- Kategori
- İlişkiler
Evlilik aşkı öldürüyor mu?
Yaşadığımız yüzyılda, gün geçmiyor ki gazete ve televizyondan bir ayrılık veya şiddetli geçimsizlik haberi almayalım. Her geçen sene ayrılık oranları bir önceki seneye oranla artış gösteriyor, bence en büyük ayrılık sebebi; aldatılma, eşlerin birbirlerine karşı ilgisizliği ve ailelerin baskısı olmasına rağmen, bu saydıklarım genellenerek şiddetli geçimsizlik adı altında toplanıyor. Evlilik kurumunun olması gerektiğinden çok farklı anlaşılması bu ayrılıkların en büyük sebebi. Evlendikleri güne kadar çiftler, birbirilerine karşı ne kadar anlayışlı, uyumlu ve nazik olsalar da, evlenme cüzdanını ellerine aldıkları andan itibaren de bir o kadar sahiplenen, anlayışsız, bencil ve egoist oluyorlar. Bu noktada ailelerin de yapıcı olmaya çalışırken farkında olarak ya da olmayarak gençlerin aralarına girmeleri de bu işin tuzu biberi oluyor. Durum böyle olunca da bastırılmış egolar, değişik arayışlar içine bilinmeyen karanlık bir yola itiyor gencecik yürekleri, gurur, inat, cahillik ve tecrubesizlik de eşlik ediyor bu karanlık yolda onlara. Bu yazımı okuyup da benimle aynı fikirde olan veya bu anlattığım yolun herhangi bir yerinde olan herkesin uygulamasını istediğim bir önerim var ve bu önerim uygulanırsa ayrılıkların, kırılan kalplerin büyük bir oran da önüne geçebileceğimizi düşünüyorum. Önerim çok geç olmadan, hatta ortada hiç bir problem yokken bile her evli çiftin bir aile danışmanından psikolojik destek alması. Böylece yaşadığımız tüm olumsuzluklara çağımızın bize getirmiş olduğu bütün zorluklara, başka bir bakış açısından bakma şansımız olacaktır.
Saygılarımla