​ Evrenin yaradılışı ve bilim / Bilim / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

09 Ekim '16

 
Kategori
Bilim
 

Evrenin yaradılışı ve bilim

Evrenin yaradışı konusunda bilim ile dinler arasında en azından  materyalist bilim arasında neden zıtlıklar mevcut.

Kanımca, bunun sebebi, bilimin tanımlamasıyla, dinler arasındaki yöntem farkından kaylanıyor. Gerçi dinler açısından, yöntem söz konusu olmayabilir.

Bilim, bir tezi, labaratuvarda, deney ve gözlem sonucu ölçüp tartıyorsam, fiziken, ispat edebiliyorsam, kabul ederim, o tez benim için bu şartlarda gerçek olur,  diyor.

Kısacası: Mesela atoma bakıyor, orda elektroskopla atomu görüyor,  ve atom vardır, diyor tescilliyor, içinde birde elektronla, protonu görüyor, onları da tescilliyor. Sonra, gökyüzüne Hubble Teleskopunu koyuyor ve bakıyor uzayın derinliklerine,  galaksileri görüyor, ötesini görüyor, Karadelikler bile varmış diyor. Bunlar tescilleniyor. Ama unutuluyor ki,  evren, laboratuvara giremeyecek kadar, büyük. Ayrıca daha insan veya icatları, ancak, baktığı yönü görebilirken, ancak  kendi aklı olsun, isterse, bütün ortak akılların toplamı olsun, yada çağdaş bilimin geldiği seviye olsun, ancak bildiklerinin, bilemedikleri yanında deryada damla bile olmadığını bilmeden.

Fakat materyalist bilim, (hepsine materyalist demiyorum, haşa bilim gereksiz, materyalist bilim yanlışta demiyorum, sadece yöntem farkından bahsediyorum):Görmediğimi, ölçmediğimi,  aklıma sığmayanı kabul etmem diyor.  Resti çekiyor adeta. Fakat, herkes o kadarını yapıyor, yani, birşeye şahit olacaksa, gördümse, gördüyse, duyduysa duydum, diyor, aklımızda tasdik ediyorsa, tamam biz  şahidiz, bu olay bence gerçek diyoruz.

Fakat materyalist bilim, şunu kaçırıyor :Kendileri dindar bile olsalar, dünya yuvarlaktır, diyen Galileo yu yakanlarda o zamanki bilgilerine göre, gerek kendilerinin gerekse, o zamanki bilimsel seviyelerine göre, Galileoyu yalanlıyorlar, çünkü onlarda aynı yanılgıya düşüyorlar, merkezi kendi bilgileri olarak alıyorlar.

Bilinmeyenin, her zaman, bilinenlerden az olduğunu bilimde söylüyor, fakat bunu kavramamışcasına, metaryalist bilim, evrenin yaradışını kabul etmiyor, ne kadar, çok şey bilirse bilsin,

Kısacası materyalist bilim ile, dinlerin, evrenin yaradılışı konusundaki ve diğer konulardaki,  anlaşamamazlıkları, bakış açısı farkından, yöntem farkından kaynaklıyor, zira bilim, labarotuvura (isterse dünyanın ve evrenin hepsini laboratuvar saysın )sığan maddi şeyleri tartabiliyor ve tartmak istiyor, peki, labarotuvara, sığmayanlar ne olacak, redmi edeceğiz, kabul mü ?

Dinler ise, kalbe ve akla hitap ediyor, herşeye daha doğrusu :Hz. İbrahim, Yıldıza bakıyor, işte benim Rabbim diyor, sonra Yıldızın gece kaybolduğunu anlayınca, bu benim Rabbim olamaz diye mantık yürütüyor, peygamber olmadan önce tabiki, sonra, Güneşe bakıyor, gündüzleyin, onunda gece Battığını görünce, Ben Alemlerin Rabbi olan Allaha teslim olanlardanım diyor. Aklını yürütürek Rabbini, tabiki Allahın izniyle,  çabucak bulanlardan olduğundan, Rabbi tarafından Kuran-ı Kerimde övülüyor. 

Ebubekir Sıddıka Hz. Muhammed miraca çıkmış diyorlar :Kim söyledi bunu diyorlar, Hz. Muhammed Mustafa (S.A. V) diyorlar,  O söylediyse muhakkak doğrudur, diyor ve,  Sıddık oluyor. Ve O kalbiyle hemen doğruluyanlardan olduğundan Sıddık adını alıyor.

Alemler, ister uzayın sonsuz doluluklarına, bakın, ister mikro alemlere, hayret edici, şaşkınlık verici, güzelliklerle doluyken, yinede Materyalist bilime saygılıyız, çünkü, onlarda gerçeği arıyorlar, fakat dediğimiz gibi, yöntem farkı var, gerçeğin sadece bir yönüne ve kendilerini şartları ile sınırlıyarak bakıyorlar.

NOT: Bu yazı bilime kesinlikle sayğısızlık amacı taşımamaktır. Kısacası bilim bir araçtır, amaç değildir.

 

 
Toplam blog
: 147
: 135
Kayıt tarihi
: 10.10.10
 
 

Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesinden 1999 yılında mezun oldum, 2006 yılında Maliye Bakanlığına..