- Kategori
- İstanbul
Farklı yağar yağmur İstanbul'da

Kapat televizyonun sesini, şimdi de gök gürültülü sağanak şekilde yağan yağmurun sesini dinle..Bir başka gürlediğini, farklı yağdığını hissediyorsunuz İstanbul'da yağmuru.
Yağmurun toprakla bütünleştiği anda değişik koku gelir burnunuzun direğine. Özel bir koku. İstanbul'a özgü.
Tıpkı gün içinde bahar güneşi ile birlikte farklı kokan erguvanlar, mimozalar, mor sümbüller gibi. Evet, çiçekleri de farklı kokuyor İstanbul'un. Sanki Güneş'den başka bir enerji alıyor İstanbul çiçekleri. Allayıp pulluyor gönlünüzü.
Özel kokuludur İstanbul.
Özeldir İstanbul, çok özel.
Boğazın kıvrım kıvrım akan sularında balıkçı ve tur teknelerinin motor sesleri bile farklıdır İstanbul'da. Hengameli araç trafiğini bile umursamaz olursunuz, gün batımında Salacak'ta oturup Kız Kulesini, Ayasofya-Sultanahmet-Topkapı Sarayı'nı seyrederken.
Karaköy vapuruna eşlik eden martı sesleriyle müzik dinler gibi olusunuz Kadıköy rıhtımına dek..
Bugün, rutin fitnes ve sauna keyfimi terk edip Beyoğlu kalabalığında baharla birlikte yinelendiğim gibi, yinelendiğinizi hissedersiniz İstanbul sokaklarına çıktığınız zaman bugünlerde..
Sadece yinelenmek mi?
Bol bol fotograf çekiyorsunuz İstiklal caddesinde. Atlas Sinemasının girişindeki kapı sutununu, deklanşörünüzle ölümsüzleştirirken, elinizle dokunuyorsunuz. "Ling ling" sesiyle sizi ikaz eden Taksim-Tünel tramvay'ını resmediyorsunuz daha sonra tramvayın arkasına asılan çocuklarla birlikte.
Sokak arasındaki bir kilise dikkatinizi çekiyor, şrak! bi resim daha..Yetmiyor, kesmiyor sizi. İçeriye girip ibadet izliyorsunuz mum ışıkları arasında.
Dönüp tekrar turlarken sokakları, dinletiler çıkıyor karşınıza. Moldova klasik keman çalgıcılar'dan tutunuz, Romen kadının Operetini, Kızılderili geleneksel giysileriyle müziklerini, Karadeniz uşağının kemençe resitalini bir bir dinleme fırsatını buluyorsunuz..
Özel bir de köfteciniz varsa Beyoğlu'nda, oturup güzel bi keyifleniyorsunuz salatasıyla..
Böyle de keyif mi olur demeyin..Hayatın en güzel keyfi, yemek yemektir.
İstanbul'un yemekleri de farklıdır, tıpkı gök gürültülü yağmuru gibi..