​ Farklar yanlışlar ayıplar / Cinsel Sağlık / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

18 Temmuz '08

 
Kategori
Cinsel Sağlık
 

Farklar yanlışlar ayıplar

Farklar yanlışlar ayıplar
 

olması gereken...


‘’Her görüntünün (kadın/erkek) ardında bir aile gerçeği yatar.’’

Öyle söylüyor Sayın Nevval Sevindi, Aşkın Ölümcül Etkileri adlı kitabında. Ne kadar doğru söylemiş değil mi? Aile ne yapıyor peki? Çocuk cinsel kimliğini tanımaya ve kendini karşı cinsten ayırt etmeye başladığı dönemlerde sürekli yapma çocuğum, etme çocuğum, o ayıp, bu günah, susturuyor çocuğu… Hep bir ayıp modunda büyütülüyoruz nedense… Yanlış anlaşılmasın sözlerim demiyorum ulu orta olsun her şey… Asla! Bu ne bizim toplum yapımıza uyar ne ahlak yapımıza. Ama merak ediyorum konuşamaz mıyız çocuklarımızla? Tıpkı sevgili Neslihan yengemin yaptığı gibi… Kuzenim çok zekidir çok da meraklı… Ufaklığın sorduğu sorunun mantıklılığına bakar mısınız? Diyor ki

‘’Anne tamam anladım beni sen doğurdun, karnında büyüdüm, ordan dünyaya geldim. Peki babamın işlevi ne benim dünyaya gelmemde?’’

Anne öğretmen, biliyor çocuğun seviyesine inmeyi. Anlayacağı basitlikte baba olmazsa olmayacağını bunun için bazı şeyler gerektiğini ama öğrenmesi için daha erken olduğunu vakti zamanı geldiğinde bu konuyu tekrar konuşabileceklerini hatta buna gerek bile kalmayacağını kendisinin zaten öğreneceğini söylüyor. Çocuk tam olarak ikna olmasa da anne yalan söylemez değil mi ama, babanın işlevi var diyorsa vardır diye düşünüyor ve konuyu kapatıyor.

Şimdi bir düşünün bu anne çocuğuna ‘’Sus bakayım ne diyorsun sen?’’ deseydi çocuk demeyecek miydi bu adam kim?

Unutmayın her zaman yasak olan cazip gelir. Haberlerde görüyoruz sapıklar türüyor her gün. Hiç duydunuz mu açıklamalarını, yaptıklarına söyledikleri gerekçeleri. Adam görmedim evimde mahallemde diyor.Dayanamıyorum görünce diyor.

Bugün sokaklarda taciz eden, laf atmaktan haz duyan insanlarımızın gerçekten çocukluklarına inmek gerektiğine inanıyorum. Bastırılmış, konuşulmamış, susturulmuş duygularına bakılmalı.

Bu genelde böyle bir de neyin ne olduğunu çok iyi bilip de yapanlar var onlara hiç değinmek istemiyorum. Bırakalım onları Allah ıslah etsin…

Ve anlamadığım bir nokta var neden erkeklerin delikanlılığa ilk adım attıkları gün kutlanıyor düğünler yapılıyor da kız çocuklarının genç kızlığa adım atmaları kutlanmıyor. Aaa biliyorum ne kadar ayıp. Hatta bunu burada yazmam bile utanç verici (!)

Feminist değilim yanlış anlaşılmasın söylediklerimin doğruluğunu siz de biliyorsunuz da işinize gelmiyor.

Bu baskının ayıbın günahın kız çocuğuna uygulanışı ne kadar farklı ne kadar trajik kanımca. Erkek çocuk dünyaya geldiğinde her hayırlı olsuna gelene pipisi gösterilir gururla. Kız çocuğu da değil açmak altını değiştirmek için bile başka bir odaya götürülür kapı kapatılır. Bu bebeklikten mi kalıyor beyinde nedir erkekler sokakta fermuar indirir bir duvar köşesinde tuvaletini yapar, kadınların eteği bir santim kısa olsa dayak yedirtir.

