- Kategori
- Güncel
Evet... Köşk kutsaldır

Bu gün, Türkiye’de önemli bir gün…
Kayseri Milletvekili Abdullah GÜL, üçüncü turda aldığı 339 oy ile 11. Cumhurbaşkanı olarak seçildi ve az önce de ettiği yemin ile birlikte görevine fiilen başlamış oldu.
Öyle umuyor ve diliyoruz ki, gerek yaptığı “Ant” ile ve gerekse meclis kürsüsünden milletvekillerine ve televizyondan izleyen bütün dünyaya yaptığı konuşmanın içeriğine sahip çıkacak ve uygulayacaktır.
Çünkü bundan sonraki uygulaması Türkiye ve Türk Milleti açısından oldukça önemlidir.
Bakınız niye?
Geçen gün “Zafer haftası ve Köşk” başlıklı bir yazı yazdım. Burada “Çankaya köşkü”nün ne demek olduğunu aklım erdiğince ve inancıma göre anlatma gayreti içinde oldum.
“Köşk” bizler için “değerleri” içinde barındıran bir sembol ve o semboller nedeniyle de “Kutsal” bir yer.
Bu gün, yine bir televizyon kanalında Gazeteci Can PULAK, Turgut ÖZAL’ın köşke çıkış günlerini anlatırken köşkten “Kutsal mekân” olarak söz etti.
Karşısındaki gazeteci ise laf ağzından çıkar çıkmaz “Köşk kutsal değildir. Devlet de kutsal değildir” gibi anlamsız, düşünülmeden söylenmiş ve üstüne üstelik de milletin en azından kendi gibi düşünmeyenlere “Ters” gelecek bir laf etti. Çünkü o kişiye göre “Kutsal”lık sadece “Din” demektir. Dinin dışında da bir kutsallık yoktur.
Benim anladığım bu…
Oysa…
Yüce yaratan Allah, onun kitapları ve en son kitabı Kuran ve peygamberleri ile en son peygamber Hz. Muhammed kadar belki de derecelendirilebilecek daha nice “Kutsal”larımız vardır.
Örneğin bize öğretilen “Bayrak” ve “Sancak” kutsaldır.
Askerlik görevini yerine getirmek kutsaldır. Asker ocağı “Kutsal” ocaktır.
Devlete ve millete ihanet içinde olmadan, hangi görevde olursanız olun, görev yapmak kutsaldır.
Devlet de, varlığı ve birliği ile kutsaldır.
Ama yok, o gazeteci için ne yazık ki bırakın “Köşk”ü, “devlet” bile kutsal değildir.
Bu nasıl bir anlayıştır? Bu nasıl bir yozluktur, yobazlıktır?
İşte bizim derdimiz, bunlar gibi düşünenler ve bu düşünceler içinde milleti ve vatanı bölme düşüncesi içinde olanlarladır…
Ve…
Sayın Abdullah GÜL, bizim için “Kutsal” olan “Çankaya köşkü”ne çıktıktan sonra, yaptığı yeminin ve söylediği sözlerin de arkasında durarak, benzer düşünce içinde olup da önce “Asker”den başlayarak kendi fikirlerine katılmayanlardan “Öç alma” düşüncesi içinde olanların heveslerini kursaklarında bırakacak düşünce ve davranış şekli sergilemelidir.
Çünkü gidiş birilerinin diğerlerinden “Öç alma” duygusunun yaygınlaşması olarak ortaya çıkmaya devam etmektedir.
28 AĞUSTOS 2007