- Kategori
- Aşk - Evlilik
Evlilik denilen şey

"RESİM:ALINTI"
Ne zaman büyüdün sen kızım… Büyüdün de evlenecek yaşamı geldin… Ben sana kıyamazken nasıl vereceğim ellere… Bilirim doğanın kanunu böyledir… Ana yüreği işte…
Can Kızım, şimdi kulaklarını iyi aç, aç da dinle bu yaşlı ananı…
Seviyorum diyorsun… Ne güzel bir duygudur sevmek… Ama karın doyurmaz kızım… Gelir geçer aşk… Yerini başka şeylere bırakır… Saygı olmadan olmaz kızım…
Çok güzelsin, canımsın… Bir ana için elbette evlatları çok güzeldir, çok özeldir. Bahsettiğim yüz güzelliği ya da fiziki güzellik değil yavrum. Sen güzel insansın… Doğru, dürüst insansın.
Üzülmeni, hırpalanmanı istemem asla… Senin gözyaşın aksa benim yüreğimi dağlar, bilesin… Biz anneler, babalar bakarız, besleriz, büyütürüz… Hastalansanız sabahlarız başınızda… Düşseniz, diziniz kanasa, üzülürüz… Her şeyin en iyisini isteriz sizin için… İyi okullarda okumanızı, iyi bir mesleğe sahip olmanızı en önemlisi de ayaklarınızın üzerinde durabilmenizi… Tek bir şey yapamayız, bahtınızı…
Çoğu zaman bildiğinizi okur, dinlemezsiniz bizleri… Biz büyütmüşüzdür sizleri… Ama siz bizlerden farklı bireylersinizdir, biliriz. Dinlemeseniz de çenemiz durmaz iyiliğiniz için konuluruz…
Evlenme çağındasın şimdi. Ne zaman büyüdün yavrum. Zaman ne çabuk geçti… Ev, iş derken hayatın gaylelerine takılıp zamanın aktığını, yaşlandığımızı dün birini sevdiğini söylediğinde, evlenmeye karar verdiğinizi duyduğumda anladım… Evlilik hakkında ne düşündüğümü soruyordun bana…
Düşündüm… Ne söyleyebilirm diye…
Sevmek, kanının ısınması şimdilerin deyimi ile elektriğinizin tutması… Lakin çok daha önemli şeylerde vardı elbet…
Yaşlarınız mesela… Büyük mü, küçük mü senden…
Erkek 5-6 hatta 9-10 yaş büyük olursa iyi olur…Daha olgunlaşır… Gözü ve aklı dışarıda kalmaz… Evine karısına bağlanır ama aynı yaşlarda olursa…Yaşayamadıklarını evlendikten sonra yaşamaya kalkabilir.Bizim toplumumuzda kadın evlendikten ve hele çocuk olduktan sonra kendini salıveriyor ve daha çok bebekle ilgileniyor, erkekler ise hep çocuk kaldıklarından kendileri ile ilgilenecek başka birine ihtiyaç duyabiliyorlar…
Sadece yaş farkı değil önemli olan elbette… Önceden içkisi, kumarı, kadını, kızı kötü alışkanlıkları olmasın denirdi erkek için… Sonra iyi biri işi olması artı puandı…
Saçının ve teninin rengi… Gözleri…Oturuşu kalkışı, yakışıklı olması önemliydi kızlar için..
Çok yanlış… Elbette o insanla bir arada yaşamadan öğrenemezsin ne huyları olduğunu. Bir ömür geçer ve sen bazen aaa dersin erkeğin ummadığın bir davranışı ile kaşılaşınca.
Şimdi ellerini şakaklarına dayayıp kocaman kocaman açıp gözlerini ağzımdan çıkacakları merakla dinliyorsun… Ben okumadım belki ama hayat okulu pek çok şey öğretti bana… Yaşadıklarım, etrafımda yaşananlar, tanık olduklarım, duyduklarım…
“Hadi anne hadi anlat “diyorsun.
Peki güzel kızım…
Yukarıda bahsettiğim nedenlerden çok başka nedenler de çıkabilir karşına… Mesela erkek annesine çok bağlıdır… Toz kondurmaz ailesine. Hep kendi ailesi ile vakit geçirmenizi ister, senin aileni hiçe sayabilir. Annesinin yanında tamamen farklı biri olur senin varlığını unutabilir… Koloniler halinde gezmenizi isteyebilir… Lokantaya, tatile, akrabalara… Kabul etmediğin takdirde hakaret edebilir, aşağılayabilir, üzebilir seni. Artık sizin bi aile olduğunuzu fark edemez bir türlü..
Ya da ne bileyim sen tatilde gezmek istersin o bir otelde yan gelip yatmak...
Okuduğun bir kitabı tartışamazsın kitap okumayı sevmez çünkü... Sinemaya gitmek istersin sevmez… Dansı seversin… Kırkta yılda bir düğün olur, gözlerinin içine bakarsın kaldırsa ya dansa diye… Senin istediğini bile bile umursamaz… Evlisindir ve başka biri ile dans etme şansın yoktur … Oturmak zorunda kalırsın, isteklerini içine gömmek…
Çocuklarla ilgilenmez, mesela… Alışveriş yapmaz… Kaba davranır… Hürriyetini engeller… Kendi götürmediği gibi arkadaşlarınla da gitmene izin vermez sinemaya, konsere, tiyatroya… Hatta bize bile gelmene izin vermeyebilir. Ailenin gelmesini istemez.
Küçük şeyler gibi gözüksede anlattıklarım tecrübe ile sınanmıştır yavrum… Biriktikçe biriktirir de insan içinde… Sıra sıra dağlar oluşur aranızda farkına vramadan… Yıpranır ilişikiniz…
“Başka anne başka… Hadi anlatsana “diyorsun…
Daha çok şey sayabilirim ama gözün korkmasın canım… Doğru kişiyi bulduğun zaman…Yani ruh ikizini…O zaman dünyanın en şanslı kişisi sensindir… Biraz da şans bu… Allah’ın kısmet ettiği kişi yoluna çıkacak olan.Aslında biz geleceğimiz adına kararlar verdiğimizi sanıyoruz ama alnımıza yazılanı yaşıyoruz…
En önemlisi; insanlar birbirini saklamamalı. Açık oynamalı kartlarını… Sana ve ailene gerçekten değer veren kişi ise… Ortak paylaştığınız on şeyden yedisi senin istediğin gibiyse sorun yok gibidir…
Sen kararını çoktan vermişsin kızım. Formalite icabı benden fikir soruşun. Olmaz diyemem… Olur da içinde kalırsa yaşayamadıkların “senin yüzünden anne” demeni istemem… Olur derim bu seferde istediğin gibi gitmezse evliliğin “anne beni neden uyarmadın “diyebilirsin… Karışmaya hakkım yok… Ama annen olarak yol gösterebilirim sana… Gözlemlerimi anlatabilirim… Kararı verecek olan sensin elbette… Biliyorum hiç de kolay değil evlilik kararı almak… Zira hayatında dönüm noktası… Açılacak yeni bir kapı önünde…
Bak ne diyorum; bir liste yapmalısın belki de… Seçeceğin kişinin olumlu ve olumsuz yanlarını yazmalısın… Sonra da istediklerini, beklentilerini… Hangisi daha çok… Hangisi daha ağır basıyor yüreğinde… Böyle karar verebilirsin belki… Artıları eksilerinden çoksa… Olabilir gibi…Ama ben değiştiririm dersen YANILIRSIN…Huylu huyundan asla vazgeçmez…
Evlilik zor şey... Yürütmek ayrı bir sanat… Bu sanat dalında sabırlı, fedakâr, anlayışlı olmak her zaman biz kadınlara düşüyor… Ne de olsa yuvayı dişi kuş yapar…
Bir kız varmış vaktiyle evlenmek istiyormuş ama karar veremiyomuş bir türlü… Ne yapsın, düşünmüş durmuş… Ve bir hocaya sormaya karar vermiş… Aldığı cevap şöyleymiş…
“Evlilik ciddi bir iştir. Eğer evleneceğin erkeğin vücudu yaralar içindeyse ve sen dilinle yalayarak bu yaraları iyileştirmeyi göze alabiliyorsan evliliği düşün kızım… Aksi takdirde sen evliliğe hazır değilsin…”
İşte böyle güzel kızım… Söylediklerim kulağına küpe olsun… Kararını ver… Vereceğin her kararda arkanda olduğumu aklından çıkarma sakın… Sen kıymetlimizsin bizim... Sevdiğin erkeğin gözleri sana baban gibi, benim gibi sevgi dolu bakmalı...
Yolun ve bahtın açık olsun… Gülen gözlerin hiç solmasın… Öyle ya gelin ata binmiş ya nasip demiş…