Ben orta okuldayken yeni başlamıştı okullarda ped firmalarının okulları gezip genç kızlarımızı bilgilendirme kampanyası. İşin ilginç yanı bu bilgilendirme esnasında erkek çocukları dışarı çıkartılırlardı. Çocukluk da var zaten alabildiğine laf, dalga geçmek için bahane erkeklere… Her neyse anlamadığım bir şey var o erkek çocuklarını sınıftan çıkaran firmacı ya da eğitimci, öğretmen her kimse hiç düşünmedi mi o zaman ki çocukların bugün baba olacağını eşleri, çocukları olacağını… Belki sevgilisi ya annesi ya da kız kardeşi her neyi olursa onun için bir gün bir markete gidip bu özene bezene saklanan şeyi alması gerekebileceğini…

Yapmayın Allah aşkına çocuklarımız bu tür bilgileri arkadaş toplantılarında, doğru yanlış bilgilerle öğrenmesinler. Biz anlatalım onlara. Yaş gruplarına uygun konu ile ilgili kitaplar sunalım, tabi önce biz okuyalım.

Bir şey daha beyimiz delikanlılığa adım attıktan sonra elinden tutulup malum yere (!) götürülür aa pardon bir konuyu atladım önce içirilir, erkek dediğin içki içmeyi bilmelidir. Her neyse şenlik şamata neyin ne olduğunu bilmeyen taze delikanlımıza malum malzeme sunulur. Erkekliğinin ilk darbesini de orda alır herhalde. Malum malzeme dalga mı geçer nedir yıllar boyunca intikam hırsı tadında ilişkiler yaşar beyimiz hayatı kadına zindan etmek uğruna ilişkiler…

Kızlarımız ise delikanlının bunları yaşadığı çağlarda eve çoktan kapanmıştır, dantel öğreniyordur. İşte canım ülkemin canım insanları daha önce bir yazımda yine söyledim dört yıl devlet yurdunda kaldım diye, o yurtlarda blogların arkasında öpüşen arkadaşlarımız, sahilde kimle gezdiği belli olmayan kızlarımız bu dantel işleyen gruptan çıkıyor daha çok. Yok demeyin gözümle gördüm. Bırakın çocuklarınızın kız ya da erkek bir sürü arkadaşı olsun. Erkeği ulaşılamaz bir şey ya da kadını ulaşılamaz bir şey sanmasınlar. Onun içindir ya genç kızımızın kendisine ilk çok güzelsin diyene kapılıp gitmesi…

Bütün bunların yanında hayatta her şey cinsellik değildir hatta cinsellik bence çok küçük bir ayrıntıdır. Bunun üzerinde çok fazla durulmaya değer bir konu olmadığını da öğretelim. Cinsellikten önce gelecek birçok eğitim söz konusu yani lafı uzatmayayım bu cinsellik eğitimini de tadına bırakalım demek istiyorum…

Biliyorum büyük bir kitle bu yazıyı okurken kaşlarını çatacak. Kızgınlık bana mı olacak bunları yazdığım için, bu söylediklerimin doğruluğuna mı olacak, yoksa kendilerine mi bilemem. Ama ben her türlü eleştiriye açığım ve söylediklerimin arkasındayım…

Her neyse…Saklamayalım çocuklarımızdan hayatı ve hayatın gerçeklerini, ileride ‘sapık’ kelimesinin önünde bir sıfatla anılan ya da bunlara gerek de yok kendi arzularının tatmini için başkalarının psikolojisini bozan gününü, ayını zehir eden bireyler yetiştirmeyelim kendi elimizle… Kız çocuklarımızı ayıp kurallarıyla değil hayatın kurallarıyla büyütelim. Fazla söze de gerek yok aslında… Konu belli, olay belli, yapılacak belli…

Nice sağlıklı bireyler yetiştirmek dileği ile…

 
Toplam blog
: 36
: 1185
Kayıt tarihi
: 15.07.08
 
 

1986 Kahraman Maraş Elbistan doğumluyum. Yüzüncü Yıl Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Türk Dili v..