​ Eyvah!... Erkek evlat olmanın bittiği gün bugün... / Bilim / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

12 Kasım '11

 
Kategori
Bilim
 

Eyvah!... Erkek evlat olmanın bittiği gün bugün...

Eyvah!... Erkek evlat olmanın bittiği gün bugün...
 

Anaerkil toplumdan ataerkil topluma geçtiğimiz günden bugüne kadar hepsi yanlış olduğu artık bir gerçek


"Erkek adamın erkek evladı olur" derler. Neden? Çünkü bu zihniyetin altında soyun devamı sığınması vardır. Babalar ve baba tarafı akrabalar illaki bir erkek evlat/torun isterler. Açık olarak söylenmese bile bunun altında yatan yine soyun devamı zihniyetidir. Ataerkil toplum anlayışında soyun devamını erkekler sağlar saplantısı tepetakla oldu. Tüm erkek evlat sahiplerinin soyunun tükendiğini bugün dile getirmek zorundayız.

Soy nedir? Somut mudur, soyut mudur? Somut olmadığı gözlemlenebiliyor. Babasına tıpatıp benzeyen siması veya fiziki yapısı ile milyonlarca kız evlat gösterebiliriz. Öyle ise soy soyut bir kavramdır dersek zaten yaşamımızda yeri ve anlamı olamaz. Bu bakımdan soyun aktarılmasını "Akıl/Zeka" nın aktarılması olarak değerlendirmemiz gerekir.

Japon bilim adamlarının son buluşları tıp literatürlerinde yerini aldı. Sıkı durun geliyor. SOYUN DEVAMINI ERKEK DEĞİL KIZ EVLATLAR SAĞLIYOR!...

Literatürlere giren bilim adamlarının raporlarına göre Erkek evlatlar Zeka genlerini kuşaktan kuşağa sadece ve sadece annelerinden alabiliyorlarmış. Tabi ki rapor bilimsel olarak bunu bu şekilde açıklamıyor. Onlar Zeka genlerinin sadece X kromozonunda yer aldığını belirtiyorlar. İsterseniz bunun ne anlama geldiğini irdeleyelim.

Cinsiyeti belirleyen kromozonlar anneden daima X olarak geliyor. Babadan gelen cinsiyet belirleyici kromozonlar ise X ve Y olarak değişik olabiliyor. Babanın X kromozonu ile annenin X kromozonu doğacak bebeğin cinsiyetini "Kız" (XX) olarak belirliyor. Babadan gelen Y kromozonu ile anneden gelen yine X kromozonu doğacak bebeğin cinsiyetini "Erkek" (XY) olarak belirliyor.

Bu duruma göre bir baba hiçbir zaman oğluna zeka genlerini aktaramıyor. Oysa anne hem oğluna ve hem de kızına zeka genlerini aktarabiliyor. Durum böyle olunca anneler zeka genleri kesintisiz olarak hem kız hem de erkek evlatlarına aktarabiliyorlar. Oysa babalar sadece kız evlatlarına aktarabiliyor. Eğer o kız evlat zeka genlerini babadan almış ise ancak o kendi evlatlarına kız olsun erkek olsun aktarabiliyor. Yani erkek evlat babanın zeka genlerini kesintiye uğratıyor. Bunca asır boyunca Soy ve neseb felsefesinin üzerinde en çok yoğunlaştığı erkek evlatları babaya böyle ihanet etmiş oldular.

Bu buluşu okuduğum zaman derin düşüncelere daldım. Siz de şimdi dalacaksınız eminim... Atalarımın atalarının atalarına kadar kadına verdikleri değeri düşündüm. Onlar gerçekten bugün sahip olduğumuz bilgilerden çok ama çok daha fazlasına sahiplerdi sanırım. Sır gibi olan bu bilgilerle onlar Anaerkil düzen içinde yaşarlarken doğa da adeta onları destekliyor. Kadınlarımız tarlada, çapada, işde nerede olurlarsa olsunlar hem çalışıyorlar ve hem de doğurarak üretiyorlar. Onlar bu sırrı doğadan almış olmalılar ki; Çiftleşmekten başka bir işe yaramayan erkek hayvanları Kurban olarak değerlendirip etlerinden, derisinden yararlanıyorlar. Mezbaha yolunda görülenler ya yaşlı ve doğurganlığını yitirmiş dişiler ya da erkekler. Arı kovanlarında binlerce arı arasında çiftleşme dönemi hariç, bir tek erkek arı bulmanız olanaksızdır. Onlar çiftleşmeden sonra ya kovandan kovulurlar ya da öldürülürler. Ama ana arının çiftleşme dönemine kadar (ki bu bir kez yeterli oluyor) erkek arı kovanın adeta kralıydı. İhtimam içinde besinleri ağzına kadar verilirdi. Kümeslerde bıçağa en yakın olan horozlardır, kim keser yumurtlayan tavuğunu...

Eyvah ki eyvah!.. N'olacak şimdi biz erkeklerin düştüğü bu durum...

(Talat Turgay, Söke Ekspres Gazetesi, 04.10.1996)

 
Toplam blog
: 14
: 1561
Kayıt tarihi
: 13.09.11
 
 

İnşaat sektöründe teknik eleman olarak çalıştı ve havaalanı, karayolu üzerine kesin hesap uzmanı ..