​ Evlilik bilmecesi / Aşk - Evlilik / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

12 Kasım '07

 
Kategori
Aşk - Evlilik
 

Evlilik bilmecesi

Evlilik bilmecesi
 

"Evlilik bir birleşme, bir bütün oluşturma, tek bir insan haline gelmektir. Birlikte olmak, birlikte hareket etmek ve bir şeyleri birlikte yapmaktır.

Evlilik yoldaşlık ve arkadaşlıktır.

Evlilik anlayıştır. Diğerinin kusurlarını görmemektir. Her konuda saygılı olmaktır. Diğerinin zamanına, duygularına, isteklerine ve arzularına saygı göstermektir.

Evlilik özen gösretmektir. İlgili olmaktır. Diğerinin iyi bakılmasını sağlamak için yolunuzu değiştirmektir.

Evlilik şefkattir. Şefkatli sözcükleri ve bu sözcüklerin eyleme dönüştürülmesidir.

Evlilik destek olmaktır. Eşinize işinde, uğraşında, projelerinde, savaşımlarında ve zor anlarında destek olmaktır. Onu dualarınız ve hareketlerinizle desteklemektir. Morali bozuk olduğunda onu neşelendirmek ve cesaret vermektir.

Evlilik diğerini ayağa kaldırmak için eğilmektir. Diğeri güçsüzken güçlü olmaktır.

Evlilik, dürüstlüktür ve iyi bir iletişim kurmaktır. Kalbinizi ve beyninizi alçakgönüllülükle paylaşma isteğidir.

Evlilik konuşmaktır, iletişim kurmaktır, dua etmektir, fikir tartışması yapmaktır, fikirleri paylaşmaktır ve karşılıklı anlaşabilmektir.

Evlilik olanları bilmezlikten gelerek aranızda birikimler olmasına izin vermez. Tam tersine, bir çıkar yol bulur, çözümler üretir.

Evlilik özveridir. Diğerinin iyiliği için kendinizi feda etmektir. Eşinizi mutlu kılmak için, kendi fikirlerinizden yada arzularınızdan vazgeçmektir.

Evlilik kendinizden birşeyler vermektir. Diğerinin iyi bakılmasını sağlamak için yolunuzu değiştirmektir. Diğerinin mutluluğunu kendi mutluluğunuzdan üstün görmektir.

Evlilik iki insanın birbirinden bir şeyler öğrenmesidir. Her şeyi karşılıklı yapmaktır. Tek taraflı değildir.

Evlilik teslimiyettir. Diğerine fırsat tanımaktır.

Evlilik, olayların üstesinden gelmeyi öğrenmektir.

Evlilik açık fikirli olmaktır.

Evlilik bir başkasının yerine kilometrelerce yürümek demektir.

Evlilik dinlemek ve anlamaktır.

Evlilik, iyi günlerde olduğu gibi, kötü günlerde de ayakta durur. Sıkıntılar ne kadar acı, sınavlar ne kadar güç olsa da, eşlerin sevgisi bütün zorlukları göğüsler.

Evlilik iyi bir mizah gerektirir. Birlikte rahatlamak ve birbirinden keyif almaktır.

Evlilik keşfetmektir. Birbirinizi keşfetmek, birbiriniz, konuştuğunuz ve yaptığınız bütün eğlenceli şeyler hakkında bir şeyler öğrenmektir.

Evlilik saygıdır.

Evlilik birbirinize inanmaktır.

Evlilik, başkalarını olduğu gibi kabul etmektir.

Evlilik, diğer uzvunuz olmadan eksik kaldığınızın bilincine varmaktır.

Evlilik hayatınızın en doyurucu ve en güçlendirici deneyimi olabilir."

David Brandt Berg"in yazdığı bu güzel yazıyı okuyunca evliliği sorguladım kendi kendime. Evet, evlilik saygıdır, sevgidir, ona inanmaktır, destek olmaktır, konuşmaktır, iletişim kurmaktır, şefkattir, özveridir, dürüstlüktür, anlayıştır, arkadaşlıktır ve yoldaşlıktır. Tabiki doğru insanı bulduğunuz zaman bunların hepsidir. Yaşamın ruhunda olan sevginin, aşkın ve mutluluğun paylaşılabilmesi için çok anlamlı bir nedendir evlilik. Paylaşabilmekse yaşam, fedakarlıksa istenen, neden istendiği gibi gitmez kimi zaman bu kutsal birliktelik.

Paylaşmanın alışkanlığında, saygının samimiyetin arkasında gizlendiği bir oyunun ardından yok oluyor evliliğin büyüsü çoğu zaman. Bir görev haline gelen mecburi sevmelerimiz, elimizde olduğuna inandığımız eşimize olan eksik ilgimiz, yavaş yavaş bitiriyor galiba evliliği. Bitirmesede ilk yılların özlemi sarıyor yürekleri. Heyecan ve kaybetme korkusunu azaltan, iki kağıt parçasındaki sözleşmemi eşlerin birbirine bakış açısını değiştiren. Nasılsa kuşun kafese döneceğinin verdiği rahatlık ve ellerinin altındaki cinsellik. Bir müddet sonra başlayan "senin yerin başka" hikayelerinden, hiç bitmeyen iş toplantılarına ve sonunda tek dünyada paylaşma sözü verilen bir çatıda, farkında olmadan kurulan ayrı dünyalar.

Sevginin meyvesi çocuklar bir müddet sonra evliliği kurtarmaya çalışan cankurtaranlar haline geliyorlar. Süratle geçen yıllar, unutulan heyecanlar ve albümlerde kalan mutluluklar. Neresinden tutsanız elinizde kalan ve bir türlü bitirilemeyen ilişkiler. Hayal kırıklıkları ve yaşanan onca mutluluğa hüzünlü bir bakış, beyazlayan saçların gölgesinde. Erken ayrılıklarmı? Kurtuluşmu sizce nasıl bir güzergaha gireceği belli olmayan çocuklar. Yani öyle bir dünya ki bu evlilik, mutluluğu da fedakarlık istiyor, mutsuzluğu da. Pekala sizce nasıl bir müessese bu evlilik denen bilmece. Hani derler ya içi sizi yakar, dışı beni diye. Ne dersiniz?

 
Toplam blog
: 34
: 1384
Kayıt tarihi
: 05.03.07
 
 

İstanbul doğumluyum. Sosyal antropoloji bölümü mezunuyum. Güzel sanatların her dalı ilgimi çekmiştir..