- Kategori
- Beslenme
Farkındalıklı Beslenme Kulübü
Doğuyoruz ve VAR oluyoruz. Bundan sonra da var olduğumuzun görülmesini, duyulmasını istiyoruz. Çevremiz tarafından bazen saygı bazen sevgi formunda ilgi görmek istiyoruz.
“Benim bir insan olduğumu, VAR olduğumu gören bir diyetisyen yok ki” dedi gözyaşları arasında.
“Hepsinin hedefi mesleklerinde ne kadar başarılı olduklarını ispatlamak sanki. Ben diyet yapmak için ne acılar çekiyorum, nasıl kilo vermeye çabalıyorum, umurlarında bile değil. Bütün mesele verdikleri listeyi doğru yapıp yapmadığım. 1 bardak suyu yarım saat geç içtiysem, hah suçlu bulundu: Ben. Ama onların dediklerini yapmazsam elbette kilo veremem”.
Karşımda hıçkırıklarla ağlayan danışanıma mendil kutusunu uzatmaktan daha fazlasını yapmadan önce o andaki duygularına alan bırakmak istedim. Kızgındı, üzgündü ve daha pek çok duygusal karmaşa. Belli ki çok doluydu gönlü ve ağlayarak boşaltmak, ferahlamak istiyordu.
Diyetisyeniyle olan randevusundan çıkıp benimle koçluk görüşmesine gelmişti. Bir gün önce randevu saatimizi tekrar netleştirmek için yaptığımız telefon görüşmesinde iş yerindeki terfi teklifi ile ilgili yaşadığı kararsızlığı konuşmak istediğini söylemişti. Oysa bambaşka bir gündemle karşımdaydı o anda.
Diyetisyene gittiğini biliyordum ama benimle olan görüşmelerinde bu konuyu hiç gündeme getirmemişti. Yavaş yavaş sakinleşirken yanaklarından süzülen son gözyaşlarını da silerek:
“Siz de biraz kilolu olduğunuz için bu konuda bana yardımcı olamazsınız diye size hiç bahsetmedim” dedi.
Asıl mesele bu itiraf olmasa bile, bunu konuşuyor olmanın aramızdaki güven ilişkisine katkıda bulunduğunu duyabiliyordum sesinin tonundan.
“Bugün de bu konuya girmeye niyetim yoktu ama koskoca bir haftayı salata yiyerek geçiştirip bir de üstüne 200 gram almış olduğumu görünce kan beynime sıçradı. Üstüne bir de diyetisyenin azarlayan ses tonu ile yaptığı yorumlara maruz kalınca tüm kontrolümü yitirdim”.
Farkındalıklı Beslenme Klubü’nün ilk adımı bu şekilde atılmış oldu. O günü bu konuya ayırdık ve Yaşam Koçu’nun kilo verme sürecinde nasıl da kolaylaştırıcı bir rol oynayabileceğini birlikte keşfettik. Kişinin güçlü yönlerini belirlemek, teşvik etmek, zorlandığı zamanlarda bu güçlü yönleri hatırlatarak ve daha pek çok yöntemle pes etmesini engellemek, hedefini gözden kaçırmadan yolda kalmasını sağlayacak bir yol arkadaşı, yoldaş olma fikri ikimize de çok cazip geldi. Sevdiği bir kız arkadaşının da böyle bir desteğe ihtiyacı olduğunu söyledi. Ben de mevcut danışanlarımdan kilo sorunu olan 2 kişiye bu konudan bahsettim. Böylece 5 kişilik çekirdek bir kulübümüz oldu. Hemen bir grup kurup elektronik yazışmalara başladık.
Zamanlama da çok isabetliydi. Yeni yıla girmeye 5 gün kala verilmiş bir karar duygusal teşvik edici unsurlar da barındırıyordu. Kulübün hem üyesi aynı zamanda da moderatörü ve yaşam koçu olarak bu avantajı en ince ayrıntısına kadar kullanmaya kararlıyım.
Peki bu yazı size neden ulaştı? Minik gurubumuz 29 Aralık Cuma günü ilk toplantısını yaparak tanışacak ve yola koyulacak. Arkadaşlardan gelirken yanlarında yepyeni, hiç kullanılmamış bir defter getirmelerini rica ettim. Bu yolculuğun seyir defteri olsun diye. Ben de hem kulüp üyesi olarak kendi seyir defterimi tutarken hem de grup moderatörü olarak kulübün haftalık seyir defterini tutmak ve onu da her hafta blog yazıları şeklinde yayınlamak istiyorum. Gerekli hazırlıkları yaptım. Klüp üyelerinin müsadelerini aldım. Blog sayfamda bu konuya özel bir grup tanımladım
İlk defa böyle birşey deniyorum. Kendi kilo verme süreçlerimdeki deneyimlerimi koçluk yetkinliklerimle birleştirerek yol almak niyetindeyim. Yine de yol bizi nereye götürecek birlikte izleyip göreceğiz. Ben de yol arkadaşlarım da heyecanlıyız. Hele 2 arkadaşımız şimdiden başladılar bile. Cuma günü ilk tanışma buluşmamızdan sonra bu blogda bizi size tanıtacağım ve yola koyulacağız.
Bizimle birlikte yolculuk mu etmek istersiniz, sevgiyle... Kaçak yolcu olarak gemide yer alıp sadece bizi izlemek mi isterseniz, memnuniyetle...