkçası geçen hafta oynanan Bilbao maçını bir kenara koyarsak aslında Fenerbahçe Ülker bu grupta hiç hesap etmediği ve beklemediği oynadığı oyunu n karşılığı olmayan yenilgiler aldı. Her iki Laboral yenilgisi de sürpriz sayılmalıdır.
Bu nedenle Fenerbahçe Ülker favori olduğu bu grupta elde etmiş olduğu liderliğini zor da olsa hak ederek kazanmış oldu.
Üç takımımızın birden ilk 16 takım arasına girmesi basketbolumuz açısından çok önemli bir gelişme oldu. Dileğimiz bu üçlünün içinden birinin İstanbul’daki finallere adını yazdırmasıdır.
http://twitter.com/uzaygokerman