- Kategori
- Gündelik Yaşam
Evet, ben saygısızım!..

Belki bu yazım bazılarına ukalaca gelebilir ya da terbiyesizce... Bilemem orasını. Ama eğer bu ülkede düşüncelerini özgürce ifade etme hakkın varsa, ben kullanacağım bu hakkı sonuna kadar.
Bugün okulca x kültür merkezine gittik. Bir öğrencinin de anneannesi geldi. Almanca öğretmenim (genç bir öğretmendir), iki arkadaşım, ben ve o öğrencinin anneannesi asansöre bindik. Asansörü beklerken de aramızda kısa bir konuşma geçti. Yaşlı bayan bize Almanca bir şeyler söyledi, biz anlamadık. Bilmem kaç yıllık Almanca öğretmenliği yapmış kendisi... Onun üzerine ben biraz havayı yumuşatmak için, ja ja dedim. Almanca öğretmenimiz dahil herkes kahkaha atmaya başladı. Biz biraz sakinleşince, emekli bayan, hocamıza dönerek " Allah size sabır versin, bizim zamanımızda öğrenciler öğretmenleriyle böyle konuşacak, görülecek şey değildi" dedi. Ben ne olduğunu anlamadım ama "Biz samimiyetimize güvenerek böyle konuşuyoruz" dedim. Onun üzerine bunun samimiyet olmadığını, arada bir sınırın olması gerektiğini söyledi. Arkadaşım dayanamayıp, biz sınırımızı aşmadan konuşuruz deyince, Almanca hocamız gözlerini kaldırdı ve hepimiz sustuk. Asansörden inene kadar bir daha kimse ağzını açmadı.
Olayı kısaca özetledim. İşte benim size anlatmak istediğim konuya geldim... Sizce, bir öğretmenin, öğrencileriyle arkadaş olması kötü bir şey mi? Ya da öğrencilerinin sırf bu yüzden ona tapmaları ve dersi gerçekten sevmeleri? Daha normal değil midir bu? Eski zihniyetten kurtulup, biraz daha modernleşmek, daha iyi eğitim, daha iyi iletişim ve kalite... Hepsi birleşmiyor mu bu konuda? Ben demiyorum ki öğrenci lakayit olsun, hocayla dalga geçsin ya da ne bileyim, senli benli konuşsun... Ama bir öğrenci olarak size bir sır vereyim, bizim almancayı sevmemizin nedeni şu ana kadar başımıza gelmiş iki almanca öğretmenidir. İkisi de arkadaştı bizimle. Kendi yaşıtlarıyla konuşur gibi konuşurlardı... Dalgamızı da geçerdik birlikte, dersimizi de yapardık.
Öğretmenler neden sevilmez sizce? Çünkü bazıları öğrencilerine insan gibi davranmazlar. Öğrenci onların gözünde bir çocuktur ve ona sadece bilgi yüklenmelidir. Öğrencinin akıl seviyesi ne olursa olsun, o ÇOCUKTUR! Yetişkin değildir, ancak kendisinin seviyesine geldiğinde bir insan olacaktır. Öğretmenler kutsaldır!! Evet, doğru. Belki de dünyadaki en kutsal insanlar onlar. Kimse alınmasın bu yazıma yani Blog'daki öğretmenleri kast ediyorum. Sanmıyorum sizin benim bahsettiğim insanlardan biri olduğunuzu...
Son olarak sözlerimi söyleyeyim. Bu olay beni çok rahatsız etti. Hele de hocamın yanında yapılması... Bu sadece bize değil, hocama da bir saygısızlıktı. O bize fazla ileri gittiğimizi söyleyebilecekken, dışarıdan bir insanın onun öğretmenliğini eleştirmesi kötü oldu. Emekli öğretmene göre biz saygısız öğrencileriz. Biz öğretmenle aramızda ki sınırı koruyamıyoruz. Çünkü o bizim arkadaşımız! Çünkü biz insan yerine koyuluyoruz. Ve bu böyle devam ettiği sürece ben saygısız kalacağım! Kim ne derse desin, bunlar benim düşüncelerim. Bu dünyada kimsenin terbiyesi, kimseye kalmadı. Bu ülkeyi bizim hareketlerimiz ilerletecek ve benim hareketlerim de hep böyle olacak. Ben arkadaşlarımla olduğum samimiyette olacağım hocalarla... Ama hiçbir zaman saygı sınırını geçmeden... Ha yine de saygısız görecekse eskiler beni, evet öyle de kabul etsinler yeni nesili...