​ Evin, araban var mı? / Aşk - Evlilik / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

16 Kasım '11

 
Kategori
Aşk - Evlilik
 

Evin, araban var mı?

Evin, araban var mı?
 

alıntıdır


Şimdilerde evlilik diyalogları “pazarlığa oturmak” gibi çekişmeli geçiyor.
Erkek güvence, kadın da sadece zevce. Böyle gelmiş böyle gider mantığıyla mı bilinmez ama erkeğin, üzerinden sgk imajını silmeye başladığı kesin.

Gündüzleri bizlerin işte olduğu saatte verilen tv programlarındaki diyalogları izledim netten. Özellikle şu meşhur evlilik programlarını.

Kadın soruyor; Evin, araban var mı?

Adam cevaplıyor; Benim var. Senin var mı?

Kadın niyeti ortaya koyuyor; olsa seni neden alacaktım?

Bu mu evliliğe bakış açısı? Maşallah eller -  ayaklar tutuyor, konuşmaya gelince mangalda külde kalmıyor ancak çalışmaya gelince varlıklı adamlar tercih edilip, gelecek sağlama alınıyor.

Kadın otursun erkek çalışıp getirsin devri geçti hala neden kabul edilmiyor anlamıyorum. Ev, araba, yazlık vs. beklerken artık tedbirli olun. Aynı soru size de yöneltilecek çünkü.

Birçok kadın kendine yetebilmeyi başardı. Çalışsa da, çalışmasa da kendine acil durumlarda bir düzen kurabilecek düzeyde. Ama bazıları hala kendisine sunulan imkanları kendi başına bir şeyler yapmak adına kullanamadı. Hala dayanak, hala yönetimi eline teslime edebileceği biriyle olma peşinde.

Gereksiz! Evlilik nedir? Tanımında paylaşmakta yer almaz mı? Karşındakinden bir şeyler aldığında bunu kendine kar mı sayıyorsun? Ya da madem çok akılcı davranmaktan yanasın, neden kendi imkanlarınla kendini sağlama almıyorsun?

Erkek bakmak zorunda! Artık değil bir değişin lütfen. Eskidenmiş o zorunluluklar. Hangimiz yatalak, hangimiz hasta? Neden bakıma muhtaç imajı çiziyorsunuz ki? Armut pişip ağzınıza düşmez bu devirde. Ya da zengin koca saplantısını bir tarafa bırakın artık. Hayalini kurduğunuz yaşantıyı kendinizde sağlayabilirsiniz. Hayat sizi olmanız gereken yerden başka bir yere sürükler ve mecburiyetler bazen kör, sağır, dilsiz yapar. Buna saygım sonsuz.

Mecburiyetler doğrultusunda alınan yanlış kararların bedelini ödeyenlere sitem ne kelime çıkar yol bile aramaktan tarafım. Ama yediği önünde yemediği arkasında, yeter ki oku, yeter ki iyi yerlere gel cümleleriyle yetiştirilip, okuyup, meslek edinip diplomasını naftalinleyip sandığa koyup, zengin birini bulmalı mantığıyla hareket edenlere hayretlerimi sunuyorum.

Standartlarınızı kendiniz yaratıp, bunlara eş değer biri ile mutluluğu, huzuru paylaşmak varken, sende var mı, bende yok mu sorularıyla daha çoook komik duruma düşersiniz. Cevaplara bak! Bende ev araba yok, olsaydı da benim, sana yok! Ama sen benimle paylaş. Neden? E sen erkeksin.Yok böyle bir şey.

Bu kurum güvenle kurulmalı, dürüstlük olmalı, beklenti yüklenirken kendi yapabileceklerimizle ve güçleri birleştirip yapabileceklerimizle orantılı olmalı. Daha işin içine girmeden “sen” “ben” dersek hiç evlenmeyelim.

Eve temizlik hizmetlisi gelir adam gerçek fiyatı bilemez bir türlü. Neden? Akıllı kadın oradan arttırıp kendi geleceğine yatırım yapacaktır da ondan.

Bu ne menfaatperestliktir böyle. Ayrı bir gelecek mi düşünüyoruz ki, gizliden banka hesabımız var? Birikim yapmak isteyen açık ve net konuşup eşiyle ortak bir hesap açamaz mı?

Ya da erkeklerin artık para karşılığında imzalı makbuz istemesi de yadırganmamalı mı?

 

 
Toplam blog
: 670
: 1923
Kayıt tarihi
: 19.12.10
 
 

İstanbul doğumlu. Kuantum Yaşam Koçu. EFT, NLP, ETKİLİ İLETİŞİM, BEDEN DİLİ gibi bir çok konuda e..