​ Evrene Dinsel Bakış / İnançlar / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

27 Temmuz '11

 
Kategori
İnançlar
 

Evrene Dinsel Bakış

Evrene Dinsel Bakış
 

Saatçi kör değil.......


‘’Evren içerisindeki canlı, cansız her madde bir amaç uğruna yaratılmıştır.’’

Materyalistlere, ateistlere göre evrenin sonsuz, değişmez, ezeli ve ebedi olduğu fikri yaygındır. Onlara göre tanrı yoktur, gerçek olan maddedir ve canlılar evrim teorisinde anlatıldığı gibi, cansız bir madde içinde oluşan hücrenin bir nevi başkalaşımı ile bugünkü görüntülerine kavuşmuştur.

Budist’lere göre, var olan her şey mekanik yasalara uygun olarak maddeden meydana gelmişir. Tanrı’yı yok sayıp, maddeyi ezeli saymışlardır.

Hindu’lar Tanrı’ya yer vermeden, evreni ezeli sayar.

Taoizm her şeyin kendiliğinden oluştuğunu ve evrenin ezeli olduğunu savunur.

Tek tanrılı dinler, (Müslümanlık, Hrisiyanlık, Yahudilik) evrenin yoktan varedildiğini, maddenin ezeli olmadığını, bir başlangıcının ve bitişinin olacağını, belli aşamalarla kurulduğunu, Tanrı’nın peygamberler aracılığı ile gönderdiği kitapları ışığında savunur.

18. yüzyıl da canlıların, cansız maddelerden kendiliğinden, tesadüfler sonucu oluştuğunu iddiasını ortaya atan, bu iddiaya evrim teorisi adını veren Darwin’in fikirlerini baltalayan, tanrı bilimci William Paley: "Bir çalılıktan karşıya geçerken, ayağımı bir taşa doğru attığımı farz edelim. Bana, nasıl olup ta o taşın oraya geldiği ya da orada bulunduğu sorulsaydı, bildiğim her şeyin dışında, muhtemelen bir şekilde önceden beri orada olduğunu söylerdim... Ancak, yerde bir saat bulduğumu farz etseydik bu durumda o saatin nasıl olup ta orada olduğunu sorgular ve neticede daha önceki cevabımı veremezdim. Aksine, saatin parçalarının birbirleriyle olan uyumu ve bir sistemi oluşturacak şekilde bir araya gelmiş olmaları bize belli bir zamanda, belli bir yerde ve belli bir amaç için bir ya da birden fazla sanatkârın saati tasarlayıp yapmış olduklarını düşündürürdü."demiştir. Paley, doğadaki canlı cansız pek çok varlık için de aynı sonuca varılabileceğini ileri sürmüş örnek olarak ta 'gözü' göstermiştir. Bu örneğe göre; nasıl ki bir saatin her parçası zamanı göstermek amacıyla bilinçli bir biçimde ayarlanmışsa, gözün de her parçası görmeyi sağlamak amacıyla kusursuzca ayarlanmıştır. Bu örnekle Paley, insan gibi karmaşık yapıların neden önceden tasarlanıldığını düşünmüyorsunuz ‘’diyerek bu tasarımcının, Tanrı olması gerektiğini savunmuştur.

Evrim teorisi hakkında yazılarında ateist bilim adamı Dawkins, bu fikre karşı çıkmış; mutasyon, birikimli seçilim gibi mekanizmalarla çalışan evrimin önceden planlanamayan bir süreç olduğuna dikkat çekerek, bu saatçinin ileriyi göremeyeceği ve planlayamayacağı için kör olması gerektiğini savunduğu kitabına Kör Saatçi adını vermiştir. Dawkins dahada ileri giderek’’ Tanrı yanılgısı’’ adlı kitabında dini çürütmeye yönelik bir üslup kullanmış, maharetli tasarımın anlamsızlığından bahsetmiş ve kitabı okuyan herkesin ateist düşünce içerisinde olacağını söylemiştir.

Son röportajında ise evrim teorisinden, tamamen farklı bir teoriyi ileri sürmüş; İlk canlıda bir yaratıcının imzası vardır, bunun UZAYLILAR tarafından oluşturulduğunu düşünüyoruz. Henüz böyle bir bulguya rastlamadık ama araştırmalar sonucu bu bilgilere ulaşacağız, diyerek herkesi şaşırtmıştır. (Galiba Tanrı kelimesini kullanmamak için uzaylılar mantığını geliştirdi. )

Bilim adamlarımızın yüzyıllardır onca zahmetle araştırdığı, doğa olaylarının oluşumu, evren, atom yapısı, madde ve enerji ilişkisi, canlıların hücre yapısı, beynimizdeki elektrik akımı, duyu organlarımızın çalışma biçimi v.s., araştırmalar derinleştikçe hiçbir oluşumun doğal süreçlerle , kör tesadüflerle açıklanamayacağını, yaratıcının her şeyi doğru yerde doğru zamanda gerçekleştirdiğini göstermektedir. 

 
Toplam blog
: 31
: 1109
Kayıt tarihi
: 12.03.11
 
 

Merhaba,ismim Ayşegül Adıbelli Çetin. 3 çocuğa ve onların muhteşem hediyeleri olan 6 toruna sahib